<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Postdijital &#187; alternatif medya</title>
	<atom:link href="http://postdijital.com/tag/alternatif-medya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://postdijital.com</link>
	<description>copy me &#38; copyleft</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Dec 2011 12:35:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>TRT, Kamu Hizmeti Yayıncısı Olarak Görevini Kötüye Kullanıyor</title>
		<link>http://postdijital.com/trt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor/</link>
		<comments>http://postdijital.com/trt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 May 2011 12:06:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[TRT yi en son bir pazar gecesi futbol programı seyretmek için açmıştım bundan üç dört hafta önce. 1o dakikalık reklam arasından dönüldüğünde biraz önce ciddi ciddi takımda bloklar arası bağlantıdan söz eden program yapımcısının 32 dişini göstererek Vivident reklamı yapmasını gördüğüm o günü, TRT yi seyrettiğim son gün olarak not defterime düştüm. Ne şanslıyım ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ftrt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ftrt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>TRT yi en son bir pazar gecesi futbol programı seyretmek için açmıştım bundan üç dört hafta önce. 1o dakikalık reklam arasından dönüldüğünde biraz önce ciddi ciddi takımda bloklar arası bağlantıdan söz eden program yapımcısının 32 dişini göstererek Vivident reklamı yapmasını gördüğüm o günü, TRT yi seyrettiğim son gün olarak not defterime düştüm.</p>
<p>Ne şanslıyım ki sürekli önüme sürülen bir kanal değil TRT ve yurtdışında yaşadığım için bu saçmalığa ödediğim vergi ile katkı yapmıyorum. Ancak bu demek değil ki, kendine public service diyen bir kurumun bu yayıncılık şekline hayret edecek hakkı kendimde bulmayayım.</p>
<p>Bu Vivident reklamı bardağı taşıran son damla olmuştu benim için ama ondan önceki haftalarda da Pazar gecesi spor programlarında yaşadığım bazı gariplikler dikkatimi çekmedi değil. Örneğin her özel kanalda zaten dolu dolu futbol programları varken, TRT niye büyük harcamalar yaparak Hakan Şükür ile bir futbol programı yapıyor sorusu kafama takılmıştı. Ben tüketici olarak iyi ve ünlü isimlerin bulunduğu futbol programlarını seyretmek istediğim için zaten paralı kanalları satın alıyorum. Aynı konsept ile TRT nin bu yarışın içinde olmasını hiç anlayamadım.</p>
<p>Dün, biraz geç olsa da TRT&#8217;deki internet sansürü ile ilgili programın haberini <a href="http://engelliweb.com/" target="_blank">EngelliWeb</a>&#8216;den aldım. <a href="http://www.youtube.com/user/engelliweb#p/a/u/2/iUt_xrQlvzI" target="_blank">EngelliWeb&#8217;in kendi YouTube kanalında</a> program 3 bölüm halinde yüklenmişti. İlk bölümünün 5. dakikasına geldiğimde mideme giren kramplar yüzünden bu pespayeliğin, düşmüşlüğün, rezilliğin gerisine tanıklık edemedim.</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki, <em><strong>&#8221;eh senin bu konudaki görüşün belli. Tahammülsüzlüğünün nedeni odur&#8221;</strong></em>. Fakat gelin de şu işe yine herkesin anlayabileceği bir  temelde yaklaşalım.</p>
<h2>Kamu Hizmeti Yayınclığının (Public Service) var oluş sebebi ve misyonu</h2>
<p>Siyah-beyaz ve tek kanallı yılları çıkacak olursak, modern tv tarihinde Public Service&#8217;in yeri nedir sorusu insanın aklına geliyor. En geçerli var oluş sebebi herhalde, özel kanalların karlılık görmedikleri için yapmaktan kaçınacakları yayınların taşıyacağı bilgi ve eğitimden vatandaşları mahrum bırakmamak olarak açıklanabilir.</p>
<p>Bunun yanında, özel kanalların doğal olarak belli bir siyasi görüşe, ekonomik çıkara hizmet edebileceğinden yola çıkarak, bu durumun bir dezenformasyon yaratmaması için halkın tarafsız ve güvenilir haberlere, bilgiye ulaşması konusunda oturaklı bir altyapı oluşturması, Public Service&#8217;den beklenir her ülkede. Üstelik bu tavrı ve duruşu ile de kendine göre siyasi ve ekonomik ajandaları olan yayın kuruluşlarının yanında alternatif ve tarafsız bir  bir çizgide durup, böylelikle diğerlerinin de zıvanadan çıkmalarını önlemek konusunda serbest piyasa koşullarına uygun olarak kendine çok önemli bir görev yüklenmiş olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Bu görevi Türkiye&#8217;de üzerine almış olan TRT kurumu, ülkede yaşayan her dinde,  mezhepte, dilde, siyasi görüşte ve cinsiyette vatandaşların vergileri ile yayın yaptığı için, tamamen tarafsız bir yayın politikası izlemek ile yükümlüdür. Bunun lamı, cimi yok. Ne ekonomik ne de ideolojik olarak belli güçleri ellerinde bulunduran aktörlerle flört edemez böyle bir kurum. Bu aktörler isterse jiklet markaları olsun, isterse muhalefet veya iktidar partileri olsun.</p>
<p>Tabii ki TRT kurumunu robotların yönetmesi gerektiğini söylemiyorum. Gazeteciler, televizyoncular ve radyocular da insan oldukları için yaptıkları işlerde kendi görüşlerini, düşüncelerini öne çıkarma dürtüsünün baskın çıkması anlaşılabilir bir durum. Ancak <strong><a href="http://www.trt.net.tr/Kurumsal/YayinIlkelerimiz.aspx" target="_blank">yayıncılık ilkeleri</a></strong> dediğimiz şey işte bunun için var. (İnternet sansürü programı, TRT kurumunun kendi yayın ilkelerinin D, İ, K, L ve M maddeleri ile doğrudan çelişkili bir yayın olarak göze batıyor)</p>
<p>Herhangi bir program da kendi içinde tamamen tarafsız olmak zorunda değil. İnternet sansürü konusunda bir program yaparak yalnızca bir tarafın görüşlerine yer verirsiniz. Sonra kabul edilebilir bir zaman aralığı içinde karşıt söylemde bulunanların görüşlerini ifade edebilecekleri bir başka program hazırlayabilirsiniz. (Eğer ki iki karşı tarafı aynı programda bir araya getirmeyi düşünmüyorsanız)</p>
<p>Ancak tek bir tarafın görüşünü temsil eden kişileri &#8221;konunun uzmanları&#8221; diye lanse edip, programda bunlarla yaptığınız röportajların arasında aynı fikirleri pazarda don sütyen satar  gibi sesi garipleştirerek, kelimelerin sonunu yayarak, ardına &#8221;bammm&#8221; ve &#8221;gümmmm&#8221; efektleri koyup dramatikleştirerek, dış güçleri falan ekleyip, terörizm ile pornografi kelimelerini sürekli yanyana koyarak yapamazsınız.</p>
<p>Yaptığınız zaman ne mi olur? Yazık ki anladığım kadarıyla pek bir şey olmaz Türkiye&#8217;de. En azından görünürde ve kısa vadede. Ancak belli bir zümrenin borazanlığına soyunmak, uzun vadede ne o zümreye ne de o öten borazana hayır getirir. Halk, gündem ve gerçekler ile bağ böyle koparılır. Bu hataya ilk defa düşenler de TRT ve onu borazan olarak kullananlar  değil. Tarih, bu şekilde halk tarafından kellesi koparılan kişiler ve çöplüğü boylayan kurumlar ile dolu.</p>
<p><a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=trt+haber'in+yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1+internet+sans%C3%BCr%C3%BC+haberi" target="_blank">Ekşi&#8217;de konu ile ilgili entry</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/trt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tamam da, Bu Medyayı Nasıl Tüketelim?</title>
		<link>http://postdijital.com/medyayi-nasil-tuketelim/</link>
		<comments>http://postdijital.com/medyayi-nasil-tuketelim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2011 18:45:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda medya tarafından bizlerin tüketimine sunulan haberlerin veriliş biçimi ve kalitesine yönelik bazı gözlemlerimi paylaşasım var bu yazıda: HaberTürk&#8217;ün &#8221;Şiddeti Kadın İstiyor&#8221; başlıklı bir haberi var bugün. Habere göre, “Ailenin Korunması Sempozyumu”nda konuşan Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Psikiyatrist Prof. Dr. Oğuz Berksun şöyle demiş: Birçok kadın kendisini mağduriyetin gücüne kavuşmak üzere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fmedyayi-nasil-tuketelim%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fmedyayi-nasil-tuketelim%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Son zamanlarda medya tarafından bizlerin tüketimine sunulan haberlerin veriliş biçimi ve kalitesine yönelik bazı gözlemlerimi paylaşasım var bu yazıda:</p>
<p>HaberTürk&#8217;ün <a href="http://www.haberturk.com/polemik/haber/622154-siddeti-kadin-istiyor" target="_blank">&#8221;Şiddeti Kadın İstiyor&#8221;</a> başlıklı bir haberi var bugün. Habere göre, “Ailenin Korunması Sempozyumu”nda konuşan Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Psikiyatrist Prof. Dr. <strong>Oğuz Berksun</strong> şöyle demiş:</p>
<blockquote><p>Birçok kadın kendisini mağduriyetin gücüne kavuşmak üzere şiddete maruz bıraktırıyor. Kadın ilişkisini en son noktasına kadar zorlayıp, şiddetin çıkması sonrası mağduriyetin gücüyle hareket etme gereksinimini duyuyor</p></blockquote>
<p>Oğuz Berksun, kadınların erkeklerin üzerine <em><strong>‘’fazlasıyla gittiğini’’</strong></em> ve eninde sonunda istediklerini yaptırdıklarını savunmuş ayrıca.</p>
<p>Gazeteciliği bildiğimden değil ama biraz kulaktan dolma, biraz da bu kadar zamandır okur olmanın verdiği tecrübe ile  bir gazetenin satabilmesi, kendini okutturabilmesi için yapması gereken iki şey olduğunu söyleyebilirim:</p>
<p>İlki, bir adamın köpeği ısırmasını haber yapmak. İkincisi, korku ve endişe satmak.</p>
<p>Bu haberde bana çok mantıklı gelmeyen, yani &#8221;bu adam nasıl olmuş da köpeği ısırmış&#8221; dedirten, Oğuz Berksun&#8217;un bir psikiyatrist olması. Bu, fazladan bir kere check etmeyi gerektirdiği için çok basit bir şekilde Oğuz Berksun&#8217;un adını google&#8217;a sürdüm.</p>
<p>Beksun&#8217;un bir sitesi var. Blog diyelim buna hatta. Hem <a href="http://berksun.com/online/index.php" target="_blank">berksun.com</a> adresi ile hem de <a href="http://psikiyatri.net/online" target="_blank">psikiyatri.net</a> adresi ile ulaşılabiliyor. Blogdaki son girdi, <a href="http://psikiyatri.net/online/anasayfa/populer-makaleler/aile-yci-siddet-kadina-erkege-ve-cocuklara-degisen-dunya/itemid-1" target="_blank">Aile İçi Şiddet (Kadına, Erkeğe ve Çocuklara): Değişen Dünya</a> başlığını taşıyor.</p>
<p>Yazıyı okudum. üzerine bir de psikiyatri.org&#8217;daki <a href="http://www.psikiyatri.org/online/2008102453/psikoterapi/gel-de-deli-olma.html" target="_blank">Gel de Deli Olma</a> başlıklı yazısını okudum. Tekrar konu ile ilgili kendi blogundaki yazısından çıkarım yapacak olursam, feminist görüşe sahip bazı insanlar tarafından yazıda eleştirilecek yanlar bulunabilir tabii ama kesinlikle HaberTürk&#8217;deki haberi destekleyecek, o görüşün insanı olduğunu gösterecek bir bulguya ben rastlamadım. O yüzden kendi hakkında Ekşi Sözlük&#8217;deki <strong><em>&#8221;Orhan Çeker&#8221;</em></strong> benzetmesi büyük bir ihtimalle Berksun&#8217;un üzerine haksız olarak aldığı bir etiket oldu. Ben de kendisini basit bir iki bulgu ile aklamış olmayayım ama medyanın haberleri yapış şekillerini az çok bildiğimden, bu haberde bir bit yeniği olduğunu düşünüyorum. Belki bu yazının vereceği pingback ile Oğuz Berksun, buraya  kendisi de yorum olarak bir açıklama bırakabilir.</p>
