Stockholm Subway, Allah, Islamic Network, Bomb, Chemicals, Suicide, Attack

by Adsiz Adam on December 3, 2009

Benim aklımın ermeye başladığı dönemlerde yoktu bloglar. O yüzden okulun kızları genelde sayfaları herkes tarafından didiklenmesin diye açık tarafına asma kilit monte edilmiş, günlük denilen ve genelde pembe, yaldızlı, çiçekli defterleri tutardı. Ara ara bu kilitlerin anneler tarafından gizlice veya açıkca çözülüp kızlarının günlüklerinin okunduğu olurdu. İnsanın yaşı ne olursa olsun ailesi tarafından böyle adice bir biçimde özelinin didiklenmesi hoş değil. İleride aralarında bir güvensizlik problemi oluşacağını görmek için pedagog olmaya gerek yok.

Aynı şekilde sevgililer, karı-kocalar arasında da var bu özel hayatın tecavüze uğraması olayı. Biraz ukalaca olacak ama, kadınlara ve erkeklere tavsiyem cep telefonunuzu, maillerinizi, internette ziyaret ettiğiniz sayfaları arkanızdan karıştıran bir kişi varsa hiç tereddüt etmeden kıçına tekmeyi koymanız. Aksi halde bir cehennem azabı sizi bekliyor.

Mektubun özelliği, gizliliği prensibi ne kadar eskiye dayanıyor bilmiyorum. Eğer bugün aranızda hala mektup alan varsa, (ki 40 yaşın altındaki insanların bunu yaptığını düşünmüyorum), mektubunuz elinize geldiği zaman açılmış ve okunmuş olduğunu görmek istemezsiniz herhalde. Bunu kimsenin yapmaya hakkı yok ve zannedersem bir ülkenin posta idaresinde bu sistematik bir şekilde yapılsa herhalde olayı skandal diye nitelemek, o işin başındakilerinin istifasını istemek normal olurdu.

Her ne kadar Türkiye’deki telefon dinlemeleri ve halkın bunu artık kanıksamış duruşu bana bu yazıyı yanlış dilde, yanlış kitleye yazıyormuşum hissini zaman zaman verse de, gerçekleri yalın ve çıplak haliyle kağıt üzerine koyunca sizin de hak vereceğinizi umuyorum.

Sırf Türkiye değil, dünya Netdaşlarının Çin’den Falkland Adalarına kadar uzanan geniş ülkesinde birer birer tersanelerine giriliyor artık. Antidemokratik ülkelerin vatandaşlarının özel haberleşme hakkına saygı duymaması zaten beni şaşırtan bir durum değil. Asıl batı dünyasının demokrasi havarilerinin bu işe Stalin’i, STASI veya KGB yi kıskandıracak icatlarla, uygulamalarla yapması şaşırtıcı.

Bu blogu isveç’in başkenti Stockholm’den yazıyorum. Teknik olarak yazdığım bu satırlar ilkönce Stockholm’deki evimden Kanada’daki web sunucuma, oradan da Türkiye’de yaşayan sizlere ulaşıyor. Dolayısıyla İsveç ülke sınırlarını terkeden 1 ve 0 lardan oluşan bir grup enformasyon paketinin sahibiyim. 1 Aralık’tan itibaren İsveç’de FRA adı verilen yeni kanuna göre bu paketim Savunma Bakanlığı bünyesinde çalıştırılan muazzam kapasiteye sahip bir bilgisayar tarafından gözlem altına alınmış durumda. İçeriği süzen, gruplandıran, dosyalayan, gerektiği zaman aleyhime kullanacak süper bir bilgisayar. Gerekçe bu sefer ülke güvenliği, terörle mücadele (ABD nin estirdiği devlet terörünün cemeresini biz çekiyoruz). Zaten o değilse pedofili olurdu. Kartotekten çekince bu gelmiş olsa gerek. Glory Hallelujah !!! In the name of Allah, I die and I live….

<till FRA>Ta’t lugnt grabbar… Det är en ateistjävel som skriver den här bloggen. Tänkte bara testa FRA lagen lite… Hej och puss !!!</till FRA>

Bir sonraki blog yazısında bu tarz ”gözetlemelerden, kontrollerden haberleşmemizi, internetimizi nasıl gizli tutarız”ı ele alacağım.

Share on Facebook

Related posts:

  1. Ekonomik Krizdeki Basına Wikileaks’den Öğütler

{ 5 comments… read them below or add one }

animæ December 3, 2009 at 5:46 am

bi ara arkadaşlar çevremle epey uğraşmıştık msn konuşmalarımızda ve maillerimizde sözde denetleyen kurumların dikkatini çekmeye ama gelen giden olmadı.

This comment was originally posted on FriendFeed

5 Posta December 3, 2009 at 5:47 am

çatınız helikopter inişine müsait değilmiştir.

This comment was originally posted on FriendFeed

buğdaynet December 3, 2009 at 11:24 am

Bir zamanlar yasaklanan yutuba nasıl girerizden şimdi ilettiğimiz paketi (tcp) nasıl gizlerize kadar geldik. Günden güne bizi kucağa daha çok çekiyorlar ki bir yerden sonra yok istemiyorum desekte gırtlağa kadar oturtacaklar gibi geliyor bana.

çağlar December 7, 2009 at 2:53 pm

Bilginin ve kişisel mahremiyetin sınırların sürekli tırtıklanarak tecavüze uğraması ilk değil.Avrupa’dada dahil olmak üzere Birleşik Devletlerin bi eyaleti’i muamelesi gören ülkeler var.Telif hakları, güvenlik vb. gerekçeli mevzularla kişel hak ve hürriyetlerimiz tüm dünyada ayaklar altına alınıyor.Yani bu ilk değil sonda olmayacak.

Gerek Avrupada olanlar Prite Bay’in başına gelenler gerek Çinde arama motorlarına dayatılan filitreli kelimeler ve IP v6 da Çinin kendi network altyapısını kurmasını istemesi aslında bize internetin günümüzde olası sıkıntılarına dünyanın yeni bir çözüm politikası üretmesi gerekliliğini açıkça ortaya koyuyor.

Ancak bu üretilecek olan çözüm elbette ki bir takım hükümet temsilcileriyle , dünyayı kar majlı eksende gören bir gurup CEO’ya bırakılmamalı.FSF (Free Software Foundation) ve bu konuda irade koyabilecek akademik ve sivil toplum örgütleri tarafından, yeniden tanımlanacak daha şeffaf ve daha özgür bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Not : Bilginiz olsun diye var olan yoruma ek olarak belirtmem gerekiyor.Normalde giden TCP paketini ve çıktığı IP adresini Tor network ü ile gizliyebiliyorsunuz.Ancak proje ilk ortaya çıktığında güvenli internet kavramını yeniden tanımlacağı idda edilen network Birleşik Devletlerin 128 bitlik şifrelemenin üzerinde bir şifreleme kullanılmasının hukuksal olarak (yani kendi güvenliği bakımından) yaratacağı sorundan dolayı projedeki şifrelemeye sınırlama getirdi.

Leave a Comment

Previous post:

Next post: