<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Postdijital &#187; basın</title>
	<atom:link href="http://postdijital.com/tag/basin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://postdijital.com</link>
	<description>copy me &#38; copyleft</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Dec 2011 12:35:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Tamam da, Bu Medyayı Nasıl Tüketelim?</title>
		<link>http://postdijital.com/medyayi-nasil-tuketelim/</link>
		<comments>http://postdijital.com/medyayi-nasil-tuketelim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2011 18:45:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda medya tarafından bizlerin tüketimine sunulan haberlerin veriliş biçimi ve kalitesine yönelik bazı gözlemlerimi paylaşasım var bu yazıda: HaberTürk&#8217;ün &#8221;Şiddeti Kadın İstiyor&#8221; başlıklı bir haberi var bugün. Habere göre, “Ailenin Korunması Sempozyumu”nda konuşan Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Psikiyatrist Prof. Dr. Oğuz Berksun şöyle demiş: Birçok kadın kendisini mağduriyetin gücüne kavuşmak üzere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fmedyayi-nasil-tuketelim%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fmedyayi-nasil-tuketelim%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Son zamanlarda medya tarafından bizlerin tüketimine sunulan haberlerin veriliş biçimi ve kalitesine yönelik bazı gözlemlerimi paylaşasım var bu yazıda:</p>
<p>HaberTürk&#8217;ün <a href="http://www.haberturk.com/polemik/haber/622154-siddeti-kadin-istiyor" target="_blank">&#8221;Şiddeti Kadın İstiyor&#8221;</a> başlıklı bir haberi var bugün. Habere göre, “Ailenin Korunması Sempozyumu”nda konuşan Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Psikiyatrist Prof. Dr. <strong>Oğuz Berksun</strong> şöyle demiş:</p>
<blockquote><p>Birçok kadın kendisini mağduriyetin gücüne kavuşmak üzere şiddete maruz bıraktırıyor. Kadın ilişkisini en son noktasına kadar zorlayıp, şiddetin çıkması sonrası mağduriyetin gücüyle hareket etme gereksinimini duyuyor</p></blockquote>
<p>Oğuz Berksun, kadınların erkeklerin üzerine <em><strong>‘’fazlasıyla gittiğini’’</strong></em> ve eninde sonunda istediklerini yaptırdıklarını savunmuş ayrıca.</p>
<p>Gazeteciliği bildiğimden değil ama biraz kulaktan dolma, biraz da bu kadar zamandır okur olmanın verdiği tecrübe ile  bir gazetenin satabilmesi, kendini okutturabilmesi için yapması gereken iki şey olduğunu söyleyebilirim:</p>
<p>İlki, bir adamın köpeği ısırmasını haber yapmak. İkincisi, korku ve endişe satmak.</p>
<p>Bu haberde bana çok mantıklı gelmeyen, yani &#8221;bu adam nasıl olmuş da köpeği ısırmış&#8221; dedirten, Oğuz Berksun&#8217;un bir psikiyatrist olması. Bu, fazladan bir kere check etmeyi gerektirdiği için çok basit bir şekilde Oğuz Berksun&#8217;un adını google&#8217;a sürdüm.</p>
<p>Beksun&#8217;un bir sitesi var. Blog diyelim buna hatta. Hem <a href="http://berksun.com/online/index.php" target="_blank">berksun.com</a> adresi ile hem de <a href="http://psikiyatri.net/online" target="_blank">psikiyatri.net</a> adresi ile ulaşılabiliyor. Blogdaki son girdi, <a href="http://psikiyatri.net/online/anasayfa/populer-makaleler/aile-yci-siddet-kadina-erkege-ve-cocuklara-degisen-dunya/itemid-1" target="_blank">Aile İçi Şiddet (Kadına, Erkeğe ve Çocuklara): Değişen Dünya</a> başlığını taşıyor.</p>
<p>Yazıyı okudum. üzerine bir de psikiyatri.org&#8217;daki <a href="http://www.psikiyatri.org/online/2008102453/psikoterapi/gel-de-deli-olma.html" target="_blank">Gel de Deli Olma</a> başlıklı yazısını okudum. Tekrar konu ile ilgili kendi blogundaki yazısından çıkarım yapacak olursam, feminist görüşe sahip bazı insanlar tarafından yazıda eleştirilecek yanlar bulunabilir tabii ama kesinlikle HaberTürk&#8217;deki haberi destekleyecek, o görüşün insanı olduğunu gösterecek bir bulguya ben rastlamadım. O yüzden kendi hakkında Ekşi Sözlük&#8217;deki <strong><em>&#8221;Orhan Çeker&#8221;</em></strong> benzetmesi büyük bir ihtimalle Berksun&#8217;un üzerine haksız olarak aldığı bir etiket oldu. Ben de kendisini basit bir iki bulgu ile aklamış olmayayım ama medyanın haberleri yapış şekillerini az çok bildiğimden, bu haberde bir bit yeniği olduğunu düşünüyorum. Belki bu yazının vereceği pingback ile Oğuz Berksun, buraya  kendisi de yorum olarak bir açıklama bırakabilir.</p>
<h2>Medyanın uyguladığı bir diğer yöntem, korku ve endişeyi körükleyerek tiraj arttırmak.</h2>
<p>Doğal felaketler, bu iş için biçilmiş kaftan. Henüz daha çok taze bir örnek var önümüzde.  Japonya&#8217;da meydana gelen deprem, tsunami ve bunlara bağlı nükleer santral kazasının medyada işlenişi üzerine gerçekten bir tez yazılabilir. 17 bin insan deprem ve tsunami yüzünden ölmüş, bir o kadarı da hala kayıpken, medya bu tip felaketleri adeta çok banal bulurmuşcasına es geçti, yalnızca nükleer santral kazasını işledi.</p>
<p>Japonya&#8217;da olan deprem ile Türkiye&#8217;deki insanları korkutmak zor olacağından, <a href="http://friendfeed.com/ismailhpolat/d8a5d22c/bir-yaknm-japonya-dan-gelen-radyasyon" target="_blank">nükleer bulutların getirebileceği tehlike ile korku yaratma</a> ve Türkiye&#8217;de kurulacak yeni nükleer santral öncesi endişeleri körükleyip, tartışma yaratarak tiraj sağlama isteği absürd derecelere vardı. Bu saçmalığı yalnızca Türkiye&#8217;ye ve Türk medyasına maletmek de haksızlık olur. Avrupa ve ABD&#8217;de nükleer serpintiden korunmak isteyen endişeli vatandaşlar yüzünden <a href="http://boingboing.net/2011/03/17/four-questions-about.html" target="_blank">iyot tabletleri yok sattı</a>. Onları bu toplu histeriye yönelten, kendi medyalarıydı.</p>
<p>Çok çarpıcı bir örnek; 15 mart tarihli Zaman gazetesinin konu ile ilgili başlığı <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1107486&amp;title=ikinci-nukleer-patlamada-korkulan-olmadiBunlar" target="_blank">&#8221;İkinci Nükleer Patlamada Korkulan Olmadı&#8221;</a> iken, Radikal gazetesinin aynı gün<a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1043010&amp;Date=15.03.2011&amp;CategoryID=77" target="_blank"> &#8221;Bilinen En Büyük Felaket ile Karşı Karşıyayız&#8217;</a>&#8216; başlığını kullanması. Aradaki bu farka dikkat çeken kişi, araştırmayı gereksiz bulduğum (Hayrettin Kılıç&#8217;ın görüşleri haberi diskalifiye etmeye yettiği için) bir iddia ile geliyor:<a href="Bu gazetelerden hangisini çıkartan firmanın petro-kimya tesisleri ve benzin istasyonları vardır acaba??" target="_blank"> &#8221;Bu gazetelerden hangisini çıkartan firmanın petro-kimya tesisleri ve benzin istasyonları vardır acaba??&#8221;</a></p>
<p>Radikal&#8217;de görüşlerine başvurulan ve nükleer enerji uzmanı olduğu belirtilen Hayrettin Kılıç&#8217;ın iddialarını aynı gün çeşitli ciddi kaynaklardan kontrol etmeye çalıştım, ancak benzer fikirlere, iddialara bu ciddi kaynaklarda rastlamadım. Uzman olduğu yazılan bu kişi hakkında bende uyanan şüphe, Ekşi Sözlük&#8217;de, <strong><em>&#8221;gectigimiz 18 sene icinde yapmis oldugu yayinlari aradim ama bulamadim. buna ragmen kendisini aktif bir ogretim uyesi olarak tanitmakta ve gundemdeki konular hakkinda yorumlar yapmaktadir.&#8221;</em></strong> <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=hayrettin%20k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7" target="_blank">girdisi ile pekişti</a>. Aramızdan bir arkadaş, Hayrettin Kılıç&#8217;ın adının Türk internetinde çok sık Stanford üniversitesi ile beraber geçtiğini, ancak Üniversitenin kendi sitesinde bu isimle bir arama yapıldığında hiçbir sonuç çıkmadığını belirtti.</p>