<h2>Medyanın uyguladığı bir diğer yöntem, korku ve endişeyi körükleyerek tiraj arttırmak.</h2>
<p>Doğal felaketler, bu iş için biçilmiş kaftan. Henüz daha çok taze bir örnek var önümüzde.  Japonya&#8217;da meydana gelen deprem, tsunami ve bunlara bağlı nükleer santral kazasının medyada işlenişi üzerine gerçekten bir tez yazılabilir. 17 bin insan deprem ve tsunami yüzünden ölmüş, bir o kadarı da hala kayıpken, medya bu tip felaketleri adeta çok banal bulurmuşcasına es geçti, yalnızca nükleer santral kazasını işledi.</p>
<p>Japonya&#8217;da olan deprem ile Türkiye&#8217;deki insanları korkutmak zor olacağından, <a href="http://friendfeed.com/ismailhpolat/d8a5d22c/bir-yaknm-japonya-dan-gelen-radyasyon" target="_blank">nükleer bulutların getirebileceği tehlike ile korku yaratma</a> ve Türkiye&#8217;de kurulacak yeni nükleer santral öncesi endişeleri körükleyip, tartışma yaratarak tiraj sağlama isteği absürd derecelere vardı. Bu saçmalığı yalnızca Türkiye&#8217;ye ve Türk medyasına maletmek de haksızlık olur. Avrupa ve ABD&#8217;de nükleer serpintiden korunmak isteyen endişeli vatandaşlar yüzünden <a href="http://boingboing.net/2011/03/17/four-questions-about.html" target="_blank">iyot tabletleri yok sattı</a>. Onları bu toplu histeriye yönelten, kendi medyalarıydı.</p>
<p>Çok çarpıcı bir örnek; 15 mart tarihli Zaman gazetesinin konu ile ilgili başlığı <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1107486&amp;title=ikinci-nukleer-patlamada-korkulan-olmadiBunlar" target="_blank">&#8221;İkinci Nükleer Patlamada Korkulan Olmadı&#8221;</a> iken, Radikal gazetesinin aynı gün<a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1043010&amp;Date=15.03.2011&amp;CategoryID=77" target="_blank"> &#8221;Bilinen En Büyük Felaket ile Karşı Karşıyayız&#8217;</a>&#8216; başlığını kullanması. Aradaki bu farka dikkat çeken kişi, araştırmayı gereksiz bulduğum (Hayrettin Kılıç&#8217;ın görüşleri haberi diskalifiye etmeye yettiği için) bir iddia ile geliyor:<a href="Bu gazetelerden hangisini çıkartan firmanın petro-kimya tesisleri ve benzin istasyonları vardır acaba??" target="_blank"> &#8221;Bu gazetelerden hangisini çıkartan firmanın petro-kimya tesisleri ve benzin istasyonları vardır acaba??&#8221;</a></p>
<p>Radikal&#8217;de görüşlerine başvurulan ve nükleer enerji uzmanı olduğu belirtilen Hayrettin Kılıç&#8217;ın iddialarını aynı gün çeşitli ciddi kaynaklardan kontrol etmeye çalıştım, ancak benzer fikirlere, iddialara bu ciddi kaynaklarda rastlamadım. Uzman olduğu yazılan bu kişi hakkında bende uyanan şüphe, Ekşi Sözlük&#8217;de, <strong><em>&#8221;gectigimiz 18 sene icinde yapmis oldugu yayinlari aradim ama bulamadim. buna ragmen kendisini aktif bir ogretim uyesi olarak tanitmakta ve gundemdeki konular hakkinda yorumlar yapmaktadir.&#8221;</em></strong> <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=hayrettin%20k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7" target="_blank">girdisi ile pekişti</a>. Aramızdan bir arkadaş, Hayrettin Kılıç&#8217;ın adının Türk internetinde çok sık Stanford üniversitesi ile beraber geçtiğini, ancak Üniversitenin kendi sitesinde bu isimle bir arama yapıldığında hiçbir sonuç çıkmadığını belirtti.</p>
<p>Belki internette kendi çapında içerik üreten biri olmanın verdiği alışkanlık belki de  geleneksel medyanın ve onu tüketen topluluğun % 60 ının papağan olduğunu bilmek yüzünden olsa gerek, kitleleri harekete geçirip, yoğun tepkiler, korkular, endişeler, sloganlar  yaratabilecek olayların ardında hep bir ya da birkaç <strong><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/URL" target="_blank">URL</a></strong> aramak refleksi geliştirmiş olabilirim. Büyük ihtimalle siz de öylesiniz zaten. Bu refleksi verdiğimiz zamanlar değil de, daha çok vermediğimiz zamanlar problem ile karşılaşıyoruz.</p>
<p>Başbakanın kızının tiyatroda yaşadıkları, bu medyadan alınan haberlerle kolaylıkla bir laik-dindar çatışmasına dönebiliyor, ideoloji ve görüşleri tüm bir paket olarak alıp, medyanın hazırladığı haplar eşliğinde yutmak, en rasyonel insanları bile rüzgar enerjisinin  nükleer santralin yerine geçebileceğine inandırıyor.</p>
<p>Tekrar Sümeyye&#8217;ye kısa bir dönüş yaparak bitireyim. <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;CategoryID=77&amp;ArticleID=1045671" target="_blank">Radikal&#8217;deki habere</a> göre kendisine Haka dansını andıran müstehcen hareketlerde bulunulmuş. Bakın, hiçbir şey de öğrenmiyoruz medyadan diyemeyiz. Haka Dansı buymuş! Bilmiyordum&#8230;</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="349" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/iYYVLHtITi8?fs=1&amp;hl=sv_SE&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/v/iYYVLHtITi8?fs=1&amp;hl=sv_SE&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Dipnot:<br />
Bu arada Oğuz Berksun ile Hayrettin Kılıç arasında konumuz dışında kalan bir fark dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Berksun, kendi görüşlerini herhangi bir redaksiyonun kesmesi, kırpması, çarpıtması, eğmesi ve bükmesi olmadan kendi blogunda dile getirirken, enerji ve nükleer enerji gibi Türkiye&#8217;nin gündeminde çok fazla ses çıkaran bir konuda &#8221;engin&#8221; bilgi ve tecrübeye sahip olduğu iddia edilen bir bilimadamının kendi görüşlerini ortaya dökecek, tartışmaya açacak bir platformu kullanmaması, kafalarımızın içinde bu kişilere karşı ne gibi güven/güvensizlik sorularını ortaya çıkarıyor?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/medyayi-nasil-tuketelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimlik Gizleyerek Anonim Bloglama Teknik ve Taktikleri</title>
		<link>http://postdijital.com/kimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri/</link>
		<comments>http://postdijital.com/kimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2010 14:07:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[privacy]]></category>
		<category><![CDATA[proxy]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[the pirate bay]]></category>
		<category><![CDATA[troll]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[Anonimliğin ve kişisel bilgilerin her zamankinden daha fazla tehdit altında olduğu bir zamanda, egemen güçlerin hoşuna gitmeyen şeyleri tartışmak, bazı bilgileri paylaşmak, haber iletmek daha da riskli bir hal aldı. Emin olun, ABD nin şu günlerde Cable Gate adı altında yaşadığı ikinci 11 Eylül&#8217;ün külleri ortadan kalktığında, yalnızca netdaşları değil, sıradan kullanıcıları da çok çetin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fkimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fkimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Anonimliğin ve kişisel bilgilerin her zamankinden daha fazla tehdit altında olduğu bir zamanda, egemen güçlerin hoşuna gitmeyen şeyleri tartışmak, bazı bilgileri paylaşmak, haber iletmek daha da riskli bir hal aldı. Emin olun, ABD nin şu günlerde Cable Gate adı altında yaşadığı ikinci 11 Eylül&#8217;ün külleri ortadan kalktığında, yalnızca netdaşları değil, sıradan kullanıcıları da çok çetin günler bekliyor.</p>
<h2>Özellikle de bağımsız, özgür medya olarak adlandırdığımız bloglar ve yazarları, kişisel bilgilerinin açığa çıkarılması tehlikesi ile karşı karşıyalar</h2>
<p>Tabii yalnızca yönetenlere karşı değil, bir toplumda kendini ve değerlerini tehdit altında gördüğü zaman şiddete ve taciza başvurabilecek grupların veya psikopatların da saldırılarını da es geçmeyelim. Gözlemlediğim kadarı ile Türkiye’de politik görüşünden, cinsiyetinden, cinsel eğiliminden veya toplum genelininin haz etmediği görüşleri ifade etmesinden dolayı hedef altında olan blog yazarları var. Cinsiyetinden dolayı derken, özellikle kadın ve eşcinsel blog yazarlarının hakaret, tehdit ve tacize uğradıklarını sık sık görüyoruz.</p>
<p>Bu tip tacizlere ve arkasındaki psikopat karakterlere, <strong>Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Özgür Uçkan</strong>, FriendFeed’de,<a href="http://ff.im/uZnEQ" target="_blank"> Saplantılı Sanal Takip / Sanal Taciz [Cyberstalking]</a> başlıklı feedinde değindi.</p>
<p>Peki blog yazarları ve hatta normal internet kullanıcıları, bu tip özel şahıs ya da egemen güçlere karşı kendi özel bilgilerini nasıl koruyabilir, peşlerine düşebilecek güçlere ve tacizcilere karşı ne gibi şaşırtma yöntemleri kullanabilir?</p>
<p>Problogger adlı blogda çok ana hatları ile konu işlenmiş. <a href="http://www.problogger.net/archives/2010/07/04/anonymous-blogging-101-a-quick-and-dirty-primer/" target="_blank">Anonymous Blogging 101: a Quick and Dirty Primer </a> başlıklı yazıyı boş vaktinizde şöyle bir okuyabilirsiniz. Burada ben biraz daha detaya gireceğim.</p>
<h2>Anonim bloglamak için yapılması gerekenleri maddeler halinde sıralayayım ilk olarak</h2>
<p><strong>1- Kimlik</strong>. İlk ve en kolay yapılabilecek olan, bir rumuz altında blog yazmayı tercih etmek olmalı. Bunun yanında yine kimliği açığa çıkarıcı aile, iş, işyeri, doğum tarihi, bir yolculuk öncesi o yolculuğun yapılacağı yer ve kullanılacak ulaşım aracı konusunda tanımlayıcı bilgi vermekten mutlaka kaçının.</p>
<p>Rumuz kullanmak çoğu blog yazarı için cool bir faktör olsa da; Jean D’Arc, Zübeyde Hanım, Zeus, PinkFreud gibi rumuzların, ‘rumuz’ olduğu çok belli. O halde bunların yerine<strong> telefon rehberinden</strong> bulacağınız veya <strong>kafadan uyduracağınız</strong> gerçeğe yakın isimler, yanıltıcı olmak konusunda daha etkili olur. Bir tavsiye olarak vermeyeyim ama düşmanınız varsa, onun ismini bile kullanabilirsiniz. (Bunu söylemediğimi farzedin!)</p>
<p><strong>Ayrıca bunun bir ötesi olarak, hakkınızda yanıltıcı bilgiler vermenizi, hatta bunları yaymanızı</strong> öneririm. Bu taktiği <strong>defansif ve ofansif</strong> olarak ikiye ayırabiliriz.</p>
<p><strong> Defansif önlemler</strong>, kimliğinizle ilgili <strong><em>‘aranırsa bulunabilecek’</em></strong> yanıltıcı bilgileri blogun içinde, bloga ait iletişimde kullandığınız maillerin açılmasında ve iletişiminizde kullanmak.</p>
<p>Burada benim kullandığım yöntemlerden biri şu:</p>
<p>2 ayrı blogum için 4 adet mail adresi kullanıyorum. Bu 4 mail adresinin hiçbirini kendi adımla almadım. Çok yakınlarımla ve ailemle olan iletişimim için kullandığım 5. mail adresinde dahi yalnızca aile içinde kullanılan ortanca adımı geçiriyorum. Bunu defansif korunma olarak adlandıralım. Ancak bir de ofansif korunma var.</p>
<p><strong> Ofansif korunma</strong> ise, bu yanıltıcı bilgileri, arayan birinin muhtemelen bulabileceği yerlere bırakmak.</p>
