A photograph is a moral decision taken in one eighth of a second, or one sixteenth, or one one-hundred-and-twenty-eighth. Snap your fingers; a snapshot’s faster.
Salman Rüşdü
An ölümsüzleşiyor. Belki de fotoğraf aslından daha gerçek oluyor. Ne kadar fotoğraf var dünyada? Bunların bazıları çok ünlü. Hepimiz gördük, ama hiç dikkatle bakmadık.
Bunlar arasında belki de Oscar Wilde Nr 18 var.
Halılar ve ayı postu ile yükseltilmiş bir koltukta oturuyor Oscar. Dize kadar pantolonu, üstü süslü ayakkabıları var. Sağ elinde bir kitap tutuyor. Sol eli ise başına destek olmuş.
Bu fotoğraf o zamanın en meşhur fotoğrafçısı Kanadalı Napoleon Sarony tarafından çekildi.
Sarony 1867 yılında New York’da kurduğu stüdyosunda, hayatını ünlülerin fotoğraflarını çekerek kazandı. Bu iş için fotoğrafını çekeceği kişilere belli bir para ödüyor, onların iznini alıyor ve sonrasında bu fotoğrafları çoğaltarak satıyordu.
Birgün Burrow Giles Lithographic Co. adlı şirket Nr 18 adlı fotoğrafı Sarony’den izinsiz olarak kullandı. Sarony bunun üzerine çareyi mahkemeye gitmekte buldu. İşte bu mahkeme ve aldığı karar, fotoğrafçılığın bir sanat olup olmadığının ve buna bağlı olarak telif hakkı ile korunup korunmaması gerektiği sorusunun cevabını vermede temel dayanak noktalarından biri oldu.
Mahkeme kararı, fotoğrafların da copyright ile korunması yönünde oldu. Bu kararı verirken 1802 de çıkan bir kanunu yorumladılar. Kanunun çıktığı dönemde henüz fotoğraf tekniği bulunmadığı için ancak yorumlayarak bu sonuca ulaşabilmişlerdi.
Mahkemenin yorumuna derinlemesine bakacak olursak; reprodüksüyonun meydana getirilmesinde mekanik bir işlem mi sözkonusu, yoksa insani elementlerin mi rol oynadığına bakılmıştı.
Özellikle NR 18 deki Oscar Wilde’ın ellerinin aldığı pozisyon, ışıklandırma ve yüzhatları ile fotoğrafı çeken kişi tamamen kendi hayal gücünden, yaratıcılığından birşeyler katarak fotoğrafın ortaya çıkmasında başrol oynamıştı.
Bu aslında bizlere teknolojinin ve değişen şartlarla kanunların yorumlanması arasındaki senkronsuzluğu göstermede iyi bir örnek.
Hergün belli bir zamanımı internette fotoğraflara bakarak değerlendiriyorum. Hafif, pratik, zoomlu, objektifli, ucuz, pahalı, çoğunluğu dijital teknikle işleyen kameralar ve sahipleri tarafından meydan getirilen kompozisyonlar, anlık enstantaneler…
Mahkemenin Nr 18 için verdiği bu karar bana hangi fotoğrafın sanat, hangisinin yalnızca fotoğraf olduğu konusunda yardımcı olmuyor ama.
Bunu anlamak için Flickr’da rastgele bir gezinti yapmak yeterli.
Tekniğin bu derece gelişmesi, sanki profesyoneller ile amatörler arasındaki mesafeyle alay eder gibi. Eskinin profesyonel/amatör ayrımcılığının düzeni tehdit altında. Bu eski sistemi kaldırmadıkça daha çok kafamız ağrıyacağa benzer.
Share on FacebookRelated posts:






{ 1 comment… read it below or add one }
Oscar Wilde, Fotoğrafcılık ve Telif Hakları http://ff.im/-fdqGc
This comment was originally posted on Twitter
{ 1 trackback }