<p>Belki internette kendi çapında içerik üreten biri olmanın verdiği alışkanlık belki de  geleneksel medyanın ve onu tüketen topluluğun % 60 ının papağan olduğunu bilmek yüzünden olsa gerek, kitleleri harekete geçirip, yoğun tepkiler, korkular, endişeler, sloganlar  yaratabilecek olayların ardında hep bir ya da birkaç <strong><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/URL" target="_blank">URL</a></strong> aramak refleksi geliştirmiş olabilirim. Büyük ihtimalle siz de öylesiniz zaten. Bu refleksi verdiğimiz zamanlar değil de, daha çok vermediğimiz zamanlar problem ile karşılaşıyoruz.</p>
<p>Başbakanın kızının tiyatroda yaşadıkları, bu medyadan alınan haberlerle kolaylıkla bir laik-dindar çatışmasına dönebiliyor, ideoloji ve görüşleri tüm bir paket olarak alıp, medyanın hazırladığı haplar eşliğinde yutmak, en rasyonel insanları bile rüzgar enerjisinin  nükleer santralin yerine geçebileceğine inandırıyor.</p>
<p>Tekrar Sümeyye&#8217;ye kısa bir dönüş yaparak bitireyim. <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;CategoryID=77&amp;ArticleID=1045671" target="_blank">Radikal&#8217;deki habere</a> göre kendisine Haka dansını andıran müstehcen hareketlerde bulunulmuş. Bakın, hiçbir şey de öğrenmiyoruz medyadan diyemeyiz. Haka Dansı buymuş! Bilmiyordum&#8230;</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="349" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/iYYVLHtITi8?fs=1&amp;hl=sv_SE&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/v/iYYVLHtITi8?fs=1&amp;hl=sv_SE&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Dipnot:<br />
Bu arada Oğuz Berksun ile Hayrettin Kılıç arasında konumuz dışında kalan bir fark dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Berksun, kendi görüşlerini herhangi bir redaksiyonun kesmesi, kırpması, çarpıtması, eğmesi ve bükmesi olmadan kendi blogunda dile getirirken, enerji ve nükleer enerji gibi Türkiye&#8217;nin gündeminde çok fazla ses çıkaran bir konuda &#8221;engin&#8221; bilgi ve tecrübeye sahip olduğu iddia edilen bir bilimadamının kendi görüşlerini ortaya dökecek, tartışmaya açacak bir platformu kullanmaması, kafalarımızın içinde bu kişilere karşı ne gibi güven/güvensizlik sorularını ortaya çıkarıyor?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/medyayi-nasil-tuketelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wikileaks Kullanma Kılavuzu</title>
		<link>http://postdijital.com/wikileaks-kullanma-kilavuzu/</link>
		<comments>http://postdijital.com/wikileaks-kullanma-kilavuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Dec 2010 21:07:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[Geleneksel medya mensuplarının, benim gibi sıradan vatandaşların ve de devlet adamlarından bazılarının Wikileaks&#8217;in ne olduğu ve olmadığı, hangi tarafta durduğu, ideolojisi ve yöntemleri konusunda bazı kafa karışıklıkları içinde olduklarını gözlemliyorum. Collateral Murder sızıntısı olduğu zaman her şey bu kadar birbirine girmemişti. Bu seferki Cable Gate adlı sızıntının içerdiği doküman sayısı 250 bini aşıyor ve Collateral [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-kullanma-kilavuzu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-kullanma-kilavuzu%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Geleneksel medya mensuplarının, benim gibi sıradan vatandaşların ve de devlet adamlarından bazılarının Wikileaks&#8217;in ne olduğu ve olmadığı, hangi tarafta durduğu, ideolojisi ve yöntemleri konusunda bazı kafa karışıklıkları içinde olduklarını gözlemliyorum.</p>
<p><a href="http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/" target="_self">Collateral Murder</a> sızıntısı olduğu zaman her şey bu kadar birbirine girmemişti. Bu seferki <a href="http://wikileaks.ch/cablegate.html" target="_blank">Cable Gate</a> adlı sızıntının içerdiği doküman sayısı 250 bini aşıyor ve Collateral Murder&#8217;daki kadar sınırlı bir hedefi kapsamıyor. Belki de bu yüzden, sızıntının üzerinden az zaman geçmesine rağmen kafalarda oldukça fazla soru işareti belirmeye başladı. Aslında şöyle bir geriye yaslanıp, Wikileaks&#8217;in genel duruşuna baksak, belki de bu içine düştüğümüz karmaşıklığı aşabileceğiz.</p>
<p>Bir kere Wikileaks&#8217;in ismindeki &#8221;wiki&#8221; bizlere tabii ki bir yerde wikipedia&#8217;yı çağrıştırıyor. Ancak bu wikiye katkı yapan kişiler sıradan insanlar değil. Ellerinde şu veya bu şekilde bazı güçler tarafından gizli tutulmak istenen belgeler bulunduran kişiler bunlar. Wikileaks, bu enformasyonun özgür ve şeffaf bir biçimde sunulduğu bir <strong>enformasyon kanalı</strong> izlenimi veriyor. Bu yanlış değil. Ancak bu kadar tek yönlü bakamayız.</p>
<h2><strong>Wikileaks, Geleneksel Medyaya Araştırmacı ve Tarafsız Yayıncılık İlkesini Getirmek İstiyor</strong></h2>
<p>Görmemiz gereken önemli bir unsur, Wikileaks&#8217;in <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Investigative_journalism" target="_blank">araştırmacı habercilik (Investigative journalism)</a> dediğimiz habercilik idealine inanan, önem veren bir organizasyon olduğu.  Wikileaks&#8217;e göre bugünkü medya artık bu idealden sapmıştır. İşte bu nedenle araştırmacı ve sorgulayıcı haberciliği geri getirmek, geleneksel medyayı buna zorlamak gibi bir misyonu üzerinde gördüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.</p>
<p>Bazı ülkelerde haber kaynaklarının anonimliği garanti edilemiyor medya tarafından. Yasalar buna elvermiyor ya da görünüşte elverse de pratikte elvermiyor.</p>
<p>Ayrıca elinde sansasyonel bilgilerle Washington Post&#8217;a, Le Monde&#8217;a veya Hürriyet&#8217;e başvuran bir kişi, sözkonusu gazetelerin bu haberi yapacağından da emin olamaz. Çok sık verdiğim bir örnek ama, Türkiye&#8217;deki gazeteler daha kendi bağlı bulundukları yayın kuruluşunda yayımlanmayacak canlı spor karşılaşmalarını dahi haber olarak vermiyorlar. Bir Avrupa Kupası gecesi öncesinde, Türkiye&#8217;nin en çok satan gazetelerinin spor sayfalarına bir göz gezdirin bakalım. Maçın verileceği kanalı bulan olursa bravo!</p>
<p>Bu az veya çok dünyanın her ülkesinde biraz böyle oldu artık. Gazetecilik okullarında <em><strong>consequence neutrality</strong></em> okutuluyor. Ancak branşta <span style="text-decoration: underline;">&#8216;kesinlikle uyulması gereken&#8217;</span> bir ilke olarak görülmekten çok, bu prensibin üzerine boş laflar döndürülüyor. C<em>onsequence neutrality </em> kısaca, habercinin bir haberi yaparken elinde ne bilgi varsa paylaşması, Vereceğiniz haberden A nın çıkar sağlayıp, B nin zarar görecek olması sizi ilgilendirmez haberci olarak.</p>
<h2><strong>Wikileaks Geleneksel Medyanın Yerini Almaya mı Çalışıyor?</strong></h2>
<p>FriendFeed&#8217;de tartışırken biri şöyle dedi:</p>
<blockquote><p>Wikileaks bunları sızdırdı ama halka ulaşması için yine konvansiyonel/geleneksel medyaya ihtiyacı var</p></blockquote>
<p>Bir yerde yanlış değil. Wikileaks&#8217;in <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Investigative_journalism" target="_blank">araştırmacı habercilik </a> idealine inanan, önem veren bir organizasyon olduğunu yukarda söyledim. Ama<strong><em> &#8221;bir organizasyon&#8221; </em></strong>dedim, klasik anlamda bir medya kuruluşu değil. Evet medya değişiyor, şartlar farklılaşıyor. İnternet medyası, bildiğimiz geleneksel medyadan tamamen ayrı dinamiklere sahip bir medya.</p>
<p>Ancak şu anda Wikileaks, geleneksel medyanın bir partneri, ortağı, leverantörü, aracısı&#8230;  Zincir şöyle çalışıyor genel hatlarıyla:</p>
<p>Enformasyonu kaynağından sızdıran kişi, kendi güvenliğini tehlikeye atmadan bu enformasyonun yayımlanmasını ve dağıtımını aracı olarak Wikileaks&#8217;e bırakıyor. Wikileaks ise &#8221;güvenilir ve tarafsız&#8221; olmak  konusunda kendine bir profil oluşturmuş durumda. Dokümanların güvenilirliliği, inanılırlılığı wikileaks bünyesinde araştırıldıktan sonra enformasyon belli bir düzenleme ile ama yine de çiğ olarak,  (işlenmek üzere) geleneksel medya kuruluşlarının önüne sunuluyor. Bundan sonra top onlarda.</p>
<p>Top onlarda ama bazı medya mensuplarının topun kimde olduğunu ve o topla ne yapacaklarını hala anlamamış olduklarını görüyoruz. Eğer anlamazlıktan gelmiyorlarsa&#8230;</p>
<p>250 bin küsür doküman içinden Türkiye&#8217;yi ilgilendirenler daha ilk saatlerde belli oldu. Buna rağmen sızıntının üzerinden günler geçtiği halde  &#8217;<strong><em>&#8216;Erdoğan&#8217;ın İsviçre banka hesapları&#8221;</em></strong> ne Milliyet, ne Hürriyet, ne Radikal, ne Cumhuriyet, ne de çok satmakla, birinci olmakla böbürlenen gazetelerde derinlemesine işlendi.</p>
<p>Yine spesifik olarak Hürriyet Gazetesi&#8217;ni alacak olursam, banka hesaplarını haber yapmazken, internet sitesinde başbakan Erdoğan&#8217;ın <strong><em><a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16420528.asp?gid=373" target="_blank">&#8221;ispatlamayan alçaktır, yabancıların attığı çamura inanıp benden şüphe duyanlar vatan hainidir&#8221;</a></em></strong> temalı, 1 koca sayfalık açıklamasını koymuş.</p>
<p>Tabii başbakanın kaçırdığı nokta, Wikileaks&#8217;in bir şey ispatlamak durumunda olmaması. Çünkü Wikileaks iddia eden taraf değil. Amerikan diplomasisinde konusu geçmiş bir konuyu olduğu gibi ortaya koymaktan başka bir şey yapmıyor. Burada üzerine görev düşenler, geleneksel medyanın mensupları. Böyle bir şey var mı, yok mu araştıracaklar, iddialarda bulunacaklar.</p>
<p>Gel gör ki, kolları sıvayıp işe koyulacaklarına paranoyanın esiri olup, Wikileaks&#8217;i yeni dünya düzeninde siyonist oyunun bir parçası olarak veya ABD ye hizmet eden bir organizasyon olarak görmek, eski medyanın bir kesiminin kendi ezberlerini bozamadıklarını gösteriyor.</p>
<p>Vietnam&#8217;ın üzerinden 40 yıl geçti. Yine de her açıklayamadığı, anlayamadığı olayın arkasına fundamentalist dindarların inançlarını koyup, o dar pencereden bakması gibi, &#8216;Amerika&#8217; yı koyarak işin kolayına kaçmaları biraz kabak tadı verdi açıkcası.</p>
<p>Sonuç olarak bu bağlamda Wikileaks ile geleneksel medyayı ayırmak gerekli.  Geleneksel medyanın yapması gereken bazı temel ve önemli şeylere kendisi soyunmuştur Wikileaks, ancak şu anki haliyle geleneksel medyanın yerine oynamıyor bana kalırsa. Ama onlara yer gösteriyor mu? Evet! Habercilik dediğimiz köklü ancak amacından sapmış bir kuruma durması gereken çizgiyi gösteriyor. Ancak yeni ve öncüsünün kendisi olduğu bir alanda ona kendi durduğumuz yerden, çok sağlam analizler yapmadan görev biçmenin sağlıklı olmadığını düşünüyorum.</p>
<p>Wikileaks yeni medya mı olacak diye sormadan önce, ilk olarak elimizdekileri ne yapacağımıza bakalım. Hatta kendileri baksınlar&#8230;</p>
<p>Şu soruları sorarak başlayabilirler:</p>
<p>- Milyar dolarlık medya plazalarımızın matbaaları, bağışlarla ayakta duran bir internet sitesinin yayınladığı haberleri basıyor. Bu bizi rahatsız ediyor mu? Yoksa böylesi daha mı konforlu?</p>
<p>- Yukardaki soruya bağlı olarak; eğer bu durumdan bir rahatsızlık duymuyorsak, ilerde kağıda basılı haberin devri geçtiğinde bizim de devrimizin geçeceğini kabul ediyor muyuz? Böyle bir risk varsa bunu değiştirmek için bir şeyler yapmamız gerekiyor mu?</p>
<p>- İnternet sitesinden aldığımız bilgileri aynen basmak yerine içini biraz da biz doldurup, konuları genişletip, araştırmalarla zenginleştirebilir miyiz? Ve hatta o bilgileri çürütebilir miyiz? Böyle bir planımız var mı, yoksa yalnızca matbaa görevi görmekten memnun muyuz?</p>
<h2><strong>Wikileaks&#8217;in Enformasyon Kaynağı Olarak Sorumlulukları</strong></h2>
<p>İlk bakışta biraz önce söylediğimle çelişir gibi duracak belki ama, Wikileaks&#8217;in soyunduğu misyon ve geleneksel medya ile belli ölçüde pragmatizme dayanan bir alışveriş içinde olması, ona bir anlamda bazı habercilik ilkelerine uymak zorunluluğu da getiriyor.</p>
<p>Belki hatırlamıyorsunuz, ancak Afganistan Savaşı ile ilgili dokümanları sızdırdıklarında bazı isimler de açığa çıkmıştı. Bu dokümanları geri çektiler ve yayımlanması ile hayati tehlikeye atılan isimleri kaldırdıktan sonra yeniden sızdırdılar. Ayrıca bugün için Wikileaks eline gelen her enformasyonu da sansasyonel olsun diye salmıyor ortalığa. Fundamentalist bir habercilik anlayışı ile enformasyonun inandırıcılığı ve doğruluğu araştırılıyor. Ayrıca yeni bir neslin, türün öncüsü olarak Wikleaks&#8217;in kendi yaptığı işlerden yeni tecrübeler edinip, henüz &#8221;öğrenme aşamasında&#8221; olduğunu bile söyleyeniliriz.</p>
<h2><strong>Wikileaks Politik Olarak Nerede Duruyor?</strong></h2>
<p>Wikileaks&#8217;in görüşü şu:</p>
<blockquote><p><strong>Enformasyon savaşında, dünya devletleri ve onların istihbarat birimleri, sıradan vatandaşa karşı zaten üstündüler. Bu eşitsizliği düzlemek lazım. Bunu da biz yapacağız, bunun için çalışacağız. Biz sade vatandaşın yanındayız. Medya şirketlerinin, kartellerin, lobilerin hizmetinde değiliz. Gerçeklerin tarafsız bir şekilde ortaya serilmesini istiyoruz</strong>.</p></blockquote>
<p>Bunun  politik bir duruş olmadığını söylemezsiniz.</p>
<p>Benzer politik duruş hangi grubun belirgin özelliğiydi bugüne kadar? İlginçtir, sosyalist devletlerde değil ama sosyalist olmayan ülkelerdeki sol gruplar bugüne kadar özgürlüğün, sade vatandaşın yanında olan gruptu.</p>
<p>Ancak bakın Wikileaks &#8216;in kurucusu <a href="http://blogs.forbes.com/andygreenberg/2010/11/29/an-interview-with-wikileaks-julian-assange/" target="_blank">Julian Assange ne diyor</a>?</p>
<blockquote><p>WikiLeaks is designed to make capitalism more free and ethical</p></blockquote>
<p>Hoppala! 40 yıllık ezber bu kadar kolay mı bozulacak? Ne kadar zor, ne kadar kolay bozulur bu ezber bilmiyorum. Ancak bu ırmağın yönünün değişmeyeceği daha kuvvetli bir ihtimal.</p>
<p>Son olarak;</p>
<h2>Wikileaks, Julian Assange değil</h2>
<p>Organizasyonda çalışan bir sürü insan var. Son dönemde organizasyonun, Assange&#8217;ın kişisel profili çevresinde değerlendirilmesinin hem avantajları, hem de dezantajları olacaktır. Daha şimdiden organizasyon kendi içinde bazı hesaplaşmalar olduğu biliniyor.</p>