<p>Bunu biraz daha açayım. Sizin hakkınızda bilgi arayacak birinin ilk bakacağı yer Google. Burada da ilk çıkacak sonuçlar ya Facebook hesabınız (varsa) ya da çeşitli internet forumlarında bıraktığınız yorumlar. Forumlar özellikle önemli. Çünkü user generated content ile sürekli yenilendiklerinden, arama sonuçlarında üst sıralarda görünüyorlar. Öyleyse ilk yapacağınız iş, rumuzunuzla veya uydurma isminizle bir Facebook hesabı açmak. Daha sonra, belki de Facebook hesabı açmaktan daha da önemlisi, internette ilgi alanınıza göre çeşitli forumlarda ‘sahte’ isminizle konu açmak veya yorum bırakmak. Tüm bunları yaparken bir küçük tavsiye daha. İletişimde kullandığınız mail adreslerinin de google’da ‘searchable’ yani ‘aranabilir’ olduğunu unutmayın. Bu bir dezavantaj veya avantaj olarak da görülebilir. Nasıl kullanacağınız sizin becerinize ve taktiğinize kalmış.</p>
<p><strong> 2- Anonim blog hizmetleri.</strong> Uydurma isimle aldığınız gmail adresi, size google’ın blogger hizmetini de açıyor. Ancak blogunuzu wordpress üzerinde ve kendi sunucunuzda kuracaksanız, her şeyden önce bir Alan Adı’na (domain) ihtiyacınız var. Türkiye’deki domain kaydedicilerin yaptığını zannetmiyorum ama özellikle ABD den satın aldığınız Alan Adlarını, yıllık küçük bir ücret karşılığı ‘private’ yapmanız mümkün. Bu durumda isminiz ve iletişim bilgileriniz Whois’de çıkmıyor. Ben NetworkSolutions’u kullanıyorum. Yıllık 9,99 dolara, alanadı bilgilerimi gizliyor.</p>
<p>Bu yukarda saydığım 2 madde, eğer gizli belgeleri açığa çıkarmayacaksanız, peşinize profesyonel ajanlar takmayacaksanız sizi gayet iyi idare eder. Fakat bilginiz olsun diye daha da ilerisini yazayım buraya.</p>
<p><strong> 3- Tüm internet haberleşmenizi ve de özellikle bloglamanızı anonim kılacak teknolojileri öğrenmek, uygulamak. TOR  kullanmak</strong>. TOR konusunu yazının sonunda detaylı olarak vereceğim. Ancak ilk ve basit olarak vereceğim tavsiye, <strong>blog yazılarınızı ‘offline’ olarak yazmanız</strong>. Daha sonra USB hafızaya aktardığınız yazıları bir internet kafede blogunuza geçirebilir ve publish tuşuna basabilirsiniz. İşlem bittikten sonra tarayıcının &#8216;history&#8217; sini ce cache&#8217;sini temizlemeyi, gideken de USB hafızayı yanınıza almayı unutmayın.</p>
<p><strong> 4- Yaymak istediğiniz içeriği yaydıktan sonra blogunuzdan o içeriği kaldırmak</strong>. Bunun için <strong><a href="http://www.pingomatic.com" target="_blank">Pingomatic</a></strong> hizmetini kullabilirsiniz. Yaymak istediğiniz içeriği publish tuşu ile yayımladıktan sonra, manuel olarak Pingomatic yoluyla çok sayıda blog arama motoruna kaydettirmek mümkün. 5-10 dakika içinde blog yazısı indekslendikten sonra blogunuzdan o girdiyi kaldırın. Blog yazınız uzun ve indekste yer alan özetten fazlasını mı yaymak istiyorsunuz? Bir sonraki maddeye bakın!</p>
<p><strong> 5- PiratePad kullanın.</strong> <a href="http://piratepad.net/ep/search" target="_blank">PiratePad</a>, İsveç Korsan Partisi, PiratPartiet’in bir hizmeti. Tamamen anonim olarak PiratePad üzerinde bir doküman oluşturuyorsunuz. Bunu bir blog post olarak düşünmek de mümkün. Ekranın sağ üst köşesindeki &#8221;Create A Pad&#8221; tuşuna basarak oluşturduğunuz bu doküman, yalnızca kendine ait benzersiz bir kimlik numarası alıyor. (Unique ID)</p>
<p><strong> Blog yazısının başlığı ile beraber bu Unique ID yi twitter ile yayabilirsiniz</strong>. Örneğin bu yazıyı tamamen <a href="http://piratepad.net/ep/pad/view/ro.gl5bVLnTjw2/latest">PiratePad’e kopyalayıp</a> tweetlemeyi düşünüyorum. Dokümanın linkine tıklayanlar PiratePad’da bu yazıyı okuyabilir, altına görüşlerini yazabilir, hatta birbirleriyle chat yapabilirler. (Ben yalnızca dokümanı okuma hakkının verildiği linki tweetleyeceğim. Bunu &#8216;share link&#8217; yaparken seçebiliyorsunuz) Bundan başka, yalnızca dokümanın oluşturan kişinin seçecebileceği bazı okurlar ise doküman üzerinde değişiklik bile yapabilir.</p>
<p>Şimdi de en zevkli ve en güvenli yöntemlerden biri olan Tor üzerine üç beş kelime sarfedelim.</p>
<h2>Anonim Bloglamak ve Anonim Surf Yapmak İçin TOR Kurulumu</h2>
<p>Movements.org, <strong><a href="http://www.movements.org/how-to/entry/blog-anonymously/" target="_blank">How To Blog Anonymously using TOR</a> </strong>adlı makalesinde detaylıca anlatmış. Kısaca ve Türkçe olarak buraya alayım. Ayrıca LifeHacker&#8217;ın <strong><a href="http://lifehacker.com/5614732/create-a-tor-button-in-chrome-for-on+demand-anonymous-browsing" target="_blank">Create a TOR Button in Chrome for On-Demand Anonymous Browsing</a></strong> başlıklı makalesi de çok açıklayıcı.</p>
<p>Yazmıyor ama, asla ve asla IE kullanmayın tarayıcı olarak. Firefox veya Chrome tercih edilmeli. <a href="http://advocacy.globalvoicesonline.org/projects/guide/#registerblog" target="_blank">Bazı kaynaklarda</a> verilen tavsiyelere göre bu tarayıcılarda Java kapatılmalı.</p>
<p>Tor’u, kullandığınız işletim sistemine göre (Windows, Apple OSX, Linux, Unix, iPhone, Android)<a href="https://www.torproject.org/download/download.html.en" target="_blank"> indirip, kurun</a>.</p>
<p>Chrome kullananlar; bir sonraki adıma geçmeden önce <a href="https://chrome.google.com/extensions/detail/caehdcpeofiiigpdhbabniblemipncjj" target="_blank">Proxy Switch&#8217;i buradan kurun</a>.</p>
<p>Daha sonra istediğiniz zaman kaldırıp indirebileceğiniz Tor kalkanını tarayıcınıza bir buton olarak yerleştirin. <a href="http://lifehacker.com/5614732/create-a-tor-button-in-chrome-for-on+demand-anonymous-browsing" target="_blank">Chrome için uygulama burada</a>. Eğer Firefox kullanıyorsanız, <a href="http://advocacy.globalvoicesonline.org/projects/guide/#Torbutton" target="_blank">burada</a>.</p>
<p>Tor&#8217;u, eklediğiniz butondan &#8216;on&#8217; moduna getirerek çalıştırın.</p>
<p>Daha sonra gmail, <strong><a href="http://www.hushmail.com/" target="_blank">Hushmail</a></strong> veya <strong><a href="https://mail.riseup.net/" target="_blank">RiseUp</a></strong> gibi hizmetlerden Tor &#8216;on&#8217; modunda iken hesap açın.</p>
<p>Bu edindiğiniz hesapla wordpress.com&#8217;dan, yine TOR <strong>&#8216;on&#8217;</strong> olarak bir blog açın.</p>
<p>Bir ihtimal, blogunuzu kendi sunucunuzda kurmak istiyorsanız, tavsiye edebileceğim iki çok güvenli hosting servisini de vereyim.</p>
<p>Bir tanesi, bugün için wikileaks&#8217;in de sunucularının bir kısmını barındıran <a href="http://www.bahnhof.se/#index" target="_blank">Bahnhof</a>. Görüyorum ki sitesinden İngilizce kullanmıyorlar. Ama bu demek değil ki yurtdışından müşteri kabul etmiyorlar. <a href="http://www.bahnhof.se/contact.php" target="_blank">Buradan</a> iletişim kurabilirsiniz.</p>
<p>Bir diğer hosting firması, sizlere şiddetle önerebileceğim, ifade özgürlüğüne son derece önem veren, en uçlarda siteleri barındıran, The Pirate Bay&#8217;in de teknik altyapısından sorumlu olan kişilerin sahibi olduğu <strong><a href="http://prq.se/?intl=1" target="_blank">PRQ</a></strong>.</p>
<p>Bu yazı, paylaşımın sonucunda okurlardan gelecek bilgiler doğrultusunda değiştirileceği için bir bitiriş yapmayı gerekli kılmıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/kimlik-gizleyerek-anonim-bloglama-teknik-ve-taktikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Julian Assange&#8217;ın Tecavüz Davası &#8211; Özet ve Linkler (İngilizce) &#8211; Wikileaks founder Julian Assange accused of rape in Sweden &#8211; Summary</title>
		<link>http://postdijital.com/julian-assange-tecavuz-davasi-ozet-ve-linkler-ingilizce-wikileaks-founder-julian-assange-accused-of-rape-in-sweden-summary/</link>
		<comments>http://postdijital.com/julian-assange-tecavuz-davasi-ozet-ve-linkler-ingilizce-wikileaks-founder-julian-assange-accused-of-rape-in-sweden-summary/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Dec 2010 03:44:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosya Paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[isveç]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[People and web addresses: JA – Julian Assange. Founder of Wikileaks http://www.wikileaks.com AA – Anna Ardin. One of the women accusing JA. Spokeswoman for ”Broderskapsrörelsen” (”The Brohterhood Movement” which is the Christian wing of the Social Democratic Party) AA´s cousin Mattias is Lt Colonel with the Swedish peace keeping forces in Afghanistan. http://www.socialdemokraterna.se/broderskap SW – [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fjulian-assange-tecavuz-davasi-ozet-ve-linkler-ingilizce-wikileaks-founder-julian-assange-accused-of-rape-in-sweden-summary%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fjulian-assange-tecavuz-davasi-ozet-ve-linkler-ingilizce-wikileaks-founder-julian-assange-accused-of-rape-in-sweden-summary%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><strong>People and web addresses:</strong></p>
<p>JA – Julian Assange. Founder of Wikileaks <a href="http://www.wikileaks.com" target="_blank">http://www.wikileaks.com</a></p>
<p>AA – Anna Ardin. One of the women accusing JA. Spokeswoman for ”Broderskapsrörelsen” (”The Brohterhood Movement” which is the Christian wing of the Social Democratic Party) AA´s cousin Mattias is Lt Colonel with the Swedish peace keeping forces in Afghanistan.  <a href="http://www.socialdemokraterna.se/broderskap" target="_blank">http://www.socialdemokraterna.se/broderskap</a></p>
<p>SW – Sofia Wilén. The second woman accusing JA. Lives in the town of Enköping, 50 miles north west of Stockholm. Since all police reports about her are classified, the identity of this woman has not been 100% verified.</p>
<p><a href="http://www.inmalafide.com/2010/12/08/anna-ardin-sofia-wilens-contact-information-and-addresses/" target="_blank">http://www.inmalafide.com/2010/12/08/anna-ardin-sofia-wilens-contact-information-and-addresses/</a></p>
<p>MHK &#8211; Maria Häljebo Kjellstrand, duty prosecutor in Stockholm City. Her husband works as a legal expert to Minister of Justice Beatrice Ask.</p>
<p>EF – Eva Finné, Chief Prosecutor.</p>
<p>CB – Claes Borgström. Legal representative of AA och SW</p>
<p>LS – Leif Silbersky. Legal representative of JA until Sep 7.</p>
<p>BH &#8211; Björn Hurtig. Legal representative of JA from Sep 7.</p>
<p>MN – Marianne Ny. Head of the Public Prosecutor&#8217;s Office; Development Unit in Gothenburg. Handles the appeal from CB.</p>
<p>Prosecutors office: <a href="http://www.aklagare.se/" target="_blank">http://www.aklagare.se/</a> (Some statements regarding JA are in English).</p>
<p><strong>Background:</strong></p>
<p>JA is on a longer stay in Sweden for various reasons. Among other things, he will speak at a “Brotherhood” seminar. AA handles JAs invitation and is in contact with JA before the visit. It is generally believed that JA spends his first nights in AAs apartment in Stockholm. (Fri, Aug 13 – Mon, Aug 16?). Probably even Wed night, Aug 17 – Friday, Aug 19. AA is probably working outside of Stockholm some of these days.</p>
<p><strong>Friday Aug 13:</strong></p>
<p>During this night (or maybe during the night between Saturday and Sunday), the incident that makes AA report JA to the police, occurs.</p>
<p><strong>Saturday, Aug 14:</strong></p>
<p>- JA delivers his speech at the Brotherhood seminar. SW acts as a photographer during the seminar although it seems as she has not been invited as a photographer. SW manages to get invited to the lunch (with JA) held after the seminar.</p>
<p>- JA och SW hang out in the afternoon.</p>
<p>- Crayfish party in the home of AA in the evening. Participants:</p>
<p>AA<br />
JA<br />
Possibly: Pirate Party member 1 (The Pirate Party is a small, Swedish Political Party).<br />
Possibly: Pirate Party member 2<br />
Possibly journalist 1<br />
Possibly journalist 2<br />
Perhaps a few more persons.</p>
<p><strong>Monday, Aug 16:</strong></p>
<p>JA travels by train with SW to Enköping and stays the night in her home. During the night or in the morning, the incident that makes SW report JA to the police, occurs.</p>
<p><strong>Wednesday, Aug 18:</strong></p>
<p>AA and SW – who have not met before according to their own statements – get in touch during the day (or maybe during Thu, Aug 19). Then the following happens:</p>
<p><strong>Friday, Aug 20:</strong></p>
<p>- During the afternoon (possibly around 2 p.m.) AA and SW enter the Klara Police Station in central Stockholm to discuss some things they say they have experienced while being with JA.<br />
- The police officer handling the case creates one report concerning rape involving SW and one concerning molestation (which is not necessarily a sexually related crime in Sweden) involving AA..<br />
- Rumours say that AA claims that JA intentionally broke a condom. (Later, JA denies this while being interrogated by the police).<br />
- MHK decides to arrest JA in his absence for one count of rape and one count of sexual molestation.<br />
- Within hours, someone leaks information about MHKs decision (including JAs name) to tabloid ”Expressen”.<br />
- Against good practice, MHK confirms the story when a reporter from Expressen calls her. Her excuse seems to be that she got the impression that Expressen already knew all the details, and thus, she might just as well confirm(!).<br />
- Within 24 hours, the story is in the media all over the world.<br />
- The soruce/leak is still unidentified.<br />
- Perhaps SW takes a test for some diseases.</p>
<p><strong>Saturday, Aug 21:</strong></p>
<p>- Chief prosecutor EF cancels the arrest warrant for JA. Says EF: “I do not believe that there is any reason so suspect him of rape”. The report on molestation remains, but it is now unclear whether it is considered sexual or not..<br />
- <a href="http://www.aklagare.se/Media/Nyheter/Anhallen-i-sin-franvaro/" target="_blank">http://www.aklagare.se/Media/Nyheter/Anhallen-i-sin-franvaro/</a></p>
<p><strong>Tuesday, Aug 24:</strong><br />
-	Attorney Claes Borgström (CB) is suggested as legal representative of AA and SW.<br />
-	Attorney Leif Silbersky (LS) is suggested as legal representative of JA<br />
-	At <a href="http://rebellabloggen.wordpress.com/2010/08/24/wikileakshjaltar-kan-ocksa-gora-puckade-saker/" target="_blank">http://rebellabloggen.wordpress.com/2010/08/24/wikileakshjaltar-kan-ocksa-gora-puckade-saker/</a> (a blog for young feminists from the social democratic party) blogger Sara Gunnerud publishes what seems to be AAs version of what happened. It gives the impression that JA has had unsafe sex against AAs will. And that AA and SW went to the police to find out if it possible to force JA to take a test för sexually transferred diseases (STD). Sara Gunnerud also gives a negative description of JAs attitude towards women. But she gives praise to Wikileaks.</p>
<p><strong>Wendesday, Aug 25:</strong></p>
<p>-	EF issues a statement where she announces that a preliminary investigation concerning one count of molestation (the word “sexual” is not mentioned) will be opened.<br />
-	As to the rape charges, EF says that she does not question the information delivered by SW, but that this information is such that there is no suspicion of rape at hand. Link: <a href="http://www.aklagare.se/Media/Nyheter/Beslut-i-Assangearendet-onsdag/" target="_blank">http://www.aklagare.se/Media/Nyheter/Beslut-i-Assangearendet-onsdag/</a><br />
-	In conversation with LS, JA says that he is completely innocent both from a legal point of view and from a moral one. He also adds that he has already suffered “enormous damage” from what has occurred.</p>
<p><strong>Friday, Aug 27:</strong></p>
<p>- Just before swedish authorities close their offices for the weekend, CB delivers an appeal of EFs decision. CB now requests that JA be charged with two counts of rape, one against AA and one against SW</p>
<p><strong>Sunday, Aug 29 – Tuesday, Aug 31:</strong></p>
<p>- According to Swedish newspaper Resumé, the first hint to tabloid Expressen came by SMS from a source which is yet to be identified. The SMS was delivered to free lance photographer Stefan Söderström who was at the governmental residence of Harpsund for a gathering with the Swedish government. Also at Harpsund was political journalist Niklas Svensson who works for Expressen. Svensson informs Expressen reporter Diamant Salihu, who digs up more information by contacting at least one other source. Then he calls duty prosecutor MHK who, inexplicably, confirms the fact that JA is arrested in his absence.<br />
- According to a stubborn rumour from several sources, the incident between SW and JA should be that they had unsafe sex. It is not known whether, or in which way, safe sex had been agreed upon between the parties.</p>
<p><strong>Monday, aug 30:</strong></p>
<p>-JA is interrogated about the molestation charge against AA (but not about the rape charges). The charge seems to be that JA deliberately made a hole in a condom. JA denies doing so. Expressen publishes parts of the interrogation: <a href="http://www.expressen.se/nyheter/1.2118961/har-ar-forhoret-med-assange-ord-for-ord" target="_blank">http://www.expressen.se/nyheter/1.2118961/har-ar-forhoret-med-assange-ord-for-ord</a></p>
<p><strong>Wednesday, Sep 1:</strong></p>
<p>- The case has now been handed over to the Public Prosecutor&#8217;s Office´s “Development Unit” in Gothenburg, where the head of the department, Chief Prescutor Marianne Ny (MN) decides to reopen the preliminary investigation of one count of rape (against SW) and that the preliminary investigation of one count of molestation (against AA) is to be reopened and expanded to include “all events” in the police report.<br />
<a href="http://www.aklagare.se/Media/Nyheter/Overprovningsbeslut-i-Assangearendet/" target="_blank">http://www.aklagare.se/Media/Nyheter/Overprovningsbeslut-i-Assangearendet/</a></p>
<p><strong>Friday, Aug 3:</strong></p>
<p>- SW is interrogated a second time about the alleged rape.<br />
- MN and her assistant prosecutor go through all existing material</p>
<p><strong>Monday, Sep 6:</strong></p>
<p>- JA requests that his legal representative LS be replaced by attorney Björn Hurtig (BH).</p>
<p><strong>Tusesday, Sep 7:</strong></p>
<p>- JA is granted the switch from LS to BH.</p>
<p><strong>Saturday, Sep 11:</strong></p>
<p>In an interview in the legal newspaper “Dagens Juridik” (a low profile newspaper for the legal community), BH says that his client has received a very unfair treatment from the authorities and that he will surely demand compensation from the state. <a href="http://www.dagensjuridik.se/2010/09/hurtig-assange-kommer-vilja-krava-kompensation-av-staten" target="_blank">http://www.dagensjuridik.se/2010/09/hurtig-assange-kommer-vilja-krava-kompensation-av-staten</a></p>
<p>Got to have a little fun, too: Have you noticed the fact that the Christian Wing of the Social Democratic Party has the word “Brotherhood” in its name? No sisters allowed?</p>
<p>Prepared by <a href="https://www.flashback.org/u448097" target="_blank">DeLorean</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/julian-assange-tecavuz-davasi-ozet-ve-linkler-ingilizce-wikileaks-founder-julian-assange-accused-of-rape-in-sweden-summary/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wikileaks Kullanma Kılavuzu</title>
		<link>http://postdijital.com/wikileaks-kullanma-kilavuzu/</link>
		<comments>http://postdijital.com/wikileaks-kullanma-kilavuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Dec 2010 21:07:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[Geleneksel medya mensuplarının, benim gibi sıradan vatandaşların ve de devlet adamlarından bazılarının Wikileaks&#8217;in ne olduğu ve olmadığı, hangi tarafta durduğu, ideolojisi ve yöntemleri konusunda bazı kafa karışıklıkları içinde olduklarını gözlemliyorum. Collateral Murder sızıntısı olduğu zaman her şey bu kadar birbirine girmemişti. Bu seferki Cable Gate adlı sızıntının içerdiği doküman sayısı 250 bini aşıyor ve Collateral [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-kullanma-kilavuzu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-kullanma-kilavuzu%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Geleneksel medya mensuplarının, benim gibi sıradan vatandaşların ve de devlet adamlarından bazılarının Wikileaks&#8217;in ne olduğu ve olmadığı, hangi tarafta durduğu, ideolojisi ve yöntemleri konusunda bazı kafa karışıklıkları içinde olduklarını gözlemliyorum.</p>
<p><a href="http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/" target="_self">Collateral Murder</a> sızıntısı olduğu zaman her şey bu kadar birbirine girmemişti. Bu seferki <a href="http://wikileaks.ch/cablegate.html" target="_blank">Cable Gate</a> adlı sızıntının içerdiği doküman sayısı 250 bini aşıyor ve Collateral Murder&#8217;daki kadar sınırlı bir hedefi kapsamıyor. Belki de bu yüzden, sızıntının üzerinden az zaman geçmesine rağmen kafalarda oldukça fazla soru işareti belirmeye başladı. Aslında şöyle bir geriye yaslanıp, Wikileaks&#8217;in genel duruşuna baksak, belki de bu içine düştüğümüz karmaşıklığı aşabileceğiz.</p>
<p>Bir kere Wikileaks&#8217;in ismindeki &#8221;wiki&#8221; bizlere tabii ki bir yerde wikipedia&#8217;yı çağrıştırıyor. Ancak bu wikiye katkı yapan kişiler sıradan insanlar değil. Ellerinde şu veya bu şekilde bazı güçler tarafından gizli tutulmak istenen belgeler bulunduran kişiler bunlar. Wikileaks, bu enformasyonun özgür ve şeffaf bir biçimde sunulduğu bir <strong>enformasyon kanalı</strong> izlenimi veriyor. Bu yanlış değil. Ancak bu kadar tek yönlü bakamayız.</p>
<h2><strong>Wikileaks, Geleneksel Medyaya Araştırmacı ve Tarafsız Yayıncılık İlkesini Getirmek İstiyor</strong></h2>
