<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Postdijital &#187; Teknik</title>
	<atom:link href="http://postdijital.com/category/teknik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://postdijital.com</link>
	<description>copy me &#38; copyleft</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Dec 2011 12:35:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Kimlik Gizleyerek Anonim Bloglama Teknik ve Taktikleri</title>
		<link>http://postdijital.com/kimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri/</link>
		<comments>http://postdijital.com/kimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2010 14:07:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[privacy]]></category>
		<category><![CDATA[proxy]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[the pirate bay]]></category>
		<category><![CDATA[troll]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[Anonimliğin ve kişisel bilgilerin her zamankinden daha fazla tehdit altında olduğu bir zamanda, egemen güçlerin hoşuna gitmeyen şeyleri tartışmak, bazı bilgileri paylaşmak, haber iletmek daha da riskli bir hal aldı. Emin olun, ABD nin şu günlerde Cable Gate adı altında yaşadığı ikinci 11 Eylül&#8217;ün külleri ortadan kalktığında, yalnızca netdaşları değil, sıradan kullanıcıları da çok çetin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fkimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fkimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Anonimliğin ve kişisel bilgilerin her zamankinden daha fazla tehdit altında olduğu bir zamanda, egemen güçlerin hoşuna gitmeyen şeyleri tartışmak, bazı bilgileri paylaşmak, haber iletmek daha da riskli bir hal aldı. Emin olun, ABD nin şu günlerde Cable Gate adı altında yaşadığı ikinci 11 Eylül&#8217;ün külleri ortadan kalktığında, yalnızca netdaşları değil, sıradan kullanıcıları da çok çetin günler bekliyor.</p>
<h2>Özellikle de bağımsız, özgür medya olarak adlandırdığımız bloglar ve yazarları, kişisel bilgilerinin açığa çıkarılması tehlikesi ile karşı karşıyalar</h2>
<p>Tabii yalnızca yönetenlere karşı değil, bir toplumda kendini ve değerlerini tehdit altında gördüğü zaman şiddete ve taciza başvurabilecek grupların veya psikopatların da saldırılarını da es geçmeyelim. Gözlemlediğim kadarı ile Türkiye’de politik görüşünden, cinsiyetinden, cinsel eğiliminden veya toplum genelininin haz etmediği görüşleri ifade etmesinden dolayı hedef altında olan blog yazarları var. Cinsiyetinden dolayı derken, özellikle kadın ve eşcinsel blog yazarlarının hakaret, tehdit ve tacize uğradıklarını sık sık görüyoruz.</p>
<p>Bu tip tacizlere ve arkasındaki psikopat karakterlere, <strong>Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Özgür Uçkan</strong>, FriendFeed’de,<a href="http://ff.im/uZnEQ" target="_blank"> Saplantılı Sanal Takip / Sanal Taciz [Cyberstalking]</a> başlıklı feedinde değindi.</p>
<p>Peki blog yazarları ve hatta normal internet kullanıcıları, bu tip özel şahıs ya da egemen güçlere karşı kendi özel bilgilerini nasıl koruyabilir, peşlerine düşebilecek güçlere ve tacizcilere karşı ne gibi şaşırtma yöntemleri kullanabilir?</p>
<p>Problogger adlı blogda çok ana hatları ile konu işlenmiş. <a href="http://www.problogger.net/archives/2010/07/04/anonymous-blogging-101-a-quick-and-dirty-primer/" target="_blank">Anonymous Blogging 101: a Quick and Dirty Primer </a> başlıklı yazıyı boş vaktinizde şöyle bir okuyabilirsiniz. Burada ben biraz daha detaya gireceğim.</p>
<h2>Anonim bloglamak için yapılması gerekenleri maddeler halinde sıralayayım ilk olarak</h2>
<p><strong>1- Kimlik</strong>. İlk ve en kolay yapılabilecek olan, bir rumuz altında blog yazmayı tercih etmek olmalı. Bunun yanında yine kimliği açığa çıkarıcı aile, iş, işyeri, doğum tarihi, bir yolculuk öncesi o yolculuğun yapılacağı yer ve kullanılacak ulaşım aracı konusunda tanımlayıcı bilgi vermekten mutlaka kaçının.</p>
<p>Rumuz kullanmak çoğu blog yazarı için cool bir faktör olsa da; Jean D’Arc, Zübeyde Hanım, Zeus, PinkFreud gibi rumuzların, ‘rumuz’ olduğu çok belli. O halde bunların yerine<strong> telefon rehberinden</strong> bulacağınız veya <strong>kafadan uyduracağınız</strong> gerçeğe yakın isimler, yanıltıcı olmak konusunda daha etkili olur. Bir tavsiye olarak vermeyeyim ama düşmanınız varsa, onun ismini bile kullanabilirsiniz. (Bunu söylemediğimi farzedin!)</p>
<p><strong>Ayrıca bunun bir ötesi olarak, hakkınızda yanıltıcı bilgiler vermenizi, hatta bunları yaymanızı</strong> öneririm. Bu taktiği <strong>defansif ve ofansif</strong> olarak ikiye ayırabiliriz.</p>
<p><strong> Defansif önlemler</strong>, kimliğinizle ilgili <strong><em>‘aranırsa bulunabilecek’</em></strong> yanıltıcı bilgileri blogun içinde, bloga ait iletişimde kullandığınız maillerin açılmasında ve iletişiminizde kullanmak.</p>
<p>Burada benim kullandığım yöntemlerden biri şu:</p>
<p>2 ayrı blogum için 4 adet mail adresi kullanıyorum. Bu 4 mail adresinin hiçbirini kendi adımla almadım. Çok yakınlarımla ve ailemle olan iletişimim için kullandığım 5. mail adresinde dahi yalnızca aile içinde kullanılan ortanca adımı geçiriyorum. Bunu defansif korunma olarak adlandıralım. Ancak bir de ofansif korunma var.</p>
<p><strong> Ofansif korunma</strong> ise, bu yanıltıcı bilgileri, arayan birinin muhtemelen bulabileceği yerlere bırakmak.</p>
