<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Postdijital &#187; Featured</title>
	<atom:link href="http://postdijital.com/category/featured/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://postdijital.com</link>
	<description>copy me &#38; copyleft</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Dec 2011 12:35:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Google Engellemesi ve Vergi Gerçeği</title>
		<link>http://postdijital.com/google-engellemesi-ve-vergi-gercegi/</link>
		<comments>http://postdijital.com/google-engellemesi-ve-vergi-gercegi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 00:17:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[TİB]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Google&#8217;a ait bazı hizmetlere ulaşımın IP bazlı engellenmesi Türkiye&#8217;yi bir hayli çalkaladı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım&#8217;ın Google&#8217;a çatması, &#8221;bu ülkeyi google yönetmiyor&#8217;&#8216; gibi bir yumurtlama ile taçlandırılsa da masaya koyulan kartların gerçekleri sakladığı kuşku götürmez. Tüm bu çorbanın sebebi, aslında bizleri yönetenlerin internetimizi bir intranete dönüştürme isteği. Bu gerçeği görmek gerek. Ancak ben konunun daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fgoogle-engellemesi-ve-vergi-gercegi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fgoogle-engellemesi-ve-vergi-gercegi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Google&#8217;a ait bazı hizmetlere ulaşımın IP bazlı engellenmesi Türkiye&#8217;yi bir hayli çalkaladı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım&#8217;ın Google&#8217;a çatması, <strong>&#8221;bu ülkeyi google yönetmiyor&#8217;</strong>&#8216; gibi bir yumurtlama ile taçlandırılsa da masaya koyulan kartların gerçekleri sakladığı kuşku götürmez. Tüm bu çorbanın sebebi, aslında bizleri yönetenlerin internetimizi bir intranete dönüştürme isteği. Bu gerçeği görmek gerek.</p>
<p>Ancak ben konunun daha az önemli olan kısmına değineyim diyorum bu yazıda. Çünkü bu Google ve vergi konusu ne ilk defa geliyor önümüze, ne de son defa gelecek. Bugün, yarın bu IP lere erişim engeli kalksa bile, yeni bir çatışmanın ne zaman çıkacağı belli değil. O halde şu vergi olayını biraz deşelim….</p>
<p><strong>Don&#8217;t be evil</strong> parolasıyla asrın en büyük buluşlarından olan Google, hiç kuşkusuz yaşamımızı kökten değiştirdi, iş imkanları sağladı, internet ekonomisinin koşullarını koyarken büyük söz sahibi oldu, neredeyse bir altyapı görevi üstlendi, pek çok insana hayallerini gerçekleştirmede yardımcı oldu. Tüm bunları yaparken kendi de çok iyi para kazandı.</p>
<p>Ocak ayı başlarında Nicolas Sarkozy oldukça öfke dolu açıklamalar yaptı Google hakkında.</p>
<blockquote><p>&#8221;Bu tip şirketler vergilerini şirket merkezinin olduğu yerde veriyorlar. Ama aynı zamanda bizim anons pazarımızda da önemli bir paya sahipler&#8221;</p></blockquote>
<p>Sarkozy&#8217;nin istediği, anons gelirleri için özel bir vergilendirme idi. Kimse Fransa&#8217;nın kültüründen para kazanırken bu gelirlerini paylaşmamazlık yapmamalıydı.</p>
<p>Google&#8217;dan anons satın alan tüm şirketler bilir ki, faturaların üzerinde <strong>Barrow Street, Dublin</strong> adresi vardır. Google&#8217;ın gelirlerinin yaklaşık yarısı İrlanda üzerinden gelirken, bu ülkedeki şirketler vergisi oranının % 12,5 ile Avrupa&#8217;daki en düşük vergi oranı olduğunu söyleyeyim.</p>
<p>Google, diğer ülkeler üzerinden elde ettiği gelirleri ise tam olarak açıklamıyor. Biraz fikir edinebileceksek, İsveç&#8217;deki Reklam ve Medya Enstitüsü&#8217;nün verilerine göre 2008 yılında, arama motorları üzerinden reklam anonslarının maddi karşılığı, TL ye çevirirsek, 260 milyon TL.</p>
<p>Piyasa hakimiyetini de % 80 ila 90 arasında kabul edersek yaklaşık 230 milyon TL gibi bir rakam çıkıyor.</p>
<p>230 Milyon TL&#8217;deki kazanç marjinali ise % 25 den, yaklaşık 60 milyon TL ye denk geliyor.</p>
<p>Bunca kazanca rağmen, vergi dairesine bildirilen rakam 25 milyon TL. Bu rakam, Google&#8217;ın anons satma işlerini İsveç&#8217;de yürüten Google Sweden AB&#8217;nin beyanı. Bundan ödenen vergi ise, sıkı durun…. 1 milyon TL!!!</p>
<p><a href="http://www.timesonline.co.uk/tol/news/uk/article6122329.ece">İngiltere&#8217;de ise  Times&#8217;ın yaptığı hesap bundan daha farklı bir manzara göstermiy</a>or.</p>
<p>Tüm bu verilere rağmen, Google&#8217;ın İsveç bürosunun başında bulunan Stina Honkamaa&#8217;nın sözleri çok açık:</p>
<blockquote><p>&#8221;Google, faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde kanunlara saygılı bir şekilde riayet eder. Avrupa merkezimiz Dublin&#8217;dedir. Bu da bize, iyi eğitimli, çok dilli bir iş gücü ve rekabete kolaylık sağlayan bir ortam veriyor.&#8221;</p></blockquote>
<p>Bu görüşler, İsveç&#8217;in sıkılığı ve acımasızlığı ile bilinen vergi dairesindeki uzmanlardan da destek görmekte.</p>
<p>Kanuna aykırı değil. Google&#8217;ın işlerini İsveç&#8217;de yürüten Google Sweden AB nin, İrlanda&#8217;daki Google ana merkezine yaptığı iş karşılığında aldığı miktarın piyasa şartlarında tutarlı olup olmadığı tartışılabilir.</p>
<p>Vergi dariesinin uzmanı, Google&#8217;ın dünyadaki diğer ofislerinin de &#8221;satıcı&#8221; değil, &#8221;aracı&#8221; olarak görev yaptığını söylüyor.</p>
<p>Yani örneğin İsveç&#8217;deki Google Sweden AB (A.Ş demek), bu ülkede yaptığı işin karşılığını İrlanda&#8217;ya faturalıyor. İrlanda&#8217;daki Google da anons satın alan İsveçli müşterilerinden parayı tahsil ediyor. Vergi hukukuna göre burada yasal olmayan bir şey yok. Tabii Google Sweden AB&#8217;nin İrlanda&#8217;ya fatura ettiği miktarın piyasaya göre makul olup olmadığı ayrı bir konu. Bilmem anlatabildim mi?</p>
<p>Peki bu paralar nereye gidiyor?</p>
<p>İrlanda&#8217;daki Google bu kadar parayı kasasına koyduğuna göre İrlanda vergi dairesi memurları sevinçle ellerini kovuşturuyor olmalılar….</p>
<p>Ama hayır!!! Öyle değil!!!</p>
<p>2008 yılında Google&#8217;ın İrlanda&#8217;da verdiği vergi, beyan ettiği 20 milyon TL kazancın %12,5 a tekabül eden miktarı. Yani yalnızca 2,5 milyon TL.</p>
<p>Evet!!! İrlanda&#8217;da da ödenen kayda değer bir vergi yok. Peki bu para nereye kayboluyor?</p>
<p>İngiliz vergi dairesinin bir müfettişine göre, Google&#8217;ın vergi giderlerinin yalnızca % 5 i ABD dışında ödeniyor. Eğer Google tüm kazancını ABD ye getirseydi, bugün ödediğinden çok daha fazla vergi ödemesi gerekecekti. İşte o yüzden bir başka ülke işin içinde olmalı.</p>
<p>Vergi müfettiişi Richard Murphy&#8217;in tahminlerine göre bu sorunun cevabı İrlanda&#8217;daki şirketin sahiplerinin arkasında saklanıyor.</p>
<p>Dublin&#8217;deki Google&#8217;ın sahibi olan şirket, bir vergi cenneti olan Bermuda&#8217;daki bir başka şirkete ait. Büyük ihtimal, Bermuda&#8217;daki şirket İrlanda&#8217;daki Google&#8217;a çok büyük rakamlarda faturalıyor. İrlanda&#8217;daki Google bu ödemelerden, masraflardan sonra eline kalıp, kuşa dönen rakamı vergilendirirken, Bermuda&#8217;daki şirket hiç vergi ödemiyor.</p>
<p>Vergi konusunda Google&#8217;ın peşine düşüp de bir şey çıkartamamış uzmanların görüşü ile noktalayayım:</p>
<blockquote><p><strong>Google hiç bir vergi kanuna karşı gelmiyor. Tabii ki bu yaptıklarının etik olup olmadığı tartışılır. Ama ortada bir prolem varsa, bu Google&#8217;dan değil, uluslararası vergi kanunlarından kaynaklanıyor.</strong></p></blockquote>