<p>Detayları henüz fazla bilmemekle birlikte, Assange&#8217;ın taciz ve tecavüz iddiaları ile İsveç&#8217;de yaşadığı problem, organizasyon içinde belli ağırlığı olan İzlandalı kadın aktivist Birgita Jónsdóttir&#8217;in başını çektiği bir grup tarafından ayağının kaydırılması için gerekli kaygan zemini sağlayabilir. Eklemekte fayda var, feminist olan Jónsdóttir geçen sene İzlanda&#8217;da striptiz kulüplerinin kapatılması için aktif biçimde çalıştı ve başarılı oldu. Meclise önergeyi veren kişiydi de aynı zamanda. Tecavüz davası ile birlikte tartışmaya açılan Assange&#8217;ın &#8221;kadınlara bakış açısı&#8221; henüz söylentilerden ibaret olsa da  Jónsdóttir &amp; co tarafından mutlaka aleyhine kullanılacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/wikileaks-kullanma-kilavuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google Bomb &#8211; Google Bombası Nedir, Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://postdijital.com/google-bomb-google-bombasi-nedir-nasil-yapilir/</link>
		<comments>http://postdijital.com/google-bomb-google-bombasi-nedir-nasil-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 12:08:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[seo]]></category>
		<category><![CDATA[troll]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[Google Bomb, ilk olarak George dablu Bush ile gündeme gelmiş olan bir internet numarası (trick). 2005 ile 2007 arasında, iki yılı biraz geçen bir süre boyunca google üzerinden &#8221;miserable failure&#8221; diye arattırdığınızda, karşınıza Beyaz Saray&#8217;ın George Bush&#8217;un biyografisini içeren sayfasına geliyordu. İşin tekniği çok da zor değildi. Bir grup internet sitesi sahibi aktivist, kendi sitelerinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fgoogle-bomb-google-bombasi-nedir-nasil-yapilir%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fgoogle-bomb-google-bombasi-nedir-nasil-yapilir%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Google Bomb, ilk olarak George dablu Bush ile gündeme gelmiş olan bir internet numarası (trick). 2005 ile 2007 arasında, iki yılı biraz geçen bir süre boyunca google üzerinden <strong><em>&#8221;miserable failure&#8221;</em></strong> diye arattırdığınızda, karşınıza Beyaz Saray&#8217;ın George Bush&#8217;un biyografisini içeren sayfasına geliyordu.</p>
<p>İşin tekniği çok da zor değildi. Bir grup internet sitesi sahibi aktivist, kendi sitelerinden <strong><em>&#8221;miserable failure&#8221; </em></strong>kelimelerini içeren içeriklerini Beyaz Saray Sitesi&#8217;ndeki Bush biyografisine linkleyeceklerdi. Bu projenin başarı şansını yükseltmek için de oldukça fazla sayıda insanı projeye angaje ettiler. Bu aktivistler kendi sitelerinden Beyaz Saray sitesine bombalama yaptılar. Sonuç olarak uzun bir süre boyunca &#8221;bizim orada göte göt derler&#8221; deyişi cyberspace&#8217;deki izdüşümünü bulmuş oldu.</p>
<p><a href="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/08/Google-Bomb.png" rel="prettyPhoto[113]"><img class="aligncenter size-full wp-image-114" title="Google-Bomb" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/08/Google-Bomb.png" alt="" width="500" height="346" /></a></p>
<p>Kuşkusuz buradan bir internet terminolojisi olan <strong><em><a href="http://encyclopediadramatica.com/Lulz" target="_blank">&#8221;we did it for the lulz&#8221;</a></em></strong> a da gönderme yapmak mümkün.</p>
<blockquote><p>While doing it for the lulz on the Internets is a perfectly acceptable excuse to do anything, doing so IRL can have painful consequences, especially if your attempt fails. But success in doing so will usually guarantee you a place in the annals of history, as some of the individuals and groups below will attest to. But regardless of success or failure, doing it for the lulz is ALWAYS worth it. In fact, doing it for the lulz is the best thing anyone could ever hope for. <a href="http://encyclopediadramatica.com/I_did_it_for_the_lulz" target="_blank">&#8230;</a></p></blockquote>
<h2><strong>Peki Google Bomb formülü nedir, kendi google bombamızı nasıl yapabiliriz?</strong></h2>
<p>Google bombası yapmak için her şeyden önce kendine ait bir web sitesi, hatta en güzeli, blogun olması gerek.. (Daha da güzeli, bu blogun 1 yıldan uzun süredir aktif olması. Yeni başlanmış bir blog için başarı şansı çok düşük). Bombalamak istediğin kişinin de bir sitesi olması şart tabii.</p>
<p>Diyelim ki çok sevdiğin, övmek istediğin bir arkadaşını bombalayacaksın. Bu kişinin adının Fatima olduğunu farzedelim. Fatma&#8217;nın sitesine/bloguna gidiyorsun. İçerikler arasında bombada kullanacağın kelimeyi seçeceksin. Diyelim ki Fatma&#8217;nın <strong><em>şekerpare</em></strong> adında bir kedisi var. Büyük ihtimal, Fatma bu kedi hakkında blogunda bir şeyler yazmıştır. Bu önemli&#8230; Çünkü bombada kullancağın kelimenin bombalanacak sitede geçmiş olması gerekiyor. Sen de Fatma&#8217;nın hem gönlünü kazanmak hem de biraz kur yapmak için <strong>şekerpare</strong> kelimesini seçebilirsin.</p>
<p>Kendi bloguna gidip bir yazı yazıyorsun. Yazıda <strong><em>şekerpare</em></strong> kelimesini geçiriyorsun ve bu kelimenin geçtiği yerlerde Fatma&#8217;nın bloguna link veriyorsun.</p>
<p>Bir sonraki adım, kendi blogunun <strong>Blogroll</strong> bölümüne Fatma&#8217;nın blogunu yerleştirmek. Ancak bunu yaparken blogun asıl ismi olan <strong><em>&#8221;Fatma&#8217;nın Saçmalıkları&#8221;</em></strong> yerine <strong><em>&#8221;şekerpare&#8221;</em></strong> olarak yazıyorsun blog adını.</p>
<p>Bundan sonrası, beklemek&#8230; Bir veya iki hafta sonra google&#8217;da <strong><em>&#8221;şekerpare&#8217;</em></strong>&#8216; diye aradığında Fatma&#8217;nın blogunu göreceğini umuyorum. Çok tanınmamış, hakkında fazla arama yapılmayan kişiler için bir veya iki blog bu iş için yeterli olabilir belki. Ancak popüler isimleri bombalamak daha çok sayıda katılımı gerektiriyor.</p>
<p>Bu yazıda geçen bilgilerin çoğu teorik. Ancak topladığım bilgiler bu işin böyle yapılacağı yönünde. SEO konusunda daha iyi bilgisi olanların bu bilgilerini yorumlar bölümünde paylaşmaları iyi olurdu.</p>
<p>Bu konuda bir test kendim yapacağım ilerleyen günlerde. Bakalım nasıl bir sonuç alacağım? İşleyip işlemediğini göreceğiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/google-bomb-google-bombasi-nedir-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Times Nasıl İntranet Oldu?</title>
		<link>http://postdijital.com/the-times-nasil-intranet-oldu/</link>
		<comments>http://postdijital.com/the-times-nasil-intranet-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 16:39:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[Murdoch&#8217;un The Times&#8216;ının internette paralı üyeliğe geçişi, belki de sosyal paylaşım ağlarından birinde üç beş rakam ile haber olarak ele alınacak, ayaküstü tartışılacak bir konu. Ancak yine de  bloga almayı uygun buldum. Bugün elimizde olan rakamları, bundan tam bir yıl sonra, The Times a ait yeni rakamlarla karşılaştırırken, bugün ne yazmışım diye geriye dönüp bakmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fthe-times-nasil-intranet-oldu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fthe-times-nasil-intranet-oldu%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Murdoch&#8217;un <strong><a href="http://www.thetimes.co.uk/" target="_blank">The Times</a></strong>&#8216;ının internette paralı üyeliğe geçişi, belki de sosyal paylaşım ağlarından birinde üç beş rakam ile haber olarak ele alınacak, ayaküstü tartışılacak bir konu. Ancak yine de  bloga almayı uygun buldum. Bugün elimizde olan rakamları, bundan tam bir yıl sonra, The Times a ait yeni rakamlarla karşılaştırırken, bugün ne yazmışım diye geriye dönüp bakmak ve <strong><em>&#8221;ben demiştim&#8221;</em></strong> diyebilmek zevkli olur.</p>