<p>Bunu biraz daha açayım. Sizin hakkınızda bilgi arayacak birinin ilk bakacağı yer Google. Burada da ilk çıkacak sonuçlar ya Facebook hesabınız (varsa) ya da çeşitli internet forumlarında bıraktığınız yorumlar. Forumlar özellikle önemli. Çünkü user generated content ile sürekli yenilendiklerinden, arama sonuçlarında üst sıralarda görünüyorlar. Öyleyse ilk yapacağınız iş, rumuzunuzla veya uydurma isminizle bir Facebook hesabı açmak. Daha sonra, belki de Facebook hesabı açmaktan daha da önemlisi, internette ilgi alanınıza göre çeşitli forumlarda ‘sahte’ isminizle konu açmak veya yorum bırakmak. Tüm bunları yaparken bir küçük tavsiye daha. İletişimde kullandığınız mail adreslerinin de google’da ‘searchable’ yani ‘aranabilir’ olduğunu unutmayın. Bu bir dezavantaj veya avantaj olarak da görülebilir. Nasıl kullanacağınız sizin becerinize ve taktiğinize kalmış.</p>
<p><strong> 2- Anonim blog hizmetleri.</strong> Uydurma isimle aldığınız gmail adresi, size google’ın blogger hizmetini de açıyor. Ancak blogunuzu wordpress üzerinde ve kendi sunucunuzda kuracaksanız, her şeyden önce bir Alan Adı’na (domain) ihtiyacınız var. Türkiye’deki domain kaydedicilerin yaptığını zannetmiyorum ama özellikle ABD den satın aldığınız Alan Adlarını, yıllık küçük bir ücret karşılığı ‘private’ yapmanız mümkün. Bu durumda isminiz ve iletişim bilgileriniz Whois’de çıkmıyor. Ben NetworkSolutions’u kullanıyorum. Yıllık 9,99 dolara, alanadı bilgilerimi gizliyor.</p>
<p>Bu yukarda saydığım 2 madde, eğer gizli belgeleri açığa çıkarmayacaksanız, peşinize profesyonel ajanlar takmayacaksanız sizi gayet iyi idare eder. Fakat bilginiz olsun diye daha da ilerisini yazayım buraya.</p>
<p><strong> 3- Tüm internet haberleşmenizi ve de özellikle bloglamanızı anonim kılacak teknolojileri öğrenmek, uygulamak. TOR  kullanmak</strong>. TOR konusunu yazının sonunda detaylı olarak vereceğim. Ancak ilk ve basit olarak vereceğim tavsiye, <strong>blog yazılarınızı ‘offline’ olarak yazmanız</strong>. Daha sonra USB hafızaya aktardığınız yazıları bir internet kafede blogunuza geçirebilir ve publish tuşuna basabilirsiniz. İşlem bittikten sonra tarayıcının &#8216;history&#8217; sini ce cache&#8217;sini temizlemeyi, gideken de USB hafızayı yanınıza almayı unutmayın.</p>
<p><strong> 4- Yaymak istediğiniz içeriği yaydıktan sonra blogunuzdan o içeriği kaldırmak</strong>. Bunun için <strong><a href="http://www.pingomatic.com" target="_blank">Pingomatic</a></strong> hizmetini kullabilirsiniz. Yaymak istediğiniz içeriği publish tuşu ile yayımladıktan sonra, manuel olarak Pingomatic yoluyla çok sayıda blog arama motoruna kaydettirmek mümkün. 5-10 dakika içinde blog yazısı indekslendikten sonra blogunuzdan o girdiyi kaldırın. Blog yazınız uzun ve indekste yer alan özetten fazlasını mı yaymak istiyorsunuz? Bir sonraki maddeye bakın!</p>
<p><strong> 5- PiratePad kullanın.</strong> <a href="http://piratepad.net/ep/search" target="_blank">PiratePad</a>, İsveç Korsan Partisi, PiratPartiet’in bir hizmeti. Tamamen anonim olarak PiratePad üzerinde bir doküman oluşturuyorsunuz. Bunu bir blog post olarak düşünmek de mümkün. Ekranın sağ üst köşesindeki &#8221;Create A Pad&#8221; tuşuna basarak oluşturduğunuz bu doküman, yalnızca kendine ait benzersiz bir kimlik numarası alıyor. (Unique ID)</p>
<p><strong> Blog yazısının başlığı ile beraber bu Unique ID yi twitter ile yayabilirsiniz</strong>. Örneğin bu yazıyı tamamen <a href="http://piratepad.net/ep/pad/view/ro.gl5bVLnTjw2/latest">PiratePad’e kopyalayıp</a> tweetlemeyi düşünüyorum. Dokümanın linkine tıklayanlar PiratePad’da bu yazıyı okuyabilir, altına görüşlerini yazabilir, hatta birbirleriyle chat yapabilirler. (Ben yalnızca dokümanı okuma hakkının verildiği linki tweetleyeceğim. Bunu &#8216;share link&#8217; yaparken seçebiliyorsunuz) Bundan başka, yalnızca dokümanın oluşturan kişinin seçecebileceği bazı okurlar ise doküman üzerinde değişiklik bile yapabilir.</p>
<p>Şimdi de en zevkli ve en güvenli yöntemlerden biri olan Tor üzerine üç beş kelime sarfedelim.</p>
<h2>Anonim Bloglamak ve Anonim Surf Yapmak İçin TOR Kurulumu</h2>
<p>Movements.org, <strong><a href="http://www.movements.org/how-to/entry/blog-anonymously/" target="_blank">How To Blog Anonymously using TOR</a> </strong>adlı makalesinde detaylıca anlatmış. Kısaca ve Türkçe olarak buraya alayım. Ayrıca LifeHacker&#8217;ın <strong><a href="http://lifehacker.com/5614732/create-a-tor-button-in-chrome-for-on+demand-anonymous-browsing" target="_blank">Create a TOR Button in Chrome for On-Demand Anonymous Browsing</a></strong> başlıklı makalesi de çok açıklayıcı.</p>
<p>Yazmıyor ama, asla ve asla IE kullanmayın tarayıcı olarak. Firefox veya Chrome tercih edilmeli. <a href="http://advocacy.globalvoicesonline.org/projects/guide/#registerblog" target="_blank">Bazı kaynaklarda</a> verilen tavsiyelere göre bu tarayıcılarda Java kapatılmalı.</p>
<p>Tor’u, kullandığınız işletim sistemine göre (Windows, Apple OSX, Linux, Unix, iPhone, Android)<a href="https://www.torproject.org/download/download.html.en" target="_blank"> indirip, kurun</a>.</p>
<p>Chrome kullananlar; bir sonraki adıma geçmeden önce <a href="https://chrome.google.com/extensions/detail/caehdcpeofiiigpdhbabniblemipncjj" target="_blank">Proxy Switch&#8217;i buradan kurun</a>.</p>
<p>Daha sonra istediğiniz zaman kaldırıp indirebileceğiniz Tor kalkanını tarayıcınıza bir buton olarak yerleştirin. <a href="http://lifehacker.com/5614732/create-a-tor-button-in-chrome-for-on+demand-anonymous-browsing" target="_blank">Chrome için uygulama burada</a>. Eğer Firefox kullanıyorsanız, <a href="http://advocacy.globalvoicesonline.org/projects/guide/#Torbutton" target="_blank">burada</a>.</p>
<p>Tor&#8217;u, eklediğiniz butondan &#8216;on&#8217; moduna getirerek çalıştırın.</p>
<p>Daha sonra gmail, <strong><a href="http://www.hushmail.com/" target="_blank">Hushmail</a></strong> veya <strong><a href="https://mail.riseup.net/" target="_blank">RiseUp</a></strong> gibi hizmetlerden Tor &#8216;on&#8217; modunda iken hesap açın.</p>