<p>İşte Türkiye Cumhuriyeti ile Google arasındaki vergiye dayalı sorunun aslı budur. Bilmiyorum bazılarınızı tatmin eder mi? Bizde vicdan ve etiğin uluslararası kanunlardan ağır bastığı ve bu yüzden de büyük cıngarlar koptuğu düşünülürse, Google, Türk internet kullanıcısı ve bu vanayı elinde bulunduranların ilişkileri, heyecanlı ve maceralı, hatta bol kanlı geçeceğe benzer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/google-engellemesi-ve-vergi-gercegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>51</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Collateral Murder &#8211; Bir Savaş Suçu</title>
		<link>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/</link>
		<comments>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 18:54:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[the pirate bay]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada dün gecenin konusu, bir Amerikan helikopterinin, aralarında Reuter Ajansı&#8217;ndan bir gazeteci ve foto muhabirinin de bulunduğu bir düzine insanı katledip, içlerinde 2 küçük çocuğun bulunduğu, yaralıları kurtarmaya gelen minibüse de saldırmasını konu alan video idi. 2007 yılındaki bu olaydan sonra Reuter Ajansı olayın üzerine gitmeye çalışmış, fakat Amerikan ordu yetkililerinin, &#8221;olayda kusur yoktu, savaşta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fcollateral-murder-savas-sucu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fcollateral-murder-savas-sucu%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Dünyada dün gecenin konusu, bir Amerikan helikopterinin, aralarında Reuter Ajansı&#8217;ndan bir gazeteci ve foto muhabirinin de bulunduğu bir düzine insanı katledip, içlerinde 2 küçük çocuğun bulunduğu, yaralıları kurtarmaya gelen minibüse de saldırmasını konu alan video idi.</p>
<p>2007 yılındaki bu olaydan sonra Reuter Ajansı olayın üzerine gitmeye çalışmış, fakat Amerikan ordu yetkililerinin, <strong><em>&#8221;olayda kusur yoktu, savaşta bunlar olur&#8221;</em></strong> cevabı ile karşılaşmıştı. <strong><a href="http://wikileaks.org/" target="_blank">Wikileaks</a></strong> tarafından deşifre edilen bu videoda, işlerin hiç de öyle olmadığı o kadar açık seçik belli ki&#8230;</p>
<p>ABD bu videonun yayılmasını engellemek için Wikileaks&#8217;in üzerine gittiği halde başarısızlığa uğradı. YouTube&#8217;da şu anda hesabınızla giriş yaptığınız zaman tüm olan biteni seyredebiliyorsunuz. Yarın öbür gün YouTube videoyu kaldırırsa da sorun değil. Zira torrent olarak çoktan dünyayı dolaşmaya başladı bile.</p>
<p>Midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum, yine de kısa bir özet geçmeye çalışayım:</p>
<p>Amerikan helikopteri sokakta yürüyen bir grup insanı izlemeye başlıyor. Bunlardan ikisi Reuters çalışanı ve kameraları da omuzlarına asılı. helikopterdeki askerin <strong><em>&#8221;ellerinde silah var, ateş izni istiyorum&#8221; </em></strong>demesinin ardından izin verilir verilmez grubun üzerine mermiler yağıyor. Grup, saldırıdan kaçmaya çalışsa da ekrandaki görüntülerden çok güçlü oldukları belli olan mermilerin vücutlarını parçalara bölmesi kaçınılmaz oluyor.</p>
<p class="center"><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/04/f2.jpg" /></p>
<p>Bu ilk saldırının sonucundan çok memnun oldukları gözlenen askerler birbirlerini kutlarken, alana savrulan cesetlerle dalga geçmeyi de ihmal etmiyorlar.</p>
<p>Bu vahşetin ortasında insan olanlar da var. Ama insanlıklarını birazdan canlarıyla ödeyecekler. Siyah bir minibüs, yerde yatanlar arasında yaralı olanları almak için yanaşınca, helikopter mürettabatı bu yardım eline de saldırmak için merkezden izin istiyor. İzin gelene kadar nasıl sabırsızlandıklarını videoda göreceksiniz.</p>