<p>Görmemiz gereken önemli bir unsur, Wikileaks&#8217;in <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Investigative_journalism" target="_blank">araştırmacı habercilik (Investigative journalism)</a> dediğimiz habercilik idealine inanan, önem veren bir organizasyon olduğu.  Wikileaks&#8217;e göre bugünkü medya artık bu idealden sapmıştır. İşte bu nedenle araştırmacı ve sorgulayıcı haberciliği geri getirmek, geleneksel medyayı buna zorlamak gibi bir misyonu üzerinde gördüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.</p>
<p>Bazı ülkelerde haber kaynaklarının anonimliği garanti edilemiyor medya tarafından. Yasalar buna elvermiyor ya da görünüşte elverse de pratikte elvermiyor.</p>
<p>Ayrıca elinde sansasyonel bilgilerle Washington Post&#8217;a, Le Monde&#8217;a veya Hürriyet&#8217;e başvuran bir kişi, sözkonusu gazetelerin bu haberi yapacağından da emin olamaz. Çok sık verdiğim bir örnek ama, Türkiye&#8217;deki gazeteler daha kendi bağlı bulundukları yayın kuruluşunda yayımlanmayacak canlı spor karşılaşmalarını dahi haber olarak vermiyorlar. Bir Avrupa Kupası gecesi öncesinde, Türkiye&#8217;nin en çok satan gazetelerinin spor sayfalarına bir göz gezdirin bakalım. Maçın verileceği kanalı bulan olursa bravo!</p>
<p>Bu az veya çok dünyanın her ülkesinde biraz böyle oldu artık. Gazetecilik okullarında <em><strong>consequence neutrality</strong></em> okutuluyor. Ancak branşta <span style="text-decoration: underline;">&#8216;kesinlikle uyulması gereken&#8217;</span> bir ilke olarak görülmekten çok, bu prensibin üzerine boş laflar döndürülüyor. C<em>onsequence neutrality </em> kısaca, habercinin bir haberi yaparken elinde ne bilgi varsa paylaşması, Vereceğiniz haberden A nın çıkar sağlayıp, B nin zarar görecek olması sizi ilgilendirmez haberci olarak.</p>
<h2><strong>Wikileaks Geleneksel Medyanın Yerini Almaya mı Çalışıyor?</strong></h2>
<p>FriendFeed&#8217;de tartışırken biri şöyle dedi:</p>
<blockquote><p>Wikileaks bunları sızdırdı ama halka ulaşması için yine konvansiyonel/geleneksel medyaya ihtiyacı var</p></blockquote>
<p>Bir yerde yanlış değil. Wikileaks&#8217;in <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Investigative_journalism" target="_blank">araştırmacı habercilik </a> idealine inanan, önem veren bir organizasyon olduğunu yukarda söyledim. Ama<strong><em> &#8221;bir organizasyon&#8221; </em></strong>dedim, klasik anlamda bir medya kuruluşu değil. Evet medya değişiyor, şartlar farklılaşıyor. İnternet medyası, bildiğimiz geleneksel medyadan tamamen ayrı dinamiklere sahip bir medya.</p>
<p>Ancak şu anda Wikileaks, geleneksel medyanın bir partneri, ortağı, leverantörü, aracısı&#8230;  Zincir şöyle çalışıyor genel hatlarıyla:</p>
<p>Enformasyonu kaynağından sızdıran kişi, kendi güvenliğini tehlikeye atmadan bu enformasyonun yayımlanmasını ve dağıtımını aracı olarak Wikileaks&#8217;e bırakıyor. Wikileaks ise &#8221;güvenilir ve tarafsız&#8221; olmak  konusunda kendine bir profil oluşturmuş durumda. Dokümanların güvenilirliliği, inanılırlılığı wikileaks bünyesinde araştırıldıktan sonra enformasyon belli bir düzenleme ile ama yine de çiğ olarak,  (işlenmek üzere) geleneksel medya kuruluşlarının önüne sunuluyor. Bundan sonra top onlarda.</p>
<p>Top onlarda ama bazı medya mensuplarının topun kimde olduğunu ve o topla ne yapacaklarını hala anlamamış olduklarını görüyoruz. Eğer anlamazlıktan gelmiyorlarsa&#8230;</p>
<p>250 bin küsür doküman içinden Türkiye&#8217;yi ilgilendirenler daha ilk saatlerde belli oldu. Buna rağmen sızıntının üzerinden günler geçtiği halde  &#8217;<strong><em>&#8216;Erdoğan&#8217;ın İsviçre banka hesapları&#8221;</em></strong> ne Milliyet, ne Hürriyet, ne Radikal, ne Cumhuriyet, ne de çok satmakla, birinci olmakla böbürlenen gazetelerde derinlemesine işlendi.</p>
<p>Yine spesifik olarak Hürriyet Gazetesi&#8217;ni alacak olursam, banka hesaplarını haber yapmazken, internet sitesinde başbakan Erdoğan&#8217;ın <strong><em><a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16420528.asp?gid=373" target="_blank">&#8221;ispatlamayan alçaktır, yabancıların attığı çamura inanıp benden şüphe duyanlar vatan hainidir&#8221;</a></em></strong> temalı, 1 koca sayfalık açıklamasını koymuş.</p>
<p>Tabii başbakanın kaçırdığı nokta, Wikileaks&#8217;in bir şey ispatlamak durumunda olmaması. Çünkü Wikileaks iddia eden taraf değil. Amerikan diplomasisinde konusu geçmiş bir konuyu olduğu gibi ortaya koymaktan başka bir şey yapmıyor. Burada üzerine görev düşenler, geleneksel medyanın mensupları. Böyle bir şey var mı, yok mu araştıracaklar, iddialarda bulunacaklar.</p>
<p>Gel gör ki, kolları sıvayıp işe koyulacaklarına paranoyanın esiri olup, Wikileaks&#8217;i yeni dünya düzeninde siyonist oyunun bir parçası olarak veya ABD ye hizmet eden bir organizasyon olarak görmek, eski medyanın bir kesiminin kendi ezberlerini bozamadıklarını gösteriyor.</p>
<p>Vietnam&#8217;ın üzerinden 40 yıl geçti. Yine de her açıklayamadığı, anlayamadığı olayın arkasına fundamentalist dindarların inançlarını koyup, o dar pencereden bakması gibi, &#8216;Amerika&#8217; yı koyarak işin kolayına kaçmaları biraz kabak tadı verdi açıkcası.</p>
<p>Sonuç olarak bu bağlamda Wikileaks ile geleneksel medyayı ayırmak gerekli.  Geleneksel medyanın yapması gereken bazı temel ve önemli şeylere kendisi soyunmuştur Wikileaks, ancak şu anki haliyle geleneksel medyanın yerine oynamıyor bana kalırsa. Ama onlara yer gösteriyor mu? Evet! Habercilik dediğimiz köklü ancak amacından sapmış bir kuruma durması gereken çizgiyi gösteriyor. Ancak yeni ve öncüsünün kendisi olduğu bir alanda ona kendi durduğumuz yerden, çok sağlam analizler yapmadan görev biçmenin sağlıklı olmadığını düşünüyorum.</p>
<p>Wikileaks yeni medya mı olacak diye sormadan önce, ilk olarak elimizdekileri ne yapacağımıza bakalım. Hatta kendileri baksınlar&#8230;</p>
<p>Şu soruları sorarak başlayabilirler:</p>
<p>- Milyar dolarlık medya plazalarımızın matbaaları, bağışlarla ayakta duran bir internet sitesinin yayınladığı haberleri basıyor. Bu bizi rahatsız ediyor mu? Yoksa böylesi daha mı konforlu?</p>
<p>- Yukardaki soruya bağlı olarak; eğer bu durumdan bir rahatsızlık duymuyorsak, ilerde kağıda basılı haberin devri geçtiğinde bizim de devrimizin geçeceğini kabul ediyor muyuz? Böyle bir risk varsa bunu değiştirmek için bir şeyler yapmamız gerekiyor mu?</p>
<p>- İnternet sitesinden aldığımız bilgileri aynen basmak yerine içini biraz da biz doldurup, konuları genişletip, araştırmalarla zenginleştirebilir miyiz? Ve hatta o bilgileri çürütebilir miyiz? Böyle bir planımız var mı, yoksa yalnızca matbaa görevi görmekten memnun muyuz?</p>
<h2><strong>Wikileaks&#8217;in Enformasyon Kaynağı Olarak Sorumlulukları</strong></h2>
<p>İlk bakışta biraz önce söylediğimle çelişir gibi duracak belki ama, Wikileaks&#8217;in soyunduğu misyon ve geleneksel medya ile belli ölçüde pragmatizme dayanan bir alışveriş içinde olması, ona bir anlamda bazı habercilik ilkelerine uymak zorunluluğu da getiriyor.</p>
<p>Belki hatırlamıyorsunuz, ancak Afganistan Savaşı ile ilgili dokümanları sızdırdıklarında bazı isimler de açığa çıkmıştı. Bu dokümanları geri çektiler ve yayımlanması ile hayati tehlikeye atılan isimleri kaldırdıktan sonra yeniden sızdırdılar. Ayrıca bugün için Wikileaks eline gelen her enformasyonu da sansasyonel olsun diye salmıyor ortalığa. Fundamentalist bir habercilik anlayışı ile enformasyonun inandırıcılığı ve doğruluğu araştırılıyor. Ayrıca yeni bir neslin, türün öncüsü olarak Wikleaks&#8217;in kendi yaptığı işlerden yeni tecrübeler edinip, henüz &#8221;öğrenme aşamasında&#8221; olduğunu bile söyleyeniliriz.</p>
<h2><strong>Wikileaks Politik Olarak Nerede Duruyor?</strong></h2>
<p>Wikileaks&#8217;in görüşü şu:</p>
<blockquote><p><strong>Enformasyon savaşında, dünya devletleri ve onların istihbarat birimleri, sıradan vatandaşa karşı zaten üstündüler. Bu eşitsizliği düzlemek lazım. Bunu da biz yapacağız, bunun için çalışacağız. Biz sade vatandaşın yanındayız. Medya şirketlerinin, kartellerin, lobilerin hizmetinde değiliz. Gerçeklerin tarafsız bir şekilde ortaya serilmesini istiyoruz</strong>.</p></blockquote>
<p>Bunun  politik bir duruş olmadığını söylemezsiniz.</p>
<p>Benzer politik duruş hangi grubun belirgin özelliğiydi bugüne kadar? İlginçtir, sosyalist devletlerde değil ama sosyalist olmayan ülkelerdeki sol gruplar bugüne kadar özgürlüğün, sade vatandaşın yanında olan gruptu.</p>
<p>Ancak bakın Wikileaks &#8216;in kurucusu <a href="http://blogs.forbes.com/andygreenberg/2010/11/29/an-interview-with-wikileaks-julian-assange/" target="_blank">Julian Assange ne diyor</a>?</p>
<blockquote><p>WikiLeaks is designed to make capitalism more free and ethical</p></blockquote>
<p>Hoppala! 40 yıllık ezber bu kadar kolay mı bozulacak? Ne kadar zor, ne kadar kolay bozulur bu ezber bilmiyorum. Ancak bu ırmağın yönünün değişmeyeceği daha kuvvetli bir ihtimal.</p>
<p>Son olarak;</p>
<h2>Wikileaks, Julian Assange değil</h2>
<p>Organizasyonda çalışan bir sürü insan var. Son dönemde organizasyonun, Assange&#8217;ın kişisel profili çevresinde değerlendirilmesinin hem avantajları, hem de dezantajları olacaktır. Daha şimdiden organizasyon kendi içinde bazı hesaplaşmalar olduğu biliniyor.</p>
<p>Detayları henüz fazla bilmemekle birlikte, Assange&#8217;ın taciz ve tecavüz iddiaları ile İsveç&#8217;de yaşadığı problem, organizasyon içinde belli ağırlığı olan İzlandalı kadın aktivist Birgita Jónsdóttir&#8217;in başını çektiği bir grup tarafından ayağının kaydırılması için gerekli kaygan zemini sağlayabilir. Eklemekte fayda var, feminist olan Jónsdóttir geçen sene İzlanda&#8217;da striptiz kulüplerinin kapatılması için aktif biçimde çalıştı ve başarılı oldu. Meclise önergeyi veren kişiydi de aynı zamanda. Tecavüz davası ile birlikte tartışmaya açılan Assange&#8217;ın &#8221;kadınlara bakış açısı&#8221; henüz söylentilerden ibaret olsa da  Jónsdóttir &amp; co tarafından mutlaka aleyhine kullanılacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/wikileaks-kullanma-kilavuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reyis&#8217;in Kendisi Üşüyor Şimdi</title>
		<link>http://postdijital.com/reyisin-kendisi-usuyor-simdi/</link>
		<comments>http://postdijital.com/reyisin-kendisi-usuyor-simdi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 12:46:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[troll]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Bak seeeen! Demek Ahmedinecad’ı Hitler’e benzetiyormuş Amerikalı diplomatlar? Mother Russia’nın karizmatik lideri Putin ise bildiğin Alfa erkeği imiş. Hani şu kokteyllerde tüm kadınların şampanya kadehini dudaklarına götürürken eşlerinin yanında gözucu ile kestikleri erkeklerden… Bize dokunur tarafında ne var? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’de 8 ayrı banka hesabı olduğu bilgisi mi? Bu bilgiyi bulmak için dokümanların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Freyisin-kendisi-usuyor-simdi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Freyisin-kendisi-usuyor-simdi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Bak seeeen! Demek Ahmedinecad’ı Hitler’e benzetiyormuş Amerikalı diplomatlar? Mother Russia’nın karizmatik lideri Putin ise bildiğin Alfa erkeği imiş. Hani şu kokteyllerde tüm kadınların şampanya kadehini dudaklarına götürürken eşlerinin yanında gözucu ile kestikleri erkeklerden…</p>