<p>Bu edindiğiniz hesapla wordpress.com&#8217;dan, yine TOR <strong>&#8216;on&#8217;</strong> olarak bir blog açın.</p>
<p>Bir ihtimal, blogunuzu kendi sunucunuzda kurmak istiyorsanız, tavsiye edebileceğim iki çok güvenli hosting servisini de vereyim.</p>
<p>Bir tanesi, bugün için wikileaks&#8217;in de sunucularının bir kısmını barındıran <a href="http://www.bahnhof.se/#index" target="_blank">Bahnhof</a>. Görüyorum ki sitesinden İngilizce kullanmıyorlar. Ama bu demek değil ki yurtdışından müşteri kabul etmiyorlar. <a href="http://www.bahnhof.se/contact.php" target="_blank">Buradan</a> iletişim kurabilirsiniz.</p>
<p>Bir diğer hosting firması, sizlere şiddetle önerebileceğim, ifade özgürlüğüne son derece önem veren, en uçlarda siteleri barındıran, The Pirate Bay&#8217;in de teknik altyapısından sorumlu olan kişilerin sahibi olduğu <strong><a href="http://prq.se/?intl=1" target="_blank">PRQ</a></strong>.</p>
<p>Bu yazı, paylaşımın sonucunda okurlardan gelecek bilgiler doğrultusunda değiştirileceği için bir bitiriş yapmayı gerekli kılmıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/kimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook Arkadaşlarınızın Notlarını RSS Olarak Almak</title>
		<link>http://postdijital.com/facebook-arkadaslarinizin-notlarini-rss-olarak-almak/</link>
		<comments>http://postdijital.com/facebook-arkadaslarinizin-notlarini-rss-olarak-almak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 16:10:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zaman önce bir Facebook hesabım vardı. Üniversiteden bir kız arkadaş günde 20 defa &#8221;poke&#8221; yapıp, sanal margharitalar ısmarlayınca kayıdımı sildim. Ayrıca blog, Twitter ve Friendfeed benim için yetiyor da artıyor bile. O yüzden çok uzun bir zaman boyunca Facebook&#8217;a tekrar girmek için bir sebebim yoktu. Aslında sosyalleşmek için hala ihtiyacım yok. Ancak Facebook&#8217;un şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ffacebook-arkadaslarinizin-notlarini-rss-olarak-almak%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ffacebook-arkadaslarinizin-notlarini-rss-olarak-almak%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Uzun zaman önce bir Facebook hesabım vardı. Üniversiteden bir kız arkadaş günde 20 defa &#8221;poke&#8221; yapıp, sanal margharitalar ısmarlayınca kayıdımı sildim. Ayrıca blog, Twitter ve Friendfeed benim için yetiyor da artıyor bile. O yüzden çok uzun bir zaman boyunca Facebook&#8217;a tekrar girmek için bir sebebim yoktu.</p>
<p>Aslında sosyalleşmek için hala ihtiyacım yok. Ancak Facebook&#8217;un şu an dünyadaki en büyük ve popüler sosyal ağ olması, bazı şeyleri görüp, test etmek için içinde bulunmayı gerektiriyor. Yalnız şunu da söylemem gerek ki, genel trendin aksine, bu devirde Facebook hesabı olmamak sanki daha bir cool&#8230; Ne dersiniz?</p>
<p>Neyse, en sonunda karışık duygu ve düşüncelerle Facebook&#8217;da bir hesap açtım geçtiğimiz günlerde.</p>
<p>İnternet dünyasında, kullanmaktan zevk almadığım iki platform vardı. Bunlardan biri <strong>MySpace</strong>, diğer ise <strong>Blogger</strong> veya <strong>Blogspot</strong> da denilen, Google&#8217;ın sahibi olduğu bloglama platformu.</p>
<p>Kullanıcı dostu olduklarını düşünmüyorum bu ikisinin de. Blogspot yine de sürekli geliştiriliyor hiç değilse. Ama MySpace sayfaları insanlarda epilepsiye sebep bile olabilir herhalde.</p>
<p>Şu kısa zamanda Facebook&#8217;dan edindiğim izlenim, kullanıcı düşmanı olmak konusunda Blogspot ve MySpace&#8217;den çok da uzak olmadığı.</p>
<p>Belki de benim elimin Facebook&#8217;a ham olması, menülerin, ayarların yerlerini falan bulmakta zorlanmama sebep oluyor. Şimdi gülenleriniz vardır&#8230; Ama inanın kendimi boş, terkedilmiş bir devlet hastahanesinin içinde, danışmanın olduğu katı bulmaya çalışan hastaya benzetiyorum. Ve Facebook&#8217;un kullanıcı arayüzü bende başağrısı yapıyor.</p>
<p>Bundan kurtulmanın iki yolu var. Birincisi, iPhone&#8217;un Facebook aplikasyonunu kullanmak. <strong>İkincisi ise Facebook arkadaşlarınızın notlarını RSS ile çekmek</strong>. Nasıl mı? Çok kolay!</p>
<p>İlk olarak, FB&#8217;de <strong><em>&#8221;Arkadaşlarımın Notları&#8221;</em></strong> sayfasına gitmeniz gerekiyor. Adres çubuğunuzda şu sayfada olacaksınız yani</p>
<blockquote><p><strong><a href="http://www.facebook.com/notes.php?friends" target="_blank">http://www.facebook.com/notes.php?friends</a></strong></p></blockquote>
<p>Daha sonra <strong><em>&#8221;Not Ayarları&#8221;</em></strong> adlı blok içinde <strong><em>&#8221;Arkadaşlarımın Notları&#8221;</em></strong> yazılı bağlantıya tıklayın. Ekranınız, üzerinde bulunduğunuz sayfanın source kodu ile kaplanacak.</p>
<p>Şimdi burada, tekrar adres çubuğuna bakıyorsunuz ve</p>
<blockquote><p><strong>http://www.facebook.com/feeds/friends_notes.php?id=18&#8230;&#8230;</strong></p></blockquote>
<p>adresinde <strong>&#8221;_notes&#8221;</strong> i <strong>&#8221;_status&#8221;</strong> ile değiştiriyorsunuz. Şöyle oluyor yani:</p>
<blockquote><p><strong>http://www.facebook.com/feeds/friends_status.php?id=18&#8230;&#8230;</strong></p></blockquote>
<p>Enter&#8217;e bastığınızda, işlemin tamamlanması için yalnızca bir adımınız kalıyor. Adres çubuğundaki yeni adresi kopyalayıp, Facebook hesabınıza giriş yapmadığınız bir başka tarayıcıya gidin. Benim örneğimde Chrome&#8217;dan kopyaladığım adresi, Safari&#8217;nin adres çubuğuna yapıştırdım. Sonra Enter&#8217;a bastım&#8230; Ve tatatammm!!!!</p>
<p>Facebook hesabınıza giriş yapmadan dahi arkadaşlarınızın notlarını çekebilirsiniz artık.</p>