<p>Bu arada 2 çocuk, ön koltukta, minibüsün camından dışarı bakıyor. Yaralı gazeteciyi almaya gelen minibüsün içindekiler, yarı cansız vücudu arabanın içine almaya kalmadan helkopterden yine ölüm yağmaya başlıyor.</p>
<p class="center"><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/04/f3.jpg" /></p>
<p>30 milimetrelik granat mermileri ile minibüsün ön camını delen helkopter mürettebatı, bu başarılarını gülerek kutluyor.</p>
<p>Ortalık kıpırtısız kalınca gelen tanklardan biri yerde yatan cesedin üzerinden geçiyor. Bu da askerleri oldukça eğlendiriyor.</p>
<p>17 dakikalık bu videonun etkisinden kurtulmak oldukça güç benim için. Burada şahit olunan bir savaş suçu. Hiç bu kadar yakından görmedim. Bunun sorumluları Haag&#8217;da yargılanmalı. Ama yargılanacak mı? Bunu bilemiyorum.</p>
<p>ABD&#8217;nin yoğun çabaları, bu videonun dünya üzerinde sayısız site ve blogda paylaşılmasını engelleyemedi. Sansür mekanizmasını efektif bir şekilde işletemediler bu sefer. Yalnızca WikiLeaks&#8217;i Amerika&#8217;nın düşmanı ilan etmekle yetindiler şimdilik.</p>
<p>Sansür, devletlerin işlerine gelmeyen gerçekleri halının altına süpürmek için kullandıkları bir aparat.</p>
<blockquote><p>Görmüyorsan bilmiyorsun&#8230; O zaman hatırlayamayacaksın da&#8230;</p></blockquote>
<p>Özgür ve sansürsüz bir internet yalnızca Çin&#8217;e lazım değilmiş. Gördük mü?</p>
<p>Geçtiğimiz sene Amerikan lobisinin ve devletinin İsveç adalet sistemine yaptığı aba altından sopa gösterisinin sonucunda milyon kron tazminata ve hapis cezasına çarptırılan The Pirate Bay davası mahkumlarından <strong>Gottfrid Svartholm</strong>&#8216;un da bu videonun yayınlanmasında emeği geçtiğini biliyor muydunuz? Taşları yerlerine oturtmakta hala güçlük çekiyor musunuz?</p>
<p><center><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="344" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/5rXPrfnU3G0&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/v/5rXPrfnU3G0&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Haklarımın Başladığı Yerde Seninkiler Biter mi?</title>
		<link>http://postdijital.com/benim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi/</link>
		<comments>http://postdijital.com/benim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 09:53:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Belki de en fazla rahatsızlık duyduğum söylem, &#8221;birilerinin haklarının başladığı yerde, bir başkasınınkinin bitmesi&#8221;. Çok kullanılan ve kulanıldıkça, söylenildikçe anlamını yitiren şeyler var. Türkiye&#8217;de anahtarcısından muhallebicisine, oradan da holding yöneticinin çalışma odasına kadar heryerde gördüğüm Atatürk&#8217;e ait vecizeler, portreler buna örnek. Anadolu topraklarında çeşitli azınlıkların tarih boyunca kardeş kardeş yaşadıkları ise başka örnek. Neden çokca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fbenim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fbenim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Belki de en fazla rahatsızlık duyduğum söylem, <strong><em>&#8221;birilerinin haklarının başladığı yerde, bir başkasınınkinin bitmesi&#8221;</em></strong>.</p>
<p>Çok kullanılan ve kulanıldıkça, söylenildikçe anlamını yitiren şeyler var. Türkiye&#8217;de anahtarcısından muhallebicisine, oradan da holding yöneticinin çalışma odasına kadar heryerde gördüğüm Atatürk&#8217;e ait vecizeler, portreler buna örnek. Anadolu topraklarında çeşitli azınlıkların tarih boyunca kardeş kardeş yaşadıkları ise başka örnek. Neden çokca bahsedilip, belli kalıplar içinde papağan gibi tekrarlanıyorsa <em>&#8221;o bahsedilen şeyin&#8221;</em> varlığından şüphe duymak için her türlü veri oluyor elimde.</p>