<p><strong>Rupert Murdoch</strong>&#8216;un sahibi olduğu <strong>Newscorp</strong> adlı şirketin bünyesinde hayatlarını sürdüren İngiliz <strong>The Times</strong> ve bu gazetenin pazar eki <strong>Sunday Times</strong>, 1 Haziran Salı günü kapılarını arama motorlarına kapattı. Bu tarihten sonra gazeteyi okumak isteyecekler, günde 1 pound veya haftalık 2 pound ödeyerek kullanıcı adı ve şifre alacaklar.</p>
<p>Newscorp&#8217;un hesaplarına göre bu gazetelerin internet sitelerine gelen trafiğin % 90 ı ve dolayısıyla sayfa gösterim sayısına bağlı reklam gelirlerine &#8221;goodbye&#8221; demek gerekecek. Kaybolan bu trafiğin, diğer gazetelerin sayfalarına gideceği bir gerçek. Ancak Newscorp&#8217;daki hesap-kitap adamlarını ürkütmüşe benzemiyor bu tablo. Onlara göre kaliteli habercilikten vazgeçmeyecek belli bir kesim var, ve bu kesimin üyelik aidatları gazeteyi içinde bulunduğu krizden çıkarıp, kâr yapan bir kurum haline getirecek.</p>
<p>The times ve Sunday Times kriz içinde derken bir abartma yapmış olmadım. Bu ikisinin toplam günlük zararı 240,000 pound!!!&#8230; Günlük!!!&#8230;</p>
<p>Medya anilizi yapan uzmanlar arasında bu kararı kritize edenlerin sayısı az değil. <strong><a href="http://www.niemanlab.org/2010/05/a-defensive-experiment-how-the-times-of-london-and-the-times-in-new-york-diverge-on-paid-content/" target="_blank">Nieman Journalism Lab</a></strong>, Murdoch&#8217;un modelini, yine paralı üyeliğe geçecek bir başka dev New York Times ile karşılaştırırken <strong><em>&#8221;a defensive experiment&#8217;</em></strong>&#8216; diye başlık atmayı uygun görüyor. <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Roy_Greenslade" target="_blank">Roy Greenslade</a></strong> ise The Times&#8217;ın asıl yapması gerekeninin, daha da <a href="http://www.guardian.co.uk/media/greenslade/2010/may/27/rupert-murdoch-paywalls" target="_blank">niş olmaya yönelmesi olduğunun</a> altını çiziyor.</p>
<p>Artık bizde arkamıza yaslanıp, 1 Haziran 2011 deki rakamları bekleyeceğiz.</p>
<p>Eklemekte fayda var, The Times ücretli modele geçtikten sonra elindeki üye sayısı bilgilerini paylaşmayacakmış.</p>
<p>Ayrıca belki ilginizi çeker diye:</p>
<p><strong><a href="http://www.journalism.org/analysis_report/new_media_old_media" target="_blank">HOW BLOGS AND SOCIAL MEDIA AGENDAS RELATE AND DIFFER FROM THE TRADITIONAL PRESS</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/the-times-nasil-intranet-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomik Krizdeki Basına Wikileaks&#8217;den Öğütler</title>
		<link>http://postdijital.com/ekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler/</link>
		<comments>http://postdijital.com/ekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 17:09:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Gazetelerimiz çok fazla kar etmiyorlar anladığım kadarı ile. İnternette en fazla tıklanan kızların foto galerileri onlarda olsa da, webcam önünde soyunan kızı, babasının çırılçıplak yakalayışını konu alan süper komik (!) videonun önüne reklam alsalar da, içine düştükleri çıkmazdan kurtulamıyorlar, okur sayılarını yükseltemiyorlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Wikileaks&#8217;in editörü <b>Julian Assange</b>, <a target="_blank" href="http://www.colbertnation.com/the-colbert-report-videos/260785/april-12-2010/exclusives---julian-assange-unedited-interview"><b>Colbert Report</b></a> adlı programın konuğu olarak geldiği stüdyoda, <b>Collateral Murder</b> adı verilen video hakkında perde arkası bilgiler veriyor.</p>
<p>Konuşmanın içinden yakaladıklarım arasında, Wikileaks&#8217;in bu videoyu ortaya çıkarmasından sonra fonuna 150.000 dolar toplaması dikkatimi çekti.</p>
<p>Murdoch, Google için<a target="_blank" href="http://www.guardian.co.uk/media/2010/apr/07/rupert-murdoch-google-paywalls-ipad"><i><b> &#8221;bizim haberlerimizi çalıyorlar&#8221;</b></i></a> demişti. Bu kızgınlığının sebebi, yeteri kadar para kazanamaması olmalı.</p>
<p>Öte yandan bizim gazetelerimiz de çok fazla kar etmiyorlar anladığım kadarı ile. <a target="_blank" href="http://webtv.hurriyet.com.tr/category.aspx?cid=5&amp;bid=1">İnternette en fazla tıklanan kızların foto galerileri onlarda olsa da</a>, webcam önünde soyunan kızı, babasının çırılçıplak yakalayışını konu alan süper komik (!) videonun önüne reklam alsalar da, içine düştükleri çıkmazdan kurtulamıyorlar, okur sayılarını yükseltemiyorlar.</p>
<p>Aslında biraz da tarihte isimlendirildikleri gibi &#8221;habercilik&#8221; yapmak, &#8221;back to business, bismillah&#8221; deyip, son bir can havliyle asıl işlerine asılmak acaba bir çözüm olabilir mi geleneksel medya için?</p>
<p>Çünkü magazin, paparazzi de verseler <a target="_blank" href="http://perezhilton.com/">daha iyisini yapan var</a>. Tıpkı pornografinin ucuzunu, kalitesizini görmektense insanoğluna yakışır <a target="_blank" href="http://5posta.org/">erotik ve pornografi görmek, okumak isteyenlere uygun bloglar olduğu gibi</a>.</p>
<p><center><br />
<table style="font: 11px arial; color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(245, 245, 245);" height="353" width="360" cellpadding="0" cellspacing="0">
<tbody>
<tr style="background-color: rgb(229, 229, 229);" valign="middle">
<td style="padding: 2px 1px 0px 5px;"><a target="_blank" style="color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; font-weight: bold;" href="http://www.colbertnation.com">The Colbert Report</a></td>
<td style="padding: 2px 5px 0px; text-align: right; font-weight: bold;">Mon &#8211; Thurs 11:30pm / 10:30c</td>
</tr>
<tr style="height: 14px;" valign="middle">
<td style="padding: 2px 1px 0px 5px;" colspan="2"><a target="_blank" style="color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; font-weight: bold;" href="http://www.colbertnation.com/the-colbert-report-videos/260785/april-12-2010/exclusives---julian-assange-unedited-interview">Exclusives &#8211; Julian Assange Unedited Interview</a><a></a></td>
</tr>
<tr style="height: 14px; background-color: rgb(53, 53, 53);" valign="middle">
<td colspan="2" style="padding: 2px 5px 0px; width: 360px; overflow: hidden; text-align: right;"><a target="_blank" style="color: rgb(150, 222, 255); text-decoration: none; font-weight: bold;" href="http://www.colbertnation.com/">www.colbertnation.com</a></td>
</tr>
<tr valign="middle">
<td style="padding: 0px;" colspan="2"><embed style="display: block;" src="http://media.mtvnservices.com/mgid:cms:item:comedycentral.com:260785" type="application/x-shockwave-flash" wmode="window" allowfullscreen="true" flashvars="autoPlay=false" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" bgcolor="#000000" height="301" width="360"> </embed>      </td>