<p>NOT: Blogun RSS adresi değişti. Eğer bugüne kadar RSS ile takip ettiyseniz, yani adresi kullanmalısınız. Yeni adres, <strong><a href="http://feeds.feedburner.com/Postdijital" target="_blank">http://feeds.feedburner.com/Postdijital</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/facebook-arkadaslarinizin-notlarini-rss-olarak-almak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iPad Üzerinde Dijital Magazin Böyle Oluyor</title>
		<link>http://postdijital.com/ipad-uzerinde-dijital-magazin/</link>
		<comments>http://postdijital.com/ipad-uzerinde-dijital-magazin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 22:55:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[e book reader]]></category>
		<category><![CDATA[e kitap]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[iPad ne zaman Türkiye&#8217;ye gelir? Adamakıllı bir internet bağlantısı ile fiyatı ne olur? Tüm bu sorular insanların aklını kurcalıyor. Bir yandan da okumayı sevenlerin kitap sayfalarına olan düşkünlüğü, ellerinde bir kitabın ağırlığı ve kokusu ile bu zevklerinin tehdit altında olduğunu düşünmeleri gerçeği var. Ne olursa olsun, önümüzdeki birkaç senede yayımcılığın bu dijital evrimden büyük ölçüde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fipad-uzerinde-dijital-magazin%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fipad-uzerinde-dijital-magazin%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>iPad ne zaman Türkiye&#8217;ye gelir? Adamakıllı bir internet bağlantısı ile fiyatı ne olur? Tüm bu sorular insanların aklını kurcalıyor. Bir yandan da okumayı sevenlerin kitap sayfalarına olan düşkünlüğü, ellerinde bir kitabın ağırlığı ve kokusu ile  bu zevklerinin tehdit altında olduğunu düşünmeleri gerçeği var.</p>
<p>Ne olursa olsun, önümüzdeki birkaç senede yayımcılığın bu dijital evrimden büyük ölçüde etkileneceği gerçek. 2010 senesini ilerde bu evrimin dönüm noktası, miyadı olarak değerlendireceğimizi söylemek ise iddialı bir laf olmaz.</p>
<p>İpad ve benzeri teknolojik aletler üzerinde yalnızca <strong>&#8221;okuma&#8221;</strong><em> </em> işini yapacağımızı düşünenler yanılıyor. Fiziki kitabın ağırlığına, kağıt hamuru kokusunun müptelası olan kitap romantikleri için korkutucu olacak belki ama, sevdiğimiz bir yazarın kitabını, her ay  muhakkak aldığımız bir dergideki köşe yazısını interaktif video ve reklam desteği ile pad üzerinden yaşamak mümkün olacak. Okumak değil, yaşamak diyorum, çünkü teknoloji bizi bu yöne doğru hızla götürüyor. Bunun pozitif veya negatif bir değişim olduğunu kesin olarak söyleme cesaretim yok. Henüz herşeyin çok başındayız.</p>
<p><strong>Zinio</strong> adındaki San Francisco merkezli şirketin yaptığı işe bir göz atarsanız, yayımcı, yazar ve okur açısından ne büyük değişikliklerin eşiğinde olduğumuzu anlayacaksınız.</p>
<p><strong>Nick Bilton</strong>, &#8221;<strong><em>A Peek at an Interactive Magazine for the Apple iPad&#8221;</em></strong> başlıklı,<a href="http://bits.blogs.nytimes.com/2010/03/18/a-peek-at-an-interactive-magazine-for-the-apple-ipad" target="_blank"> New York Times&#8217;daki yazısında</a> <strong>Zinio</strong>&#8216;dan bahsediyor:</p>
<blockquote><p>Jeanniey Mullen, VIVmag’s chief marketing officer, said that the magazine planned to make every iPad and desktop issue interactive with video and full-motion advertising, including a Fandango HBO “Sex and the City 2″ advertisement and interactive spreads for Kia Motors and Estée Lauder.</p>
<p>While beautiful to look at, and I’m sure fun to interact with, this type of slick interactivity and motion isn’t cheap. Mrs. Mullen said the magazine cost $36 for a yearly subscription of six editions, or $6 an issue.</p></blockquote>
<p><center><object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=10207926&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=10207926&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="300"></embed></object>
<p><a href="http://vimeo.com/10207926">VIV Mag Interactive Feature Spread &#8211; iPad Demo</a> from <a href="http://vimeo.com/user1257445">Alexx Henry</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/ipad-uzerinde-dijital-magazin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 da En Seksi Dijital Ürünler?</title>
		<link>http://postdijital.com/2010-da-en-seksi-dijital-urunler/</link>
		<comments>http://postdijital.com/2010-da-en-seksi-dijital-urunler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 13:32:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[e book reader]]></category>
		<category><![CDATA[e kitap]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde ateşli bir kitap eleştirisi döndü İsveç medyasında. Markis De Sade&#8216;nin eserleri hem feminist eleştirmenler hem de bunların dışında kalan birkaç eleştirmen tarafından tartışma konusu oldu. Tüm bu tartışmalar iştahımı kabartınca, uzun yıllar sonra Vertigo yayınevi tarafında İsveççe&#8217;ye çevrilen De Sade&#8217;nin eserlerini külliyen ısmarladım. Juliette, Yatak Odasındaki Filozof, Ernestine ve Sodom&#8217;un 120 Günü&#8217;nden oluşan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2F2010-da-en-seksi-dijital-urunler%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2F2010-da-en-seksi-dijital-urunler%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Geçtiğimiz günlerde ateşli bir kitap eleştirisi döndü İsveç medyasında. <strong>Markis De Sade</strong>&#8216;nin eserleri hem feminist eleştirmenler hem de bunların dışında kalan birkaç eleştirmen tarafından tartışma konusu oldu. Tüm bu tartışmalar iştahımı kabartınca, uzun yıllar sonra Vertigo yayınevi tarafında İsveççe&#8217;ye çevrilen De Sade&#8217;nin eserlerini külliyen ısmarladım. Juliette, Yatak Odasındaki Filozof, Ernestine ve Sodom&#8217;un 120 Günü&#8217;nden oluşan 4 kitaplı bu seti okumak uzun zaman alacak. Bir de <strong>Vladimir Kaminer</strong>&#8216;in Militärmusik&#8217;i onca zamandır, yatağın yanında duruyor. Yine de bu bekleyen kitaplar beni eski Guns n&#8217; Roses gitaristi Slash&#8217;ın kitabını pocket versiyonunda satın almaktan geri koymadı.</p>