<p>O yüzdendir ki, ne zaman genelgeçer düşünce ve toplum yapısına, birtakım elle tutulamayan, gözle görülemeyen, fiktiv, ama uğrunda can verilesi oldukları iddia edilen değerlere dokunduran bir düşünce, sanat eseri, söylem, davranış vuku bulsa, şu çok ünlü <strong><em>&#8221;ben demokrasiye, düşünce ve ifade özgürlüğüne inanıyorum. ancak bunun da bir sınırı var. Benim özgürlüklerimin başladığı yerde seninki biter&#8221;</em></strong> ciler anında pırtlıyor.</p>
<p>En son tanık olduğum, Serdar Turgut&#8217;un Rojin adlı şarkıcıyı dağa kaldırma fantezisinin kelimeler ile ifadesinin mahkemelik olması.</p>
<p>Rojin&#8217;e reva görülen bu saldırının, onun Kürt kimliği ve kadın olması ile alakası olduğunu söyleyenler de var. Rojin&#8217;i hiç tanımıyorum. Serdar Turgut&#8217;u ise birkaç defa okudum. Bu konu FriendFeed&#8217;de Olgun Siviller adlı grubun altında açıldı galiba. Mahkemeye çıkacak olan <a href="http://ff.im/ikrtJ" target="_blank">Serdar Turgut aleyhinde, mahkeme önünde bir </a><strong><em><a href="http://ff.im/ikrtJ" target="_blank">&#8221;dayanışma&#8221;</a></em></strong><a href="http://ff.im/ikrtJ" target="_blank"> gösterisinin önerildiği başlığın altında</a>, Turgut&#8217;un o yazısında Türk toplumunun kaldıramayacağı ögelere yer verdiği belirtildi.</p>
<p>Belki ben düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda son derece ortodoks olduğum için, <strong><em>&#8221;içinden geçtiğimiz kritik dönemleri ve ülkenin jeopolitik yapısını, yeraltı zenginliklerini ve bunlara göz diken dış düşmanları&#8221;</em></strong> hep ikinci plana atıyorum. Ne olursa olsun, kafasındakileri kaleme veya söyleme döken insanların mahkeme koridorlarını aşındırması <strong>asla ve asla kabul edemeyeceğim bir olay</strong>.</p>
<p><strong>Hiçbir bayrak, hiçbir toprak, hiçbir kutsal değer, düşünce ve ifade özgürlüğü&#8217;nün önüne geçmemeli, geçemez</strong>. Buna izin verildiği takdirde, uygar bir toplumun en temel direğini ciddi şekilde sarsmış oluyorsunuz.</p>
<p>Demokrasi ve özgürlüklerin, selektif elitist bir tavırla, kişilerin kendi önem sırasına göre algılamalarına da realitede yapacak fazla birşey yok belki. Kadın hakları, azınlık hakları, din ve inanç özgürlüğünü istediğiniz sıralamaya da koyabilirsiniz. Ancak sıralama ne olursa olsun, düşünce ve ifade özgürlüğünün numarası 1.</p>
<p>Yazar <strong><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">Philip Pullman</a></strong><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">&#8216;ın kitabı </a><strong><em><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">&#8221;The Good Man Jesus and the Scoundrel Chris&#8221; </a></em></strong><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">bazı kesimleri rahatsız etti</a>. Rahatsız olan insanların haklarının başladığı yerde Pullman&#8217;ınkiler bitmiyor. Bunu da o kadar güzel ifade ediyor ki yazarın kendisi. Videonun dikkatle dinlenip özümsenmesi, Türkçe, Kürtçe ve dahi gerekli görülen diğer dillerde altyazı ile okullarda, her pazartesi ve cuma günleri dersliklerde gösterilmesi, bu ülkeyi çok başka bir yere götürürdü.</p>
<p><center><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="560" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/HQ3VcbAfd4w&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="560" height="340" src="http://www.youtube.com/v/HQ3VcbAfd4w&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center></p>
<blockquote><p><strong>No one has the right to live without being shocked; no one has the right to spend their life without being offended. </strong></p>
<p>Nobody has to read this book, nobody has to pick it up, nobody has to open it, and if they open it and read it they don’t have to like it.</p>
<p>And if you read it and dislike it you don’t have to remain silent about it. You can write to me, you can complain about it, you can write to the publisher, you can write to the papers, you can write your own book.</p>