<p>Bize dokunur tarafında ne var? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’de 8 ayrı banka hesabı olduğu bilgisi mi? Bu bilgiyi bulmak için dokümanların verildiği linkleri kendi elinizle taramanız gerekiyor. Dün Türkiye medyasının bir nabzını yoklayayım dedim. Hürriyet gazetesi, Wikileaks’i manşete koymuş internet sitesinde. Altını da gak-gukla doldurmuşlar ama başbakanın İsviçre&#8217;deki 8 ayrı banka hesabını ‘es geçmişler’. Belki Wikileaks&#8217;de olmayan bilgiye, yani Erdoğan&#8217;ın o hesapları, hesap işletim ücreti alınmasın diye boş tutması bilgisine Hürriyet sahip olduğu için bu yalan haberi vermek gereği duymamıştır.</p>
<p>Dünya için Wikileaks’in bu yeni sızıntısı belki yalnızca bir keçi boynuzu tadında. Ancak o keçiboynuzundan tadı almak için geleneksel medyayı kullananlar yine samanla geviş getiriyor. Kendi işini kendin görmen lazım bu devirde. Bırak ihtiyar babacığın evdeki kanepesinde gözlüklerini takıp gazetesini okusun, kumanda aleti ile tv kanallarını gezsin. Nasılolsa bir süre sonra ilgisi dağılacaktır.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, Libya’ya gitmek üzere tayyareye binmeden önce <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16401795.asp?gid=373" target="_blank">basına demeç veriyor</a>.<strong><em> &#8221;Site önce eteğindekileri döksün, sonra ciddiyetine bakarız’’</em></strong> diyor. Çünkü Wikileaks’in ciddiliği tartışılırmış.</p>
<p>Başa bakan birinin, senin ihtiyar babanın kanepesinde yaptığı gibi olan biteni basından takip etmesi ne kadar doğru bilemem. Sonuçta eski medyaya demeç veriyorsun. Bir şeyleri bilmiyor olman, bir şeyleri bilmeyen insanlara hitab ettiğin için sorun yaratmaz. Ancak en azından bu sızıntının ABD de devlete çalışan 3 milyon insanın kullandığı bir intranetteki bilgilerin dökümü olması, başbakanın wikileaks’e giydirmeye çalıştığı troll gömleğine uymuyor. Yani burada 251 287 adet dokümandan bahsediyoruz..   261 276 536 kelime. &#8221;<strong><em>Boru değil&#8221;</em></strong> desem, avam kaçar mı? Kimse ‘gayr-i ciddi’ olmak için bu kadar zahmete girmez galiba.</p>
<p>Dediğim gibi.. Dikkat çekecek bir bilgi yok bu sızıntıda. Hepsini incelemedim tabii ama bizim yerimize inceleyenlerin de bir şeye rastlayacakları şüpheli. FriendFeed’e gizli gruplar patlatıldığında daha juicy details çıkıyor ortaya.</p>
<p>Ancak bu, devlet-vatandaş ilişkilerinde bir devrim sürecinden geçtiğimiz gerçeğini değiştirmiyor. Bence Wikileaks’in her yaptığı sızıntıyı ayrı bir tarafa, oyuna getirdiği yeni kuralları da başka tarafa koyup değerlendirmek lazım.</p>
<div id="attachment_178" class="wp-caption aligncenter" style="width: 450px"><a href="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/11/reyis.jpeg" rel="prettyPhoto[171]"><img class="size-full wp-image-178" title="I See You Asshole!" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/11/reyis.jpeg" alt="Reyis seni görüyordu. Şimdi sen onu görüyorsun." width="440" height="293" /></a><p class="wp-caption-text">Saklayacak bir şeyin yoksa, korkacak bir şeyin de yok! Seni görüyorum...</p></div>
<p>Burada devletlerin ve devlet adamlarının, diplomatların bir prestij, itibar kaybı sözkonusu. Zaten bu sızıntının içeriğinden öte, yapılmış olması rahatsızlık verici olmalı ki Wikileaks, &#8216;birileri&#8217; tarafından DoS saldırıları ile zaman zaman erişilemez hale getirildi geçtiğimiz günlerde. Bazı ülkeler bununla yetinmeyip, erişime engel koydular. Fakat 251 287 adet doküman, kopyalanabilir haliyle torrent olarak duruyor ortalıkta.</p>
<p>Hani devletler vatandaşlarının haberleşmesini dinlerken <strong><em>‘saklayacak bir şeyin yoksa, korkacak bir şeyin de yok’</em></strong> mottosunu kullanıyorlar ya! Halk şimdi aynı motto’yu çevirip sokuyor, devreye…</p>
<p>İsveç dışişleri bakanı çok rahatsızmış. Diplomatların işini zorlaştırırmış bu tip şeyler. Artık devlete çalışan insanlar arasında bir tane hoşnutsuz kişinin olması bile pantolonun düşüp, kıçın açıkta kalması için yeterli. Poponun güzelliği, yuvarlaklığı, ısırılabilirliliği veya sivilceleri çok da önemli değil galiba. Bırakın da pantolonu düşürenin utancından keyif çıkaralım.</p>
<p>DDR de (Deutsche Demokratische Republik) huzur ve güven ortamı, devletin müreffeh olması ve kendi devamını güvence altına alması demekti. Ancak Teb&#8217;a bunun bedelini, sürekli gözetim altında tutulup, izlenmeden ötürü duyduğu çıplaklık hissi ve kendisinin sürekli bir şeyden şüpheli görülme durumu ile ödüyordu. Düşünün ki bunun rövanşını vermek 20 sene aldı. Bunda Wikileaks&#8217;in emeği büyük ..</p>
<p>Bırakın Reyis üşüsün şimdi. Zatürre olup geberir belki.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/reyisin-kendisi-usuyor-simdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>WikiLeaks ve Julian Assange Bin Ladin&#039;den Daha Tehlikeli</title>
		<link>http://postdijital.com/wikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli/</link>
		<comments>http://postdijital.com/wikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 17:58:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Gizlice ve aceleyle makinede yıkanıp, üzerindeki kanlardan temizlenmek istenen 75,000 adet Made in USA &#38; EU markalı don ve atlet,  Julian Assange tarafından çamaşırhaneden çalınıp, mahallelinin görebileceği şekilde balkona asıldı. Şüphesiz  &#8221;Amerikalı&#8221; ve &#8221;gururlu&#8221; olmanın zor olduğu günler bu günler. Üstelik omuzlarında madalya ve kartal taşıyanların karşısındaki, bu sefer sakallı, türbanlı, mağarada yaşayan bir ucube [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Gizlice ve aceleyle makinede yıkanıp, üzerindeki kanlardan temizlenmek istenen 75,000 adet <strong>Made in USA &amp; EU</strong> markalı don ve atlet,  <strong>Julian Assange</strong> tarafından çamaşırhaneden çalınıp, mahallelinin görebileceği şekilde <a href="http://wardiary.wikileaks.org/" target="_blank">balkona asıldı</a>.</p>
<p>Şüphesiz  <strong><em>&#8221;Amerikalı&#8221;</em></strong> ve <strong><em>&#8221;gururlu&#8221;</em></strong> olmanın zor olduğu günler bu günler. Üstelik omuzlarında madalya ve kartal taşıyanların karşısındaki, bu sefer sakallı, türbanlı, mağarada yaşayan bir ucube de değil. <strong>Julian Assange</strong>&#8216;ı tv de dikkatle izlediniz mi? Esmer değil, açık tenli, temiz yüzlü ve karşısındakini sinirden çıldırtacak kadar sakin duruşunun yanında üzerindeki cekete de gözüm ilişti. Estetik zevki olan biri Julian. Batı&#8217;nın kendi içinden sayacağı, yadsımayacağı bir profil. Nasıl olacak da bu imaja saldıracak ABD?</p>
<p>O kadar zıt ki bu görüntü, ABD yetkililerinin yıllardır medyada sahnelemeye çalıştıkları oyuna ve bu oyunun kuklalarına&#8230; Bu kadar stresi, aşağılanmayı kaldıramayıp, içine düştükleri bu çıkılmaz durumda aptalca bir şeyler yapmalarını bekledim birkaç gündür.</p>
<p>Sonunda yumurta yumurtlandı:</p>
<p>Geri kalmış, demokrasi yoksunu addedilen Afganistan ve Irak&#8217;dan sonra dünyanın en eski demokrasilerinden birine sahip İzlanda&#8217;ya karşı da bir çeşit güç kullanımı gündemde Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde.</p>
<p>Washington Post&#8217;da, 3 ağustos tarihli <strong><em><a href="http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2010/08/02/AR2010080202627.html" target="_blank">&#8221;Wikileaks Must Be Stopped&#8221;</a></em></strong> başlıklı bir makale var. Bu makalenin yazarı herhangi biri değil. <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Marc_Thiessen" target="_blank">Marc A. Thiessen</a></strong>, bir zamanlar Bush&#8217;un konuşmalarını kaleme alan, şimdilerde ise <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/American_Enterprise_Institute" target="_blank">American Enterprise Institute</a></strong> adlı muhafazakar bir politik enstitünün önde gelenlerinden. Wikipedia&#8217;da bu enstitü ile ilgili maddeye baktınızda son derece ironik bir açıklama ile karşı karşıya kalıyorsunuz.</p>
<blockquote><p>Its stated mission is &#8220;to defend the principles and improve the institutions of American freedom and democratic capitalism—limited government, private enterprise, individual liberty and responsibility, vigilant and effective defense and foreign policies, political accountability, and open debate.</p></blockquote>
<p>Hah!!! Ton balıklı salatanın içinde de asla yeterli miktarda ton balığı bulamazsınız! Böyle bir şey olmuş bu enstitünün tanımı da&#8230; Neden ironik, birazdan daha da açıkca göreceksiniz.</p>
<p>Bağlı bulunduğu enstitüyü tanımlamakta kullanılan <strong>individual liberty </strong> ve <strong>open debate</strong> gibi kavramlar bakın nasıl tezahür etmiş eski kurt Thiessen&#8217;de.</p>
<p>Marc Thiessen, her şeyden önce Wikileaks&#8217;ın &#8221;habercilikle&#8221; falan uğraşmadığını, kriminal bir organizasyon olduğunun altını çizmiş. <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Julian_Assange" target="_blank">Julian Assange</a></strong> özellikle hedef gösteriliyor makalede. Bütün bir yazıda, ABD nin Wikileaks&#8217;e karşı alması olası önlemler gözden geçiriliyor. Bu yapılırken, klasik  faşist anlayışı ile aba altından sopa gösterme de bir yöntem olarak kullanılıyor. Şu cümlelere dikkat:</p>
<blockquote><p>Assange is a non-U.S. citizen operating outside the territory of the United States. This means the government has a wide range of options for dealing with him. It can employ not only law enforcement but also intelligence and military assets to bring Assange to justice and put his criminal syndicate out of business.<br />
…<br />
Assange seems to believe, incorrectly, that he is immune to arrest so long as he stays outside the United States. He leads a nomadic existence, operating in countries such as Sweden, Belgium and Iceland, where he believes he enjoys the protection of “beneficial laws.”</p></blockquote>
<p>Hedef gösterilen ülkeler Nato üyesi. Bunların arasında İzlanda&#8217;yı ayrı bir yere koyalım. İzlanda&#8217;nın şimşekleri üzerine çekmesinin başlıca sebepleri arasında <strong><a href="http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/">Collateral Murder</a></strong> videosunun sızmasında bu ülkenin bas olarak kullanılışı var. Ayrıca bu da yetmezmiş gibi İzlanda parlamentosu ülkeyi özgür ve bağımsız haberciliğin cenneti yapacak <strong><a href="http://immi.is/?l=en" target="_blank">Icelandic Modern Media Initiative</a></strong>&#8216;i geçtiğimiz aylarda kabul etti. Bu kabul edilen tasarının maddelerine kısa bir bakış, Thiessen&#8217;in adresi aslında çok doğru seçtiğini de gösteriyor.</p>