<p>Çok sıklıkta okuyan bir kitap kurdu değilim. Bu 6 kitabın bitmesi 2 senemi alabilir. Daha Friendfeed kitap paylaşım kanalında gözüme takılan şeyler var. İstediğin kitaba ulaşma ve satınalma konusundaki engeller büyük ölçüde kalktı artık. Joan Sinclair&#8217;in japon seks klüplerini anlatan <strong><a href="http://www.amazon.com/Pink-Box-Inside-Japans-Clubs/dp/0810992590/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1261574778&amp;sr=8-1" target="_blank">Pink Box</a></strong> adlı fotoğraf kitabını internet üzerinden ısmarlamamla evimde bulmam arasından 12 gün geçmişti. De sade seti 5 günde geldi. 2009 yılı benim için &#8221;artık okuma olayını daha pratik bir hale getirmek lazım&#8221; dediğim yıl oldu. Maalesef bu yıl içersinde elime göz koyduğum, alabileceğim bir e book okuyucusu geçmedi. Ancak tüm resmi ve gayri resmi duyumlar 2010 un böyle olmayacağını müjdeliyor. Fiyatı ne olursa olsun muhakkak gözümü koyduğum bir cihazı alacağım.</p>
<p>Amazon Kindle <a href="http://paidcontent.co.uk/article/419-kindle-2.0-not-yet-coming-to-europe-but-amazon-will-happily-sell-you-a-/" target="_blank">daha eski kıtaya ulaşmadan</a> bana göre retro oldu. Apple tablet ne zaman gelecek belli değil, <a href="http://www.techcrunch.com/2009/11/30/crunchpad-end/" target="_blank"><strong>Crunchpad</strong></a> bir fiyasko ile sonuçlanıp <a href="http://www.engadget.com/2009/12/07/fusion-garage-joojoo-tablet-rises-from-the-ashes-of-the-crunchpa/" target="_blank"><strong>Joo Joo</strong></a> adı altında gereğinden fazla pahalı bir başka cihaza dönüştü. Ancak beni umutlandıran başka haberler var. Hepsinden önce yapılan tahminleri bir toparlayacak olursam, 2010 da bizi bekleyen cihazların 4 kategoride ayrıldığını görüyorum.</p>
<p><strong>1- Kitap Okuyucular</strong><br />
Text okuyup resimleri görmeye yarayacaklar. Tabii ki bunlarda da interaktiflik sözkonusu olacak ama mesela tek elinle gazeteyi okuyup nasıl scrolla yapacaksın? Amazon Kindle yine popülerliğini korur bence. Okumaya odaklı yapısı ve geniş içeriğe ulaşım bunu mümkün kılıyor.</p>
<p><strong>2- Gazete Okuyucular</strong><br />
Şu ana kadar pek görmedik örneklerini. Bence geleneksel medya için içinde bulundukları krizi aşmada yeni bir imkan sunabilir. (Her ne kadar bu krizi aşmalarını dilemesem de). &#8221;Gazeteye 2 yıllık abonelik ile 2 adet reader (okuyucu) bedava&#8221; tarzı kampanyalar ile çıkabilirler. Gazetenin alacağı reklam gekonusunda basılı nüshasına göre çok daha etkin olacağı kesin. Gazetede okuyucunun bilhassa öncelikle okuduğu haberlere, yorumlara, makalelere göre kişisel reklam yapmak zor olmasa gerek bu cihaz üzerinden.<br />
<center>
<div class="youtube-video"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="560" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/ntyXvLnxyXk&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="560" height="340" src="http://www.youtube.com/v/ntyXvLnxyXk&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p></center><br />
<strong>3- İnterakrif medya cihazları</strong><br />
Bu konuda birşeyler yazmaktansa sözü İsveçli medya devi <a href="http://www.bonnier.com/en/content/digital-magazines-bonnier-mag-prototype" target="_blank"><strong>Bonnier</strong></a>&#8216;in çıkarmayı planladığı cihazın tanıtım videosuna bakalım. Bonnier tv kanalları, gazete ve dergi yayınları sahibi büyük bir şirket. Türkiye&#8217;ye uyarlaması çok kolay olur. LigTV hangi medya devinin kanalı? O devin başka hangi kanalları, dergileri ve günlük gazeteleri var?<br />
<center>
<div class="youtube-video"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="225" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8217311&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=ffffff&amp;fullscreen=1" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="225" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8217311&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=ffffff&amp;fullscreen=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p></center><br />
<a href="http://vimeo.com/8217311">Mag+</a> from <a href="http://vimeo.com/bonnier">Bonnier</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.<br />
<br />
</br></p>
<p><strong>4- Daha bilgisayara benzeyen, enformasyonun her türlüsü ile içli dışlı omamıza yarayacak cihazlar</strong></p>
<p>Burada Microsoft Courier güzel açıklamış nasıl olacağını. Büyük bir ihtimalle Apple Tablet de çıktığı zaman bu kategorinin altında yer alacak. Aynı videodaki gibi, ancak Apple&#8217;ın görmeye alışık olduğumuz tüm ürünlerine bağlı olacak, müzik, oyun, sosyal medya ve yukarda saydığım cihazların tüm yapabildiklerini yapacak bir tablet&#8230;<br />
<center>
<div class="youtube-video"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="560" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/pFQWc79TYcU&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="560" height="340" src="http://www.youtube.com/v/pFQWc79TYcU&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p></center><br />
Yalnız Apple&#8217;dan ve diğer üreticilerden tek isteğim bu cihazı online olmadan da kullanabilme seçeneğini kullanıcıya vermeleri. Bugüne kadar kafamda bu tarz cihazlarda surf ve interaktivitelik değil de sırf &#8221;okuma&#8221; işlevine zorluk çıkaracağını düşündüğüm şey, gitgide hayatımızda default halini alan sürekli &#8221;online&#8221; olma durumu. Okumak ile bu birlikte gitmiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/2010-da-en-seksi-dijital-urunler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google ve Kişiye Özel Arama Sonuçları</title>