<p>You can do all those things, but there your rights stop. Nobody has the right to stop me writing this book. No one has the right to stop it being published or sold or bought or read. And that’s all I have to say on that subject.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/benim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>28</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Pornosuna Karşı İnterneti Filtrelemek</title>
		<link>http://postdijital.com/internet-cocuk-pornosu-sayilar-istatistikler/</link>
		<comments>http://postdijital.com/internet-cocuk-pornosu-sayilar-istatistikler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 15:56:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk pornografisi]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa Birliği üyesi ülkelerde çocuk pornografisi ile mücadele adı altında interneti sansürlemek amacıyla verilen bir önerge var bugünlerde. Önergeyi veren, Avrupa komisyonu üyesi, İsveç Folkparti üyesi, politikacı Cecilia Malmström. Bu önerge verilir verilmez Telecomix Twitter üzerinden oldukça etkin bir kampanya başlattı. Önergenin diğer dillere çevrilmesi için yardım isteyen Telecomix&#8216;in çıkardığı gürültüye Almanya&#8217;daki Zensur Ursula kampanyası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Finternet-cocuk-pornosu-sayilar-istatistikler%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Finternet-cocuk-pornosu-sayilar-istatistikler%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Avrupa Birliği üyesi ülkelerde çocuk pornografisi ile mücadele adı altında interneti sansürlemek amacıyla verilen bir önerge var bugünlerde. Önergeyi veren, Avrupa komisyonu üyesi, İsveç Folkparti üyesi, politikacı <strong>Cecilia Malmström</strong>.</p>
<p>Bu önerge verilir verilmez <a href="http://interfax.werebuild.eu/2010/03/27/back-off-from-the-internet-malmstrom/" target="_blank"><strong>Telecomix</strong></a> Twitter üzerinden oldukça etkin bir kampanya başlattı. <a href="http://twitter.com/telecomix" target="_blank">Önergenin diğer dillere çevrilmesi için yardım isteyen Telecomix</a>&#8216;in çıkardığı gürültüye Almanya&#8217;daki <a href="http://de.wikipedia.org/wiki/Ursula_von_der_Leyen#Vertrag_zur_Filterung_von_Kinderpornographie" target="_blank"><strong>Zensur Ursula</strong></a> kampanyası da eşlik etti.</p>
<blockquote><p>Once deployed, in the name of fighting paedophilia online, this block filter will rapidly extend to also block political, religious or other sensitive information.</p></blockquote>
<p><a href="http://interfax.werebuild.eu/2010/03/27/back-off-from-the-internet-malmstrom/" target="_blank">#telecomix</a></p>
<p>Şimdi bu önergeyi biraz irdeleyelim.</p>
<p># Herşeyden önce çocuk pornografisi&#8217;ni tanımlarken<strong><em> &#8221;çocuk pornografisi&#8221;</em></strong> diyerek büyük bir yanlışlık yapıyoruz. Çünkü çocuk ve pornografi burada rıza, anlaşma ile yanyana gelen kavramlar değil. Oysa ticari ve amatör pornografide bir anlaşma, mutabakat sözkonusu. Aksi olan durumlarda bu pornografi değil, tecavüz olarak değerlendirilmeli ki, zaten bu da yetişkinler sözkonusu olduğu halde dahi suç içermekte.</p>
<p>O halde bu tarz internette olmasını istemediğimiz materyalleri <strong><em>&#8221;çocuklara şiddet ya da manipülasyon uygulayarak tecavüz&#8221;</em></strong> diye isimlendirmemeiz gerek. Evet, biraz uzun oldu ama ben dilbilimci değilim, daha uygun bir şekli her dilde bulunmalı. Çünkü karşısında olduğumuz bu olayın &#8221;pornografi&#8221; ile alakası yok.</p>