<p>* the Icelandic Prize for Freedom of Expression<br />
* Protection from &#8220;libel tourism&#8221; and other extrajudicial abuses<br />
* Protection of intermediaries (internet service providers)<br />
* Statute of limitations on publishing liabilities<br />
* Virtual limited liability companies<br />
* Whistle-blower protections<br />
* Source protection<br />
* Source-journalist communications protection<br />
* Limiting prior restraint<br />
* Process protections<br />
* Ultra-modern Freedom of Information Act</p>
<p>Eğer İzlanda, İsveç ve Belçika ABD nin diplomatik baskıları sonucunda Julian Assange&#8217;ı tutuklayıp iade etmezse iş yine başa düşüyor. <a href="http://swampland.blogs.time.com/2010/08/02/should-the-u-s-kidnap-wikileaks-founder-julian-assange/" target="_blank">Özel bir kuvvet Assange&#8217;ı yurtdışında tuzağa düşürüp kaçıracak</a>. Özel bir uçakla ülkeye getirilip yargıladıktan sonra Guantanamo&#8217;da mı yoksa başka bir yerde mi tutacaklar orasını siz tahmin ediverin.</p>
<p>Şaka değil, gerçek. Makaleyi okuyun&#8230;</p>
<blockquote><p>In other words, we do not need permission to apprehend Assange or his co-conspirators anywhere in the world.<br />
…<br />
Last year, the Obama administration stood up a new U.S. Cyber Command (<strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/United_States_Cyber_Command" target="_blank">USCYBERCOM</a></strong>) to “conduct full-spectrum military cyberspace operations” in defense of U.S. national security. With the stroke of his pen, the president can authorize USCYBERCOM to protect American and allied forces by eliminating WikiLeaks</p></blockquote>
<p>Yine de <strong>Thiessen</strong> kalemine hakim olmuş gazetedeki yazısında. Çünkü <a href="http://blog.american.com/?page_id=17659" target="_blank">kendi blogunda</a> aslında biraz daha farklı planları olduğunu da görmek mümkün. Hatta İzlanda&#8217;ya askeri bir güç gösterisi dahi düşünülebilir kılınmış. Mantık zinciri ise 9/11 den Bağdat&#8217;daki kan gölüne kadar olan süreci hatırlatıyor bana.</p>
<p>İzlanda&#8217;nın  <strong><a href="http://www.boingboing.net/2010/06/16/wikileaks-inspired-n.html" target="_blank">Icelandic Modern Media Initiative</a></strong><a href="http://www.boingboing.net/2010/06/16/wikileaks-inspired-n.html" target="_blank">&#8216;inin fikir babası </a><strong><a href="http://www.boingboing.net/2010/06/16/wikileaks-inspired-n.html" target="_blank">Wikileaks</a></strong>, dolayısıya Julian Assange. Assange&#8217;ı Bin Ladin, İzlanda&#8217;yı da Irak olarak değiştirirsek aynı hasta ruhun izlerinde buluyoruz kendimizi.</p>
<p>Şu da dikkat çekici:  İzlanda&#8217;nın bu yeni tasarıyla bir <strong>düşünce ve ifade özgürlüğü cenneti</strong> olması çok muhtemel görünüyor. Elinde güç bulunduran büyük bir kesimin buna tahammülü yok işte.</p>
<p>Haberler dünyadan, İzlanda&#8217;dan, Amerika&#8217;dan, Belçika&#8217;dan&#8230; Ama bu &#8221;gözünün önündeki merteği görmemek&#8221; değil. Aksine, örnekler dışardan olunca, kendi kapımızın önünde olan bitenin çok daha iyi anlaşılabileceği ve eksik taşların yerlerine oturtulabileceğini düşünüyorum.</p>
<p>Ülkemin güce ve birliğe tapan insanlarının da özgürlükler konusundaki tavırları farklı mı? Daha bugün bir tartışma yaşadık sosyal medyada.</p>
<p><strong><em>&#8221;Devlet benim anam değil, babam değil. Bana neyi okuyacağımı, neyi düşüneceğimi, neyi söyleyeceğimi baskı ile kabul ettiremez&#8221;</em></strong> düşüncesinin karşısında &#8216;<strong><em>&#8216;Allah devlete millete zeval vermesin, benim karnımı devlet doyuruyor&#8221;</em></strong> cular vardı. Kapı&#8217;ya kul ve köle olmanın bu kadar prim yapabiliyor olmasını şaşırtıcı buluyorum. Köle sahibinin pozisyonunu korumak için her şeyi yapmasını anlayabiliyorum ama kölenin köle kalmak için inadını anlamakta zorlanıyorum.</p>
<p>Thiessen&#8217;ler aramızda, köşe yazılarında, politikada. Şöyle bir durup nefeslenmek, düşünmek iyi olur. Kim inançları, değerleri ve sanatçının cebindeki parayı bahane ederek enformasyonun yolunu tıkıyor? Kim özgürlüklere karşı veya bunları şartlara bağlamaya çalışıyor?</p>
<p>Enformasyon yollarımızı tıkarlarken ve sansürlerken, iletişim yollarımızı dikizlerken argümanları neydi?</p>
<blockquote><p>Saklayacak bir şeyin yoksa, telaşlanacak bir şey de yok. Bu gürültü niye?</p></blockquote>
<p>Şimdi kendi silahlarıyla vuruldular. Madem saklayacak bir şeyleri yoktu da işi başka ülkelere operasyon düzenleyip adam kaçırmaya kadar götürecek bu hiddet ve celal niye?</p>
<p>Deniz ve yol bitti. Bundan sonrası, bazıları için tepe taklak&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/wikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Times Nasıl İntranet Oldu?</title>
		<link>http://postdijital.com/the-times-nasil-intranet-oldu/</link>
		<comments>http://postdijital.com/the-times-nasil-intranet-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 16:39:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[Murdoch&#8217;un The Times&#8216;ının internette paralı üyeliğe geçişi, belki de sosyal paylaşım ağlarından birinde üç beş rakam ile haber olarak ele alınacak, ayaküstü tartışılacak bir konu. Ancak yine de  bloga almayı uygun buldum. Bugün elimizde olan rakamları, bundan tam bir yıl sonra, The Times a ait yeni rakamlarla karşılaştırırken, bugün ne yazmışım diye geriye dönüp bakmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fthe-times-nasil-intranet-oldu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fthe-times-nasil-intranet-oldu%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Murdoch&#8217;un <strong><a href="http://www.thetimes.co.uk/" target="_blank">The Times</a></strong>&#8216;ının internette paralı üyeliğe geçişi, belki de sosyal paylaşım ağlarından birinde üç beş rakam ile haber olarak ele alınacak, ayaküstü tartışılacak bir konu. Ancak yine de  bloga almayı uygun buldum. Bugün elimizde olan rakamları, bundan tam bir yıl sonra, The Times a ait yeni rakamlarla karşılaştırırken, bugün ne yazmışım diye geriye dönüp bakmak ve <strong><em>&#8221;ben demiştim&#8221;</em></strong> diyebilmek zevkli olur.</p>
<p><strong>Rupert Murdoch</strong>&#8216;un sahibi olduğu <strong>Newscorp</strong> adlı şirketin bünyesinde hayatlarını sürdüren İngiliz <strong>The Times</strong> ve bu gazetenin pazar eki <strong>Sunday Times</strong>, 1 Haziran Salı günü kapılarını arama motorlarına kapattı. Bu tarihten sonra gazeteyi okumak isteyecekler, günde 1 pound veya haftalık 2 pound ödeyerek kullanıcı adı ve şifre alacaklar.</p>
<p>Newscorp&#8217;un hesaplarına göre bu gazetelerin internet sitelerine gelen trafiğin % 90 ı ve dolayısıyla sayfa gösterim sayısına bağlı reklam gelirlerine &#8221;goodbye&#8221; demek gerekecek. Kaybolan bu trafiğin, diğer gazetelerin sayfalarına gideceği bir gerçek. Ancak Newscorp&#8217;daki hesap-kitap adamlarını ürkütmüşe benzemiyor bu tablo. Onlara göre kaliteli habercilikten vazgeçmeyecek belli bir kesim var, ve bu kesimin üyelik aidatları gazeteyi içinde bulunduğu krizden çıkarıp, kâr yapan bir kurum haline getirecek.</p>
<p>The times ve Sunday Times kriz içinde derken bir abartma yapmış olmadım. Bu ikisinin toplam günlük zararı 240,000 pound!!!&#8230; Günlük!!!&#8230;</p>
<p>Medya anilizi yapan uzmanlar arasında bu kararı kritize edenlerin sayısı az değil. <strong><a href="http://www.niemanlab.org/2010/05/a-defensive-experiment-how-the-times-of-london-and-the-times-in-new-york-diverge-on-paid-content/" target="_blank">Nieman Journalism Lab</a></strong>, Murdoch&#8217;un modelini, yine paralı üyeliğe geçecek bir başka dev New York Times ile karşılaştırırken <strong><em>&#8221;a defensive experiment&#8217;</em></strong>&#8216; diye başlık atmayı uygun görüyor. <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Roy_Greenslade" target="_blank">Roy Greenslade</a></strong> ise The Times&#8217;ın asıl yapması gerekeninin, daha da <a href="http://www.guardian.co.uk/media/greenslade/2010/may/27/rupert-murdoch-paywalls" target="_blank">niş olmaya yönelmesi olduğunun</a> altını çiziyor.</p>
<p>Artık bizde arkamıza yaslanıp, 1 Haziran 2011 deki rakamları bekleyeceğiz.</p>
<p>Eklemekte fayda var, The Times ücretli modele geçtikten sonra elindeki üye sayısı bilgilerini paylaşmayacakmış.</p>
<p>Ayrıca belki ilginizi çeker diye:</p>
<p><strong><a href="http://www.journalism.org/analysis_report/new_media_old_media" target="_blank">HOW BLOGS AND SOCIAL MEDIA AGENDAS RELATE AND DIFFER FROM THE TRADITIONAL PRESS</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/the-times-nasil-intranet-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomik Krizdeki Basına Wikileaks&#8217;den Öğütler</title>
		<link>http://postdijital.com/ekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler/</link>
		<comments>http://postdijital.com/ekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 17:09:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Gazetelerimiz çok fazla kar etmiyorlar anladığım kadarı ile. İnternette en fazla tıklanan kızların foto galerileri onlarda olsa da, webcam önünde soyunan kızı, babasının çırılçıplak yakalayışını konu alan süper komik (!) videonun önüne reklam alsalar da, içine düştükleri çıkmazdan kurtulamıyorlar, okur sayılarını yükseltemiyorlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Wikileaks&#8217;in editörü <b>Julian Assange</b>, <a target="_blank" href="http://www.colbertnation.com/the-colbert-report-videos/260785/april-12-2010/exclusives---julian-assange-unedited-interview"><b>Colbert Report</b></a> adlı programın konuğu olarak geldiği stüdyoda, <b>Collateral Murder</b> adı verilen video hakkında perde arkası bilgiler veriyor.</p>
<p>Konuşmanın içinden yakaladıklarım arasında, Wikileaks&#8217;in bu videoyu ortaya çıkarmasından sonra fonuna 150.000 dolar toplaması dikkatimi çekti.</p>
<p>Murdoch, Google için<a target="_blank" href="http://www.guardian.co.uk/media/2010/apr/07/rupert-murdoch-google-paywalls-ipad"><i><b> &#8221;bizim haberlerimizi çalıyorlar&#8221;</b></i></a> demişti. Bu kızgınlığının sebebi, yeteri kadar para kazanamaması olmalı.</p>
<p>Öte yandan bizim gazetelerimiz de çok fazla kar etmiyorlar anladığım kadarı ile. <a target="_blank" href="http://webtv.hurriyet.com.tr/category.aspx?cid=5&amp;bid=1">İnternette en fazla tıklanan kızların foto galerileri onlarda olsa da</a>, webcam önünde soyunan kızı, babasının çırılçıplak yakalayışını konu alan süper komik (!) videonun önüne reklam alsalar da, içine düştükleri çıkmazdan kurtulamıyorlar, okur sayılarını yükseltemiyorlar.</p>
<p>Aslında biraz da tarihte isimlendirildikleri gibi &#8221;habercilik&#8221; yapmak, &#8221;back to business, bismillah&#8221; deyip, son bir can havliyle asıl işlerine asılmak acaba bir çözüm olabilir mi geleneksel medya için?</p>