		<link>http://postdijital.com/google-ve-kisiye-ozel-arama-sonuclari/</link>
		<comments>http://postdijital.com/google-ve-kisiye-ozel-arama-sonuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 13:57:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[privacy]]></category>
		<category><![CDATA[seo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Sizin daha önce yaptığınız aramalara dayanan, onları baz alarak yeni arama sonuçları veren Google&#8217;ın personal search result şu an itibarı ile bir standart olmuş durumda. Bu bana göre 2009 yılında Google&#8217;dan gelen en önemli haber. Biraz üzerinde düşünürsek SEO denilen ve arama motorlarında pozisyon almaya yarayan işlerin tümüne etkileri olacak bir yenilik. Dün diğer blogumda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fgoogle-ve-kisiye-ozel-arama-sonuclari%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fgoogle-ve-kisiye-ozel-arama-sonuclari%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Sizin daha önce yaptığınız aramalara dayanan, onları baz alarak yeni arama sonuçları veren Google&#8217;ın personal search result şu an itibarı ile bir standart olmuş durumda. Bu bana göre 2009 yılında Google&#8217;dan gelen en önemli haber. Biraz üzerinde düşünürsek SEO denilen ve arama motorlarında pozisyon almaya yarayan işlerin tümüne etkileri olacak bir yenilik.</p>
<p>Dün diğer blogumda yazdığım Mutaa nikahı adlı yazım, bugün Mutaa nikahı diye aradığımda en üst sırada çıktı karşıma. Tabii bunda o yazıyı yazarken ne kadar SEO kurallarını gözettiğim tartışılır. Genel olarak blog yazılarımı SEO düşünerek yazmıyorum. Öyle olsa anahtar kelimeleri ilk paragrafta kullanmak gerekecek. Oysa konuya hemen giriş yapmayı sevmiyorum çoğu zaman. Bunu önsevişmesiz seks yapmamaya da benzetebiliriz belki. O yüzden Mutaa Nikahı&#8217;nda hemen ilk sırayı almak beni şüpheye düşürdü.</p>
<p>Bu büyük bir ihtimalle arasıra google arama motoru üzerinde bazı kelimelerde hangi sıraları aldığımı kontrol etmemle ilgili olmalı. Yani google arama çubuğu üzerinden sık sık kendi bloguma giriyorum. Bu google tarafından kaydediliyor.. Daha sonra &#8221;kremalı ıspanak çorbası&#8221; aradığımda ilk sıralarda öbür blogumda bu konuda yazdığım bir blog yazısı karşıma çıkması normal. Eğer böyle bir yazı yazdımsa tabii.</p>
<p>Bu bana arama sonuçlarındaki çeşitliliği ve sürprizleri, yeni fikirleri, siteleri keşfetmemize mani olacağı düşüncesini veriyor. Böyle bir şeyi istemiyorum açıkcası. Hatta belki bundan da önemlisi, Google&#8217;ın benim nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını bilmesinin bende verdiği rahatsızlık duygusu.</p>
<p>Daha önceleri yalnızca Google hesabınıza giriş yapıp, arama motorundan sonuçlar aldığınızda bu özellik aktive oluyordu. Şimdi ise ister bir google kontonuz olsun, isterse olmasın, google son 180 gün içinde yaptığınız aramaları baz alarak size sonuç getiriyor. Şükür ki, <a href="http://www.google.com/support/accounts/bin/answer.py?answer=54048" target="_blank"><strong>google web history</strong> ayarlarınızdan bu özelliği kapatmanız mümkün</a>..</p>
<p>Arama sonuçlarımızın kalitesi ve özel bilgilerimiz dışında, başta da belirttiğim gibi işin bir de SEO kısmı var. Bu etkileri maddeler altında toplayacak olursam:<br />
<strong><br />
1- Pek çok şirket kendi sitesinin pozisyonunu olduğundan daha yüksek görecek</strong><br />
Bu SEO denen şeyi zaten site sahiplerine anlatmak pek kolay bir iş değil. Hal böyleyken, X şirketinin bu işlerden sorumlu müdürü şirketinin pozisyonunu kontrol etmek için google&#8217;da küçük bir arama yaptığında kendi şirketinin en üst sırada olduğunu görecek. Belki bu yüzden SEO konusunda yapması gerekenlerden, şirket sitesinin eksikliklerinden haberdar olamayacak.<br />
<strong><br />
2- Google&#8217;da arayabilirsin beni.. Yok, bi dakka, dur&#8230;</strong><br />
Belki biraz abartı olacak. Ancak bu sistem uzunca bir süre arama motorlarında sizin kariyerinizi ve porföyünüzü gösterecek olsa da, en kötü olabilecek senaryoyu düşündüğümüzde başka birinin sizin hakkınızda bilgi bulması zorlaşabilir zamanla.<br />
<strong><br />
3- &#8221;Title&#8221; ve açıklamaları daha iyi optimize etmek</strong><br />
Bu her zaman önemliydi. Ancak şimdi daha da önemli olacak. Google tıklamaları ölçecek ve insanlar nasıl tıklıyora baktıktan sonra onlara kişisel bir arama motoru verecek. Dolayısıyla sitenizin daha fazla tık alması için başlık ve açıklamalar bölümünü daha sıkı bir şekilde elden geçirmek zorunlu olacak. Nasıl yazarım da, daha fazla tık alırımı düşünecek site sahipleri. Bu beni çok korkutuyor. Türk insanının google&#8217;da da sidik yarıştıran insan tipi olduğunu bize son yıllarda göstermesi ve &#8221;hile, hurda&#8221; nın oldukça meşru sayıldığı bir internet ve SEO branşından arama sonucu kirliliğine yol açacak yöntemler bekliyorum.<br />
<strong><br />
4- İçeriğin tamamının optime edilmesi zorunluluğu</strong><br />
Yalnızca yazı değil, video, fotoğraf ögeleri de sıkı bir şekilde optime edilmeli. (Mesela benim hiç yapmadığım bir şey bu)<br />
<strong><br />
5- Sıralama ölçen araçların işi zorlaşabilir.</strong><br />
Aranan belirli bir kelimede hangi sıralamada olduğunuzu 3 aşşağı 5 yukarı bilebiliyordunuz. Bu genel bir ortalama baz alınarak hesaplanıyordu. Şimdi arama sonuçları kişiselleştirildiği için bunun objektif bir ölçümü olup olmayacağı şüpheli görünüyor.<br />
<strong><br />
6- İçeriği zengin ve sık yenilenen sitelerin sıralaması yükselebilir. </strong><br />