<p>Üstelik bu kavram kargaşası yüzünden mevcut olan suçun da ağırlığı yeteri kadar vurgulanamıyor. Yani bu tip materyalleri düzenli olarak tüketenlere bunun <strong><em>&#8221;pornografinin bir çeşidi&#8217;</em></strong>&#8216; olmayıp, tüketilenin <strong>ç</strong><strong>ocuklara tecavüz</strong> olduğu sinyali gönderilemiyor.</p>
<p># <a href="http://www.bka.de/pks/pks2008/index2.html" target="_blank">Alman polisinin yaptığı istatistiğe göre</a>, tecavüze uğrayan çocukların % 1 i aynı zamanda da bu tecavüz anında film veya fotoğraf ile görüntüleniyor. 2008 yılı istatistiklerine göre 15098 de 98 gibi bir rakam var.</p>
<p>Bu materyallerin hepsine de internetin filtrelenilebilir bölümünde rastlamak mümkün değil. Bir kısmı, mobil telefon görüntüleri, mail, P2P gibi daha kapalı komünikasyon araçları ile dağıtılıyor.</p>
<p># Dağıtım yollarından yalnızca biri olan internette, yine Almanların bizdeki <strong>ihbarweb</strong> gibi bir uygulamaları var. <a href="http://www.internet-beschwerdestelle.de/en/" target="_blank">Bu sistemde</a>, yine 2008 yılında toplanılan 2562 şikayetin 449 unda illegal materyale rastlandı.</p>
<p>Bu bilgilerden sonra şimdi de çocuk istismarına karşı interneti filtrelemeyi öngören bu uygulamanın ana hatlarına bakalım. Şimdiki hali ile 3 safhadan oluşuyor bu plan.</p>
<p><strong>1. safha</strong>: Filteleme tekniğinin uygulamaya geçirilmesi. Burada amaç çocuklara tecavüzü içeren video, fotoğraf gibi materyallerin dağıtımının durdurulması. Bunun bir adı da CSAADF (Child Sexual Abuse Anti Distribution Filter).</p>
<p><strong>2. safha:</strong> Bu filtreye takılan internet sitelerinin analizi. Sitelerin ticari olup olmadıkları ve identifikasyonu. Daha sonra bu sitelerin bağlı bulundukları servis sunucuları ile irtibata geçerek internetten kaldırmak.</p>
<p><strong>3. safha:</strong> Ticari kazanç sağlayanların, dağıtanların, üretenlerin tespiti ve bunların yakalanması.</p>
<p>Bu planda en çok göze batan, ancak 3. safhada kriminal bir şebekeye ulaşılabilmesi. Yani çocukları bu tacizden korumak, bulundukları ortamlardan onları daha güvenli ortamlara taşımak bu planda kesinlikle birinci derecede önemli bir madde değil.</p>
<p>AB üyesi ülkelerin bu probleme bir çözüm getirmek adına toplanıp bir filtre listesi yaparken, problemin aslı olan internetteki video ve fotoğrafları temizlemeye ilişkin bir çabayı öncelik sırasına koymamaları cidden çok ilginç.</p>
<p>E ticaret ve internetten alışveriş yapabilme teknolojisinin gelişimine paralel olarak çıkan, kredi kartı dolandırıcılığına yönelik pishing siteleri, bankaların çabasıyla, tespit edildikten 4 ila 8 saat arası bir zamanda internetten kaldırılabilirken, bahsi edilen çocuk tecavüzü içeren materyaller internette 30 günden fazla kalabiliyor. Bu size de garip gelmiyor mu? (<a href="http://www.cl.cam.ac.uk/~rnc1/takedown.pdf" target="_blank">Cambridge Universitesi&#8217;nin araştırması</a>)</p>
<p><strong>Kağıt üzerinde böyleydi, peki pratikte nasıl işliyor bu filtreleme?</strong> Biraz daha yakından bakalım.</p>
<p><strong>CIRCAMP (COSPOL Internet Related Child Abuse Material Project</strong>) adlı proje kapsamında çalışan ülkeler Norveç, İngiltere, Danimarka, Belçika, Fransa, İsveç, Malta, Polonya, İrlanda, İtalya, Hollanda, Finlandiya ve İspanya. Bu ülkelerden Norveç&#8217;in blocking list&#8217;ine takılan sitelerin konuşlandığı ülkeler haritada şöyle görünüyor:</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-85" title="chart" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/03/chart.png" alt="" width="440" height="220" /></p>
<p>Ülke kodları ve bu ülkelerden filtrelenen site sayısına bakacak olursak:</p>
<p>US:1292, NL:146, CA:79, RU:75, DE:69, KR:62, PT:61, GB:54, CZ:37, SE:32,  UA:15, JP:12, AU:11, HK:8, BZ:8, CN:6, BS:5, FR:4, PA:3, ES:3, DK:3,  TW:2, BY:2, TR:1, TH:1, SK:1, RO:1, NO:1, MX:1, LV:1, IT:1, BR:1, AR:1</p>