<p>Çünkü magazin, paparazzi de verseler <a target="_blank" href="http://perezhilton.com/">daha iyisini yapan var</a>. Tıpkı pornografinin ucuzunu, kalitesizini görmektense insanoğluna yakışır <a target="_blank" href="http://5posta.org/">erotik ve pornografi görmek, okumak isteyenlere uygun bloglar olduğu gibi</a>.</p>
<p><center><br />
<table style="font: 11px arial; color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(245, 245, 245);" height="353" width="360" cellpadding="0" cellspacing="0">
<tbody>
<tr style="background-color: rgb(229, 229, 229);" valign="middle">
<td style="padding: 2px 1px 0px 5px;"><a target="_blank" style="color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; font-weight: bold;" href="http://www.colbertnation.com">The Colbert Report</a></td>
<td style="padding: 2px 5px 0px; text-align: right; font-weight: bold;">Mon &#8211; Thurs 11:30pm / 10:30c</td>
</tr>
<tr style="height: 14px;" valign="middle">
<td style="padding: 2px 1px 0px 5px;" colspan="2"><a target="_blank" style="color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; font-weight: bold;" href="http://www.colbertnation.com/the-colbert-report-videos/260785/april-12-2010/exclusives---julian-assange-unedited-interview">Exclusives &#8211; Julian Assange Unedited Interview</a><a></a></td>
</tr>
<tr style="height: 14px; background-color: rgb(53, 53, 53);" valign="middle">
<td colspan="2" style="padding: 2px 5px 0px; width: 360px; overflow: hidden; text-align: right;"><a target="_blank" style="color: rgb(150, 222, 255); text-decoration: none; font-weight: bold;" href="http://www.colbertnation.com/">www.colbertnation.com</a></td>
</tr>
<tr valign="middle">
<td style="padding: 0px;" colspan="2"><embed style="display: block;" src="http://media.mtvnservices.com/mgid:cms:item:comedycentral.com:260785" type="application/x-shockwave-flash" wmode="window" allowfullscreen="true" flashvars="autoPlay=false" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" bgcolor="#000000" height="301" width="360"> </embed>      </td>
</tr>
<tr style="height: 18px;" valign="middle">
<td style="padding: 0px;" colspan="2">
<table style="margin: 0px; text-align: center;" height="100%" width="100%" cellpadding="0" cellspacing="0">
<tbody>
<tr valign="middle">
<td style="padding: 3px; width: 33%;"><a target="_blank" style="font: 10px arial; color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none;" href="http://www.colbertnation.com/full-episodes/">Colbert Report Full Episodes</a></td>
<td style="padding: 3px; width: 33%;"><a target="_blank" style="font: 10px arial; color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none;" href="http://www.indecisionforever.com">Political Humor</a></td>
<td style="padding: 3px; width: 33%;"><a target="_blank" style="font: 10px arial; color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none;" href="http://www.colbertnation.com/video/tag/Fox+News">Fox News</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p></center></p>
<p>İt ürürken kervan yürüyor, Julian ve Wikileaks, habercilik 2.0 ın kilometrelerini birer birer aşıyor. Bundan sonra sırada Amerikan tank birliklerinin Afganistan&#8217;da yaptığı, <a target="_blank" href="http://www.timesonline.co.uk/tol/news/world/us_and_americas/article7094234.ece#">97 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir fiyasko operasyonun görüntüleri</a> var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/ekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alternatif Medya, SEO ve Demokrasi</title>
		<link>http://postdijital.com/alternatif-medya-seo-ve-demokrasi/</link>
		<comments>http://postdijital.com/alternatif-medya-seo-ve-demokrasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 10:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[seo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Taraf Gazetesi&#8217;nin Sevan Nişanyan&#8217;ı köşesini bırakmaya zorlayan tavrına karşı yapılabilecek birşey vardı. Fikri de aslında İsveç&#8217;den, yaşanmış bir olaydan aldım. Olayı kısaca geçmem gerekiyor önce. Önbilgi olarak, fazla da doktrine ve detaya kaçmadan, İsveç Krallığı&#8217;ndan aslında sosyalist/feminist bir laboratuar olarak bahsetmek mümkün diyeyim. Örneğin bu sebeple, ülkede fuhuş yasak ve bu mesleği icra edenlerin seslerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Falternatif-medya-seo-ve-demokrasi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Falternatif-medya-seo-ve-demokrasi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Taraf Gazetesi&#8217;nin Sevan Nişanyan&#8217;ı köşesini bırakmaya zorlayan tavrına karşı yapılabilecek birşey vardı. Fikri de aslında İsveç&#8217;den, yaşanmış bir olaydan aldım. Olayı kısaca geçmem gerekiyor önce.</p>
<p>Önbilgi olarak, fazla da doktrine ve detaya kaçmadan, İsveç Krallığı&#8217;ndan aslında sosyalist/feminist bir laboratuar olarak bahsetmek mümkün diyeyim. Örneğin bu sebeple, ülkede fuhuş yasak ve bu mesleği icra edenlerin seslerinin geleneksel medya ve hükümet tarafından bastırılmaya çalışıldığı bir ortamdayız.</p>
<p>Alternatif medya tabii bu baskıların dışında kalmayı başarıyor ve kendi içinde dengelerini kuruyor. İsveç blogosferinde tanınmış bir yazar olan Isabelle aynı zamanda anne ve fahişe. Mesleğini kanundışı sayıp, ahlaki olarak aşağıda gören bir otoritenin hüküm sürdüğü ülkesinde kendini, sevdiklerini, yakınlarını ve çocuğunu korumak için takma isimle blog yazıyor.</p>
<p>Isabelle birgün internet üzerinde bir tartışma ortamında, geleneksel medyada gazeteci olan (aynı zamanda bir blog yazarı) Johanna adında bir kadın ile takışıyor. Tartışma alevlendiğinde Johanna bildiğimiz klasik söylemlere giriyor. Nedir o? Kendi ismini açıkca yazmaktan çekinen bir insanla tartışmaya girmeyeceğini, Isabelle gerçek ismi ile ortaya çıkmadığı sürece kendisini dikkate almayacağını, yok sayacağını belirtiyor. Detaylarına girmemize gerek yok. Ancak basın kartı taşıdığı ve yazdıklarına para aldığı için kendini elit zanneden Johanna tartışmanın ilerleyen bölümlerinde argümanları yetmeyince Isabelle&#8217;ye bizde sosyal medya kullananların diliyle DM atıyor. İkilinin arasındaki bu gözlerden uzak haberleşmede Johanna gazetecilik imkanlarını kullanarak Isabelle&#8217;nin kimliğini ortaya çıkarıp bunu ifşa edeceğini belirtiyor. Artık siz isterseniz buna tehdit deyin.</p>
<p>İsabelle&#8217;nin aralarında geçen bu elektronik posta trafiğini blogunda yazması ve bu kimliğinin açığa çıkması riskini göze alamadığı için blog yazmayı bırakma kararını açıklaması, daha sonra İsveç blogosferinde Türkçe&#8217;ye &#8221;blog depremleri&#8221; olarak çevirebileceğim bir hareketin başlamasına sebep oldu.</p>
<p>Blog depremi nedir? Nasıl çalışıyor? Herşeyden önce sonuçları, verdiği hasarlar nelerdir?</p>
<p>Sondan alayım. Sonuçları ne oldu? Olayın üzerinden geçen 2 yıl sonrasında Johanna A. nın ismini google da aradığım zaman ilk 15 de çıkan sonuçlarda &#8221;bir gazetecinin anonim bir blog yazarına yaptığı şantajın sonuçları&#8221; blogların ağzından gözlerimin önüne seriliyor. Google üzerinde sizin hakkınızda yazanların iş hayatı ve kariyer için ne kadar önemli olduğunu bilmeyeniniz yoktur.</p>
<p>Daha yeni bir röportajı okudum Johanna ile yapılan. Kadın bir SEO uzmanı tutmuş kendine. Bu üzerindeki damgayı çıkartabilmek için&#8230;</p>
<p>Peki bu nasıl gerçekleşti?</p>
<p>Herşeyden önce blogosfer içinde bir karara vararak görüşleri ne olursa olsun böyle bir şantajın kabul edemeyeceği konusunda birliğe vardı. Bundan sonrası çok kolaydı. Belki 50 kadar blog bu konudaki anahtar kelimeleri kullanarak konuyu işledi. Bunu tekrarlayarak yaptılar. Ayrıca her yazının sonunu, konuyu diğer işleyen bloglara linkler vererek getirdiler.</p>
<p>Google&#8217;ın kullandığı algoritma için bu seksi iç çamaşırları giyen bir kadının özel striptiz yapması gibi birşey olmalı. Sonucunda deprem olması kaçınılmaz&#8230;</p>
<p>Tabii bunda geleneksel medyanın olayı aynı yoğunlukta işlememesinin de rolü var. Zaten geleneksel medyanın önemli bulup işlediği konular ile IQ seviyesi ortada olan sade vatandaşın ilgilendiği konular farklı olduğundan bunu yadırgamamak lazım. Boşluk her zaman doldurulur. Burada önümüze gelen de bu.</p>
<p>Pekçok konuda kullanılabilir esasında bu taktik. İnsanların bu gücün farkına varabilmesi gerekir. Asıl güçlük orada.. Bunu anlatabilmek&#8230;</p>
<p>Birşey dikkatimi çekti, onu da söylemeden bitirmeyeyim:</p>
<p>Sevan Nişanyan adını bugün Türkiye&#8217;de gündemi takip edenler arasında bilmeyen az. Bu yazarın <a target="_blank" href="http://nisanyan1.blogspot.com/"><b>bir blogu olduğunu</b></a> kaç kişi biliyor peki? Bence fazla değil. Adı bu derece bilinen bir yazarın, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi çok temel bir hak konusunda çektiği sıkıntı o bloga kaç yorum olarak döndü? Ben size söyleyeyim. Aradan herhalde 24 saat geçti, ama şu an ititbarı ile 0 yorum var. Oranın en az 150 yorum alması lazımdı. Gerçi bunda blog sahibi Sevan Nişanyan&#8217;ın da sorumluluğu olabilir. Dün gece attığım yorum halen yayınlanmadı.</p>
<p>Bu arada Nişanyan&#8217;ın bir başka eksiği daha var. Facebook&#8217;da yaptığı açıklamadaki serzenişlerinden anlıyorum ki, Taraf Gazetesi&#8217;nde ücret almadan yazıyormuş kendisi. Açıklamasını şöyle bitirmiş..</p>
<blockquote><p>Yazmak bir iptiladır. Elbette yazmadan duramam. Ama nerede, nasıl, şimdilik daha düşünmedim.
</p></blockquote>
<p>E blogun var ya Sevan&#8230; En yazman gereken yer orası.</p>
<p>Taraf Gazetesi&#8217;nin bu sansürüne karşı tepkilerini Nişanyan&#8217;ın yazısını yayınlayarak gösteren bloglar ise şöyle (başka bloglarda çıktıkça aşşağıdaki listeyi güncelleyeceğim)</p>
<p>Hasan Rua &#8211; <a href="http://lektuel.net/" target="_blank"><strong>Lektüel</strong></a><br />
Lermontov &#8211; <a href="http://cengizchefikir.blogspot.com/" target="_blank"><strong>Yıkıcı Tutku</strong></a><br />
Taylan -<a href="http://www.seviyesizsiyaset.com/2010/01/sansur-ve-nisanyan/" target="_blank"><strong>Seviyesiz Siyaset</strong></a><br />
Kenar -<a href="http://kenardan.wordpress.com/2010/01/08/sansurden-sansur-dogdu-sevan-nisanyan-olayi/" target="_blank"><strong>Kenardan</strong></a><br />
Ali Rıza Esin -<a href="http://ali.riza.esin.net/yazilar/sansurlu-yazi-sesi-kisilan-nisanyan/" target="_blank"><strong>Durumsama</strong></a><br />
Cansu Elter &#8211; <a href="http://manaaramayin.blogspot.com/2010/01/taraf.html" target="_blank"><strong>Mana Aramayın</strong></a><br />
5posta &#8211; <a target="_blank" href="http://5posta.org/fekat-bu-censure%E2%80%99dur-azizim/"><b>Fekat Bu Censüre&#8217;dir Azizim</b></a></p>
<h1><a href="http://5posta.org/fekat-bu-censure%e2%80%99dur-azizim/" title="Fekat Bu Censure’dür Azizim"><br />
</a></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/alternatif-medya-seo-ve-demokrasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