Google büyük bir ihtimalle sık ziyaret edilen sitelere biraz öncelik sağlayacağına göre, siteye gelen kullanıcılardan daha iyi bir şekilde yararlanmak, onları stede uzun süreli tutmak, tekrar geri getirmek gibi faktörler önem kazanacak.</p>
<p><strong>7- Biz SEO yapıyoruz</strong><br />
Diyen şirketler şimdi ne yapacak? Gördüğüm kadarı ile müşterinin konuya kafasının fazla basmamasını branşın ekmek kapısı haline getiren şirketler var. Bunların kendilerini pazarlama yöntemi belirli ücretler karşılığı pozisyon garanti etmek. SEO nun ne olduğunu yeni duyanlara tek bir tavsiyem var. Kim ki size pozisyon garantisi veriyor, o SEO sahtekarıdır. Yine de bu işi insaflı yapıp ilk 10 da yer sözü verip para alanlar vardı. Bakalım bunlar yeni bir yöntem bulabilecek mi?</p>
<div class="zemanta-articles">Related articles by Zemanta:
<ul class="zemanta-articles">
<li><a href="http://www.prweb.com/releases/openidprofile/personalbrand/prweb2758004.htm"> PeoplePond Lets Users Access Their Personal Online Identity Profiles Using Their Facebook, Google, OpenID and Yahoo! Accounts </a></li>
<li><a href="http://www.prweb.com/releases/peoplepond/openid/prweb2789004.htm"> PeoplePond Implements OpenID for Easier Service Access and Deeper Online Personal Identity Verification </a></li>
<li><a href="http://thenextweb.com/appetite/2009/12/07/google-realtime-search/"> How to try Google Real-time Search right now </a></li>
<li><a href="http://www.prweb.com/releases/denver/seo/prweb2807684.htm"> Denver SEO &#8211; Search Engine Optimization at the Top (or Getting to Page 1 on Google), Several Case Studies </a></li>
</ul>
</div>
<div class="zemanta-pixie"><img class="zemanta-pixie-img" alt="" src="http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=863929b2-f1fa-4305-a858-9e1bf736e41d" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/google-ve-kisiye-ozel-arama-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Trafiğini Takip Edilemez Kılmanın Yollarından Biri Olarak Darknet</title>
		<link>http://postdijital.com/internet-trafigini-takip-edilemez-kilmanin-yollarindan-biri-olarak-darknet/</link>
		<comments>http://postdijital.com/internet-trafigini-takip-edilemez-kilmanin-yollarindan-biri-olarak-darknet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 18:32:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosya Paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[P2P]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[İnternette anonim olarak sörf yapmanın binbir türlü yolu var. Bunların çoğu da teknik olarak çok alengirli çözümler gerektirmiyor. İnternet ve tekniği üzerine hiçbir bilgimiz olmasa bile en azından IPREDATOR gibi bir hizmeti aylığı 5 avroya satın alarak net üzerinde ayak izi bırakmamak bir dereceye kadar mümkün. Hiç değilse Holywood lobisinden veya Mü-Yap adı verilen mafyadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Finternet-trafigini-takip-edilemez-kilmanin-yollarindan-biri-olarak-darknet%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Finternet-trafigini-takip-edilemez-kilmanin-yollarindan-biri-olarak-darknet%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>İnternette anonim olarak sörf yapmanın binbir türlü yolu var. Bunların çoğu da teknik olarak çok alengirli çözümler gerektirmiyor. İnternet ve tekniği üzerine hiçbir bilgimiz olmasa bile en azından <a href="https://www.ipredator.se/?lang=en" target="_blank"><strong>IPREDATOR</strong></a> gibi bir hizmeti aylığı 5 avroya satın alarak net üzerinde ayak izi bırakmamak bir dereceye kadar mümkün. Hiç değilse Holywood lobisinden veya Mü-Yap adı verilen mafyadan bu yöntemle kurtulmak mümkün diyelim.</p>
<p>Ancak bir önceki blog yazımda bahsini ettiğim, devletlerin ülke güvenliğini ve terörizmi bahane ederek vatandaşlarının mektuplaşmak kadar doğal olan internet üzerinden haberleşmesini kablolardan geçen sinyalleri koklayarak takibe alması, bizlere buna karşı geliştireceğimiz yöntemleri biraz daha sofistike kılma mecburiyeti veriyor. İnternet üzerinde her fikrin, bireyin kendini ifade edebilmesi lazım. Daha sonra bu fikirler halihazırdaki ceza kanunlarına aykırı düşüyorsa bunun gereği yapılmalı. Ancak bir anda tüm iyi ve faydalı şeylerin yanında kötülükler de internete taşındı diye hiçbir otoritenin sizlerin haberleşmesini koklamasına, kaydetmesine gerek yok. Herşeyden önce hakları yok.</p>
<p>Bunu engellemenin yöntemlerinden biri <a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/technology/4798059.stm" target="_blank"><strong>DARKNET !!!</strong></a></p>
<p>İsterseniz niş olarak sırf Mü-Yap&#8217;a bağlı artistlerin eserlerini paylaşan bir torrent sitesi kuralım, bunu emniyetli bir biçimde, anonim olarak Darknet ile yapmamız mümkün.</p>
<p><a href="http://werebuild.eu/wiki/index.php/Main_Page" target="_blank"><strong>We Rebuild EU</strong></a> adlı direniş hareketinin internet sitesinde i2p adlı kurulumun hangi platformda nasıl kurulacağına ilişkin ayrıntılı bilgi var. Mac üzerinde nasıl olacağı henüz wiki üzerine kurulmuş sitede açıklanmamış. Ancak evin deposunda bir yerde eski bir PC olduğunu hatırlıyorum. Hatta buna da windows değil, Linux kurarak i2p yi kurmayı düşünüyorum. Bu arada dikkatinizi çekecektir, werebuildeu sitesinde konu başlığı <a href="http://werebuild.eu/wiki/index.php/How_to_fuck_with_the_FRA" target="_blank"><strong>&#8221;How To Fuck With FRA&#8221;</strong></a> olarak atılmış.</p>
<p>Kurulum işleminin ardından web tarayıcımızın ayarlarında localhost&#8217;u &#8221;localhost:7657&#8221; olarak verdiğimizde karşımızda darknet&#8217;in aktivitesini gösteren bir tablo gelecek. Peki darknet içinde neler yapabiliyoruz?</p>