<p>Burada komik olan, bloklama konusunda gerçekten iyi bir teknolojiye sahip olan ve bunu kullanan Kanada&#8217;nın kendisinden o ünlü listeye  79 site girmesi.</p>
<p>İngiltere (GB) 54 site ile 8. sırada. Oysa <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Internet_Watch_Foundation" target="_blank">Internet Watch Foundation</a></strong>&#8216;un topladığı bir liste ile oluşturulan <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Cleanfeed_%28content_blocking_system%29#United_Kingdom">Cleanfeed</a></strong> tüm İngiliz ISP lerinde kullanılıyor. Yine hatırlayacağımız bir rezalet IWF nin bir wikipedia maddesini,<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Internet_Watch_Foundation_and_Wikipedia" target="_blank"> Scorpions adlı gurubun 1978 yılı albümü &#8221;Virgin Killer&#8221; in kapağını içerdiği için filtresine katması</a>.</p>
<p>Bir başka örnek Finli güvenlik araştrımacısı <strong><a href="http://lapsiporno.info/english-2008-02-15.html" target="_blank">Matti Nikki</a></strong>&#8216;nin ülkesi Finlandiya&#8217;nın filtresine takılması. Matti&#8217;nin suçu İsveç ve Finlandiya&#8217;nın blok listesini ele geçirip, analiz etmesi. <a href="http://maraz.kapsi.fi/sisalto-en.html" target="_blank">Bu analize göre</a> listede yer alan 1047 sitenin yalnızca 37 sinde illegal içerik vardı.</p>
<p><strong>Tüm bu örnekler bize interneti filtrelemenin son derece inefektif bir metod olduğunu ve asıl problemin kaynağına yönelmektense ıvır ve zıvır ile vakit geçirildiğini gösteriyor</strong>.</p>
<p>1996 senesinde kullanmaya başladığım internette, özel hayatımda surf yapma alışkanlığım dışında, diğer blogumda yazacağım kaynakları araştırırken de oldukça cesur bir şekilde her türlü siteye girip, çıkıyorum. Bu 14 yıl boyunca, genelgeçer adı ile <strong>&#8221;çocuk pornografisi&#8221;</strong>ne rastlamadığımı çok açıkca ifade etmeliyim. Cecilia Malmström&#8217;ün de böyle birşeye rastgeldiğini zannetmiyorum. Kaldı ki bu tarz materyallerin yoğun bir varlığından söz etsek dahi, böyle bir gerçeklik halinde, bu suçu işleyen kriminal profilleri daha da yeraltına itip, izlerini sürmeyi zorlaştırmıyor muyuz? 50 veya 500 kişi ekran önünde tecavüze uğrayan çocuklara bakıp mastürbasyon yapacaksa, yalnızca bunun önüne geçmiş oluyorsun. Ve bunun önüne geçmek için demokratik, özgür toplumdan ödünler veriyorsun. Sonuçta tacizciler ve taciz edilenler yine aynı hayata devam ediyor. Asıl benim midemi bulandıran bu riyakarlık, &#8221;dostlar alışverişte görsün&#8221;cülük.</p>
<p>Yine de tek bir çocuğun bile tacizinin önüne geçilmesi için çok şeylerden feda etmeye hazır olduğumuzu söylemeye gerek yok herhalde. Ancak demokrasi, özgürlük ve özel hayatın kutsallığından ödün vermemiz gerekmiyor. Zaten işin sevindirici tarafı, buna gerek de yok. <strong>Great Firewall of China</strong> ve benzeri sistemler, demokratik, özgür ve çağdaş toplumların kendilerine biçtikleri deli gömlekleri olmamalı.</p>
<p>İnternete erişime blok koyma, çocuk tacizi içeren materyali kaldır, kaldırt&#8230;</p>
<p><center><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="385" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/fNoHrJQSloU&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="385" src="http://www.youtube.com/v/fNoHrJQSloU&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center></p>
<p>Eğer bu yazıyı beğenip, önemli gördüysen aşağıdaki sosyal medya butonları ile daha çok insana ulaştırabilirsin. Yukarıda bir de Tweet düğmesi var. Hiç değilse ona tıkla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/internet-cocuk-pornosu-sayilar-istatistikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