</tr>
<tr style="height: 18px;" valign="middle">
<td style="padding: 0px;" colspan="2">
<table style="margin: 0px; text-align: center;" height="100%" width="100%" cellpadding="0" cellspacing="0">
<tbody>
<tr valign="middle">
<td style="padding: 3px; width: 33%;"><a target="_blank" style="font: 10px arial; color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none;" href="http://www.colbertnation.com/full-episodes/">Colbert Report Full Episodes</a></td>
<td style="padding: 3px; width: 33%;"><a target="_blank" style="font: 10px arial; color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none;" href="http://www.indecisionforever.com">Political Humor</a></td>
<td style="padding: 3px; width: 33%;"><a target="_blank" style="font: 10px arial; color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none;" href="http://www.colbertnation.com/video/tag/Fox+News">Fox News</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p></center></p>
<p>İt ürürken kervan yürüyor, Julian ve Wikileaks, habercilik 2.0 ın kilometrelerini birer birer aşıyor. Bundan sonra sırada Amerikan tank birliklerinin Afganistan&#8217;da yaptığı, <a target="_blank" href="http://www.timesonline.co.uk/tol/news/world/us_and_americas/article7094234.ece#">97 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir fiyasko operasyonun görüntüleri</a> var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/ekonomik-krizdeki-basina-wikileaksden-ogutler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Collateral Murder &#8211; Bir Savaş Suçu</title>
		<link>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/</link>
		<comments>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 18:54:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[the pirate bay]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada dün gecenin konusu, bir Amerikan helikopterinin, aralarında Reuter Ajansı&#8217;ndan bir gazeteci ve foto muhabirinin de bulunduğu bir düzine insanı katledip, içlerinde 2 küçük çocuğun bulunduğu, yaralıları kurtarmaya gelen minibüse de saldırmasını konu alan video idi. 2007 yılındaki bu olaydan sonra Reuter Ajansı olayın üzerine gitmeye çalışmış, fakat Amerikan ordu yetkililerinin, &#8221;olayda kusur yoktu, savaşta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fcollateral-murder-savas-sucu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fcollateral-murder-savas-sucu%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Dünyada dün gecenin konusu, bir Amerikan helikopterinin, aralarında Reuter Ajansı&#8217;ndan bir gazeteci ve foto muhabirinin de bulunduğu bir düzine insanı katledip, içlerinde 2 küçük çocuğun bulunduğu, yaralıları kurtarmaya gelen minibüse de saldırmasını konu alan video idi.</p>
<p>2007 yılındaki bu olaydan sonra Reuter Ajansı olayın üzerine gitmeye çalışmış, fakat Amerikan ordu yetkililerinin, <strong><em>&#8221;olayda kusur yoktu, savaşta bunlar olur&#8221;</em></strong> cevabı ile karşılaşmıştı. <strong><a href="http://wikileaks.org/" target="_blank">Wikileaks</a></strong> tarafından deşifre edilen bu videoda, işlerin hiç de öyle olmadığı o kadar açık seçik belli ki&#8230;</p>
<p>ABD bu videonun yayılmasını engellemek için Wikileaks&#8217;in üzerine gittiği halde başarısızlığa uğradı. YouTube&#8217;da şu anda hesabınızla giriş yaptığınız zaman tüm olan biteni seyredebiliyorsunuz. Yarın öbür gün YouTube videoyu kaldırırsa da sorun değil. Zira torrent olarak çoktan dünyayı dolaşmaya başladı bile.</p>
<p>Midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum, yine de kısa bir özet geçmeye çalışayım:</p>
<p>Amerikan helikopteri sokakta yürüyen bir grup insanı izlemeye başlıyor. Bunlardan ikisi Reuters çalışanı ve kameraları da omuzlarına asılı. helikopterdeki askerin <strong><em>&#8221;ellerinde silah var, ateş izni istiyorum&#8221; </em></strong>demesinin ardından izin verilir verilmez grubun üzerine mermiler yağıyor. Grup, saldırıdan kaçmaya çalışsa da ekrandaki görüntülerden çok güçlü oldukları belli olan mermilerin vücutlarını parçalara bölmesi kaçınılmaz oluyor.</p>
<p class="center"><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/04/f2.jpg" /></p>
<p>Bu ilk saldırının sonucundan çok memnun oldukları gözlenen askerler birbirlerini kutlarken, alana savrulan cesetlerle dalga geçmeyi de ihmal etmiyorlar.</p>
<p>Bu vahşetin ortasında insan olanlar da var. Ama insanlıklarını birazdan canlarıyla ödeyecekler. Siyah bir minibüs, yerde yatanlar arasında yaralı olanları almak için yanaşınca, helikopter mürettabatı bu yardım eline de saldırmak için merkezden izin istiyor. İzin gelene kadar nasıl sabırsızlandıklarını videoda göreceksiniz.</p>
<p>Bu arada 2 çocuk, ön koltukta, minibüsün camından dışarı bakıyor. Yaralı gazeteciyi almaya gelen minibüsün içindekiler, yarı cansız vücudu arabanın içine almaya kalmadan helkopterden yine ölüm yağmaya başlıyor.</p>
<p class="center"><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/04/f3.jpg" /></p>
<p>30 milimetrelik granat mermileri ile minibüsün ön camını delen helkopter mürettebatı, bu başarılarını gülerek kutluyor.</p>
<p>Ortalık kıpırtısız kalınca gelen tanklardan biri yerde yatan cesedin üzerinden geçiyor. Bu da askerleri oldukça eğlendiriyor.</p>
<p>17 dakikalık bu videonun etkisinden kurtulmak oldukça güç benim için. Burada şahit olunan bir savaş suçu. Hiç bu kadar yakından görmedim. Bunun sorumluları Haag&#8217;da yargılanmalı. Ama yargılanacak mı? Bunu bilemiyorum.</p>
<p>ABD&#8217;nin yoğun çabaları, bu videonun dünya üzerinde sayısız site ve blogda paylaşılmasını engelleyemedi. Sansür mekanizmasını efektif bir şekilde işletemediler bu sefer. Yalnızca WikiLeaks&#8217;i Amerika&#8217;nın düşmanı ilan etmekle yetindiler şimdilik.</p>
<p>Sansür, devletlerin işlerine gelmeyen gerçekleri halının altına süpürmek için kullandıkları bir aparat.</p>
<blockquote><p>Görmüyorsan bilmiyorsun&#8230; O zaman hatırlayamayacaksın da&#8230;</p></blockquote>
<p>Özgür ve sansürsüz bir internet yalnızca Çin&#8217;e lazım değilmiş. Gördük mü?</p>
<p>Geçtiğimiz sene Amerikan lobisinin ve devletinin İsveç adalet sistemine yaptığı aba altından sopa gösterisinin sonucunda milyon kron tazminata ve hapis cezasına çarptırılan The Pirate Bay davası mahkumlarından <strong>Gottfrid Svartholm</strong>&#8216;un da bu videonun yayınlanmasında emeği geçtiğini biliyor muydunuz? Taşları yerlerine oturtmakta hala güçlük çekiyor musunuz?</p>
<p><center><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="344" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/5rXPrfnU3G0&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/v/5rXPrfnU3G0&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Haklarımın Başladığı Yerde Seninkiler Biter mi?</title>
		<link>http://postdijital.com/benim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi/</link>