<p>1- tamamen anonim bir web sitesini darknet içinde yayın yapacak şekilde kurabiliriz. Bu internet sitesi kendine özel bir .ip2 adresi alarak IP adresinizi gizlemenize de yardımcı olacak.</p>
<p>2- IRC ile tamamen anonim chat yapabiliyoruz. Kendi bilgisayarınız anonim bir IRC chat sunucusu olabiliyor. Daha sonra üzerine istediğiniz chat kanallarını açabiliyorsunuz.</p>
<p>3- Anonim olarak mail kullanımı</p>
<p>4- Anonim olarak dosya paylaşımı</p>
<p>Soldaki görsel internetin teoretik olarak bir modeli. Bir i2p ağı ise aşşağı yukarı bu görseldeki gibi taşıyor trafiği. Farkı, trafiği bu yeraltı kanallarından geçirirken kripte etmesi. Tıpkı sağ taraftaki görselde işaretlendiği gibi..</p>
<p><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2009/12/Picture-5-158x300.png" alt="" /><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2009/12/Picture-51-158x300.png" alt="" /></p>
<p>Örnek verecek olursak;</p>
<p>Sarkozy, Berlusconi ve Mr. President of USA interneti dinleten başbakanımız RTE den gizli birşey konuşmak istiyorlar diyelim. Kimbilir, belki Berlusconi 16 yaşındaki cıbıl hatunlarla çektirdiği resimleri Obama ile paylaşmak istiyor. Onun elinde ise Carla Bruni&#8217;nin çıplak fotoğrafları var. Sarkozy bu fotoğrafları istiyor, ancak Çankaya Köşkü&#8217;ndeki alakasız kişilerin Carla&#8217;nın memişlerini görmesini istemediğinden bu fotoğrafları gizlice almak istiyor Mr. President&#8217;den. İşte bu yüzden bu üçlü aralarında bir darknet oluşturuyorlar. Hatta görselde göremiyorsunuz ama aralarında bu fotoğrafları şifrelenmiş olarak paylaşırken, havayı koklayan devletin sinyal köpeklerini kandırmak üzere gereksiz, alakasız bir sürü trafiği de kontrol merkezlerinin bilgisayarlarıdan geçiriliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/internet-trafigini-takip-edilemez-kilmanin-yollarindan-biri-olarak-darknet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Persian Bay</title>
		<link>http://postdijital.com/the-persian-bay/</link>
		<comments>http://postdijital.com/the-persian-bay/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 15:13:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[proxy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerin aktüel konusu İran seçimleri ve hemen ardından patlak veren olaylar. Her yerde siz de okudunuz, o yüzden aynı bilgilerin tekrar üzerinden geçmenin bir anlamı yok. Ayrıca Barış Atasoy&#8216;un İran ve seçimleri üzerine yazdığı blog postu da okumanızı tavsiye ederim. Ama ben olayı komünikasyon özgürlüğü ve sansür açısından ele almaya çalışayım bu yazıda. Anonim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fthe-persian-bay%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fthe-persian-bay%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Son günlerin aktüel konusu İran seçimleri ve hemen ardından patlak veren olaylar. Her yerde siz de okudunuz, o yüzden aynı bilgilerin tekrar üzerinden geçmenin bir anlamı yok. Ayrıca <b>Barış Atasoy</b>&#8216;un <a target="_blank" href="http://www.pozitifpc.com/editorblog/guncel/iranda-secimler-tahranda-olaylar">İran ve seçimleri üzerine yazdığı blog postu</a> da okumanızı tavsiye ederim. Ama ben olayı komünikasyon özgürlüğü ve sansür açısından ele almaya çalışayım bu yazıda.</p>
<p>Anonim bir İsveçli blogger IRC üzerinden aldığı enformasyonu paylaştı. Bu bilgilere göre, şu anda Iran Islam Cumhuriyetinde elektronik komünikasyonun halihazırdaki durumu şu:</p>
<blockquote><p>* Gmail and GTalk are shut down<br />
* Yahoo is shut down<br />
* AIM is most likely shut down<br />
* Phone lines are down<br />
* HTTPS and other such protocols are down<br />
* Iranian ISPs have been shut down<br />
* They are trying very hard to close down the Iranian  connexion to twitter and giving proxies they control in  order to track down people (fake proxies run by feebs)
</p></blockquote>
<p>Tüm sosyal ağlar, haberleşme ve enformasyon alma kanalları tıkanmış durumda. Tabii ülkenin içinde bulunduğu şu anki durum özellikle orada olan bitenlerin dakika dakika rapor edilmesini gerektiriyor.Çünkü işin politika yönü ne olursa olsun, şu an insanlar kovalanıyor, binalar yakılıyor&#8230;</p>
<p>Kaka çocuk muamelesi gören ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içersinde ulaşımına engel koyulan The Pirate Bay&#8217;in insiyatifi ile İran&#8217;a komünikasyon özgürlüğünü geri vermek için bir proje başlatıldı alelacele.</p>
<p>Tabii şu an bilgisayarınızdaki normal ayarlarla göremiyorsunuz. Ama bir şekilde TPB sitesine geldiğiniz zaman, logoları olan korsan gemisi yeşile boyanmış bir şekilde sizi karşılıyor. Altında da kocaman harflerle The Persian Bay, yazıyor. Logoya tıkladığınızda ise <a target="_blank" href="http://iran.whyweprotest.net/"><b>WhyWeProtest</b></a> adlı siteye geliyorsunuz. İşte TPB nin İran&#8217;a iletişim özgürlüğünü vermek amacıyla hazırladığı, ülkenin Twitter&#8217;dan sonra dünyaya açılan bir başka kanalı.</p>
<p>TPB basın sözcüsü Peter Sunde TOR tekniği ve proxy hizmetleri kullanarak bu kanalı açtıklarınından bahsetti. TOR, internetin üzerinde ikinci bir net vazifesi gören tekniğin adı. TOR tekniği, internet üzerinden data transferinde kimin gönderici, kimin alıcı olduğunu belirlemeye çalışan yöntemlere karşı son derece efektif. TOR sayesinde trafiği dinlemek ve durdurmak dışarıdan oldukça zor.</p>
<p>Peter Sunde, The Pirate bay olarak politik bir tavır almadıklarını, olaya tamamen komünikasyon özgürlüğü olarak baktıklarını belirtti&#8230; Ve ekledi&#8230;</p>
<p><b>&#8221;Demokrasi ve ifade özgürlüğü yaşamamız için fundamental değerler. Onlarsız olmamız düşünülemez. Ne pahasına olursa olsun savunmak zorundayız&#8221;</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/the-persian-bay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