		<comments>http://postdijital.com/benim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 09:53:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Belki de en fazla rahatsızlık duyduğum söylem, &#8221;birilerinin haklarının başladığı yerde, bir başkasınınkinin bitmesi&#8221;. Çok kullanılan ve kulanıldıkça, söylenildikçe anlamını yitiren şeyler var. Türkiye&#8217;de anahtarcısından muhallebicisine, oradan da holding yöneticinin çalışma odasına kadar heryerde gördüğüm Atatürk&#8217;e ait vecizeler, portreler buna örnek. Anadolu topraklarında çeşitli azınlıkların tarih boyunca kardeş kardeş yaşadıkları ise başka örnek. Neden çokca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fbenim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fbenim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Belki de en fazla rahatsızlık duyduğum söylem, <strong><em>&#8221;birilerinin haklarının başladığı yerde, bir başkasınınkinin bitmesi&#8221;</em></strong>.</p>
<p>Çok kullanılan ve kulanıldıkça, söylenildikçe anlamını yitiren şeyler var. Türkiye&#8217;de anahtarcısından muhallebicisine, oradan da holding yöneticinin çalışma odasına kadar heryerde gördüğüm Atatürk&#8217;e ait vecizeler, portreler buna örnek. Anadolu topraklarında çeşitli azınlıkların tarih boyunca kardeş kardeş yaşadıkları ise başka örnek. Neden çokca bahsedilip, belli kalıplar içinde papağan gibi tekrarlanıyorsa <em>&#8221;o bahsedilen şeyin&#8221;</em> varlığından şüphe duymak için her türlü veri oluyor elimde.</p>
<p>O yüzdendir ki, ne zaman genelgeçer düşünce ve toplum yapısına, birtakım elle tutulamayan, gözle görülemeyen, fiktiv, ama uğrunda can verilesi oldukları iddia edilen değerlere dokunduran bir düşünce, sanat eseri, söylem, davranış vuku bulsa, şu çok ünlü <strong><em>&#8221;ben demokrasiye, düşünce ve ifade özgürlüğüne inanıyorum. ancak bunun da bir sınırı var. Benim özgürlüklerimin başladığı yerde seninki biter&#8221;</em></strong> ciler anında pırtlıyor.</p>
<p>En son tanık olduğum, Serdar Turgut&#8217;un Rojin adlı şarkıcıyı dağa kaldırma fantezisinin kelimeler ile ifadesinin mahkemelik olması.</p>
<p>Rojin&#8217;e reva görülen bu saldırının, onun Kürt kimliği ve kadın olması ile alakası olduğunu söyleyenler de var. Rojin&#8217;i hiç tanımıyorum. Serdar Turgut&#8217;u ise birkaç defa okudum. Bu konu FriendFeed&#8217;de Olgun Siviller adlı grubun altında açıldı galiba. Mahkemeye çıkacak olan <a href="http://ff.im/ikrtJ" target="_blank">Serdar Turgut aleyhinde, mahkeme önünde bir </a><strong><em><a href="http://ff.im/ikrtJ" target="_blank">&#8221;dayanışma&#8221;</a></em></strong><a href="http://ff.im/ikrtJ" target="_blank"> gösterisinin önerildiği başlığın altında</a>, Turgut&#8217;un o yazısında Türk toplumunun kaldıramayacağı ögelere yer verdiği belirtildi.</p>
<p>Belki ben düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda son derece ortodoks olduğum için, <strong><em>&#8221;içinden geçtiğimiz kritik dönemleri ve ülkenin jeopolitik yapısını, yeraltı zenginliklerini ve bunlara göz diken dış düşmanları&#8221;</em></strong> hep ikinci plana atıyorum. Ne olursa olsun, kafasındakileri kaleme veya söyleme döken insanların mahkeme koridorlarını aşındırması <strong>asla ve asla kabul edemeyeceğim bir olay</strong>.</p>
<p><strong>Hiçbir bayrak, hiçbir toprak, hiçbir kutsal değer, düşünce ve ifade özgürlüğü&#8217;nün önüne geçmemeli, geçemez</strong>. Buna izin verildiği takdirde, uygar bir toplumun en temel direğini ciddi şekilde sarsmış oluyorsunuz.</p>
<p>Demokrasi ve özgürlüklerin, selektif elitist bir tavırla, kişilerin kendi önem sırasına göre algılamalarına da realitede yapacak fazla birşey yok belki. Kadın hakları, azınlık hakları, din ve inanç özgürlüğünü istediğiniz sıralamaya da koyabilirsiniz. Ancak sıralama ne olursa olsun, düşünce ve ifade özgürlüğünün numarası 1.</p>
<p>Yazar <strong><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">Philip Pullman</a></strong><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">&#8216;ın kitabı </a><strong><em><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">&#8221;The Good Man Jesus and the Scoundrel Chris&#8221; </a></em></strong><a href="http://www.guardian.co.uk/books/2010/mar/27/philip-pullman-jesus-scoundrel-christ" target="_blank">bazı kesimleri rahatsız etti</a>. Rahatsız olan insanların haklarının başladığı yerde Pullman&#8217;ınkiler bitmiyor. Bunu da o kadar güzel ifade ediyor ki yazarın kendisi. Videonun dikkatle dinlenip özümsenmesi, Türkçe, Kürtçe ve dahi gerekli görülen diğer dillerde altyazı ile okullarda, her pazartesi ve cuma günleri dersliklerde gösterilmesi, bu ülkeyi çok başka bir yere götürürdü.</p>
<p><center><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="560" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/HQ3VcbAfd4w&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="560" height="340" src="http://www.youtube.com/v/HQ3VcbAfd4w&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center></p>
<blockquote><p><strong>No one has the right to live without being shocked; no one has the right to spend their life without being offended. </strong></p>
<p>Nobody has to read this book, nobody has to pick it up, nobody has to open it, and if they open it and read it they don’t have to like it.</p>
<p>And if you read it and dislike it you don’t have to remain silent about it. You can write to me, you can complain about it, you can write to the publisher, you can write to the papers, you can write your own book.</p>
<p>You can do all those things, but there your rights stop. Nobody has the right to stop me writing this book. No one has the right to stop it being published or sold or bought or read. And that’s all I have to say on that subject.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/benim-haklarimin-basladigi-yerde-seninkiler-biter-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>28</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iPad Üzerinde Dijital Magazin Böyle Oluyor</title>
		<link>http://postdijital.com/ipad-uzerinde-dijital-magazin/</link>
		<comments>http://postdijital.com/ipad-uzerinde-dijital-magazin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 22:55:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[e book reader]]></category>
		<category><![CDATA[e kitap]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[iPad ne zaman Türkiye&#8217;ye gelir? Adamakıllı bir internet bağlantısı ile fiyatı ne olur? Tüm bu sorular insanların aklını kurcalıyor. Bir yandan da okumayı sevenlerin kitap sayfalarına olan düşkünlüğü, ellerinde bir kitabın ağırlığı ve kokusu ile bu zevklerinin tehdit altında olduğunu düşünmeleri gerçeği var. Ne olursa olsun, önümüzdeki birkaç senede yayımcılığın bu dijital evrimden büyük ölçüde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fipad-uzerinde-dijital-magazin%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fipad-uzerinde-dijital-magazin%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>iPad ne zaman Türkiye&#8217;ye gelir? Adamakıllı bir internet bağlantısı ile fiyatı ne olur? Tüm bu sorular insanların aklını kurcalıyor. Bir yandan da okumayı sevenlerin kitap sayfalarına olan düşkünlüğü, ellerinde bir kitabın ağırlığı ve kokusu ile  bu zevklerinin tehdit altında olduğunu düşünmeleri gerçeği var.</p>
<p>Ne olursa olsun, önümüzdeki birkaç senede yayımcılığın bu dijital evrimden büyük ölçüde etkileneceği gerçek. 2010 senesini ilerde bu evrimin dönüm noktası, miyadı olarak değerlendireceğimizi söylemek ise iddialı bir laf olmaz.</p>
<p>İpad ve benzeri teknolojik aletler üzerinde yalnızca <strong>&#8221;okuma&#8221;</strong><em> </em> işini yapacağımızı düşünenler yanılıyor. Fiziki kitabın ağırlığına, kağıt hamuru kokusunun müptelası olan kitap romantikleri için korkutucu olacak belki ama, sevdiğimiz bir yazarın kitabını, her ay  muhakkak aldığımız bir dergideki köşe yazısını interaktif video ve reklam desteği ile pad üzerinden yaşamak mümkün olacak. Okumak değil, yaşamak diyorum, çünkü teknoloji bizi bu yöne doğru hızla götürüyor. Bunun pozitif veya negatif bir değişim olduğunu kesin olarak söyleme cesaretim yok. Henüz herşeyin çok başındayız.</p>
<p><strong>Zinio</strong> adındaki San Francisco merkezli şirketin yaptığı işe bir göz atarsanız, yayımcı, yazar ve okur açısından ne büyük değişikliklerin eşiğinde olduğumuzu anlayacaksınız.</p>
<p><strong>Nick Bilton</strong>, &#8221;<strong><em>A Peek at an Interactive Magazine for the Apple iPad&#8221;</em></strong> başlıklı,<a href="http://bits.blogs.nytimes.com/2010/03/18/a-peek-at-an-interactive-magazine-for-the-apple-ipad" target="_blank"> New York Times&#8217;daki yazısında</a> <strong>Zinio</strong>&#8216;dan bahsediyor:</p>
<blockquote><p>Jeanniey Mullen, VIVmag’s chief marketing officer, said that the magazine planned to make every iPad and desktop issue interactive with video and full-motion advertising, including a Fandango HBO “Sex and the City 2″ advertisement and interactive spreads for Kia Motors and Estée Lauder.</p>
<p>While beautiful to look at, and I’m sure fun to interact with, this type of slick interactivity and motion isn’t cheap. Mrs. Mullen said the magazine cost $36 for a yearly subscription of six editions, or $6 an issue.</p></blockquote>
<p><center><object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=10207926&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=10207926&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="300"></embed></object>
<p><a href="http://vimeo.com/10207926">VIV Mag Interactive Feature Spread &#8211; iPad Demo</a> from <a href="http://vimeo.com/user1257445">Alexx Henry</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/ipad-uzerinde-dijital-magazin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>We Are The People Of The Internet</title>
		<link>http://postdijital.com/netdas-ozgur-sansursuz-internet/</link>
		<comments>http://postdijital.com/netdas-ozgur-sansursuz-internet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 13:55:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Telif Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[netdaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Entelektüel stimulansını, medya olarak yalnızca gazete ve televizyon gibi tek taraflı komünikasyonu kullanan platformlarda bulmaya çalışan sıradan, normal bir vatandaş için internetin tanımı bu satırları okuyan sizlerden çok farklı. En azından öyle umuyorum. Bir kere gün geçmiyor ki pedofili, kredi kartı yolsuzluğu, bomba imalatı, satanizm, sızdırılan seks videoları, birlik ve beraberliği zedeleyici yazılar, kişilere hakaret, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fnetdas-ozgur-sansursuz-internet%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fnetdas-ozgur-sansursuz-internet%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Entelektüel stimulansını, medya olarak yalnızca gazete ve televizyon gibi tek taraflı komünikasyonu kullanan platformlarda bulmaya çalışan sıradan, normal bir vatandaş için internetin tanımı bu satırları okuyan sizlerden çok farklı. En azından öyle umuyorum.</p>
<p>Bir kere gün geçmiyor ki pedofili, kredi kartı yolsuzluğu, bomba imalatı, satanizm, sızdırılan seks videoları, birlik ve beraberliği zedeleyici yazılar, kişilere hakaret, Atatürk&#8217;ü rencide edici videolardan bahsedilmesin.</p>
<p>O yüzden TC vatandaşının gözünde <strong>internet &#8221;tüm kötülüklerin anası&#8221;</strong>. Yoğun bir propaganda var internet aleyhine. Bunu da anlamak zor değil, biraz kafasını çalıştıran bir insan için. Bunların hepsi planlı ve programlı bir çalışmanın ürünü. Amaç insanları korkutup, internetin özgür yapısını kısıtlayıcı yaptırımları birer birer sisteme işlemek.</p>
<blockquote><p>Çocuğunun istismar edilmesini istemiyorsan, Türkiye&#8217;nin dünya internet liginde Suudi Arabistan, Çin, Pakistan, Küba gibi ülkelerle aynı kategoride kabul edilmesine ses çıkarmayacaksın. Çünkü internet başıboş olduğu anda Türkiye Cumhuriyeti bölünüp, parçalanabilir, tecavüzler artar, hergün kendiniz hakkında internette hakaretlere rastlarsınız, sanatçılar açlıktan ölür, kimse müzik yapmaz, kitap yazmaz, film çekmez.</p></blockquote>
<p>Bu propagandayı yapanları suçlayabilir miyiz? Hayır&#8230; Onlar mevcut sistemlerini korumanın derdinde, bildikleri azıcık şeyle, cahilce ve gayet içgüdüsel olarak böyle bir davranışa yöneliyor. Hadi iyi niyetimden dolayı böyle formule edeyim. Şimdi bizi yönetip, interneti regüle etmeye çalışanlar, lobilerden de açık, kapalı rüşvet alıyorlar desem ağır olabilir. Ki bunları da açıklayıp, bombalamanın zamanı gelecek.</p>
<p>Ama ilkönce bu işe kafası basanların, basmayanlara öğretmesi, eğitmesi gerekli. İster propaganda de, isterse bir ideolojiyi paketleyip, allayıp, pullayıp satmak de. Yapılması gereken bu. Bir de korkacak birşeyimiz yok. Ürün çok sağlam. Piyasada dejeneresi, sahtesi, çakması bulunan bir şeyin ta kendisini, su katılmamış halde insanlara satmaya çalışıyoruz. Sonsuz bilgi, bu bilgiye sınırsız ve engelsiz ulaşım, kültürün ve sanatın paylaşımı, eser sahiplerinin köleliğine son vermek, önkoşulsuz bir düşünce ve ifade özgürlüğü.</p>
<p>Demek istediklerimi BBC bu videoda daha nazik bir dille açıklamış.</p>
<p><center><object width="480" height="295"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/b_EC6n9_M8w&#038;hl=sv_SE&#038;fs=1&#038;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/b_EC6n9_M8w&#038;hl=sv_SE&#038;fs=1&#038;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="295"></embed></object></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/netdas-ozgur-sansursuz-internet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alternatif Medya, SEO ve Demokrasi</title>
		<link>http://postdijital.com/alternatif-medya-seo-ve-demokrasi/</link>
		<comments>http://postdijital.com/alternatif-medya-seo-ve-demokrasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 10:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[seo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Taraf Gazetesi&#8217;nin Sevan Nişanyan&#8217;ı köşesini bırakmaya zorlayan tavrına karşı yapılabilecek birşey vardı. Fikri de aslında İsveç&#8217;den, yaşanmış bir olaydan aldım. Olayı kısaca geçmem gerekiyor önce. Önbilgi olarak, fazla da doktrine ve detaya kaçmadan, İsveç Krallığı&#8217;ndan aslında sosyalist/feminist bir laboratuar olarak bahsetmek mümkün diyeyim. Örneğin bu sebeple, ülkede fuhuş yasak ve bu mesleği icra edenlerin seslerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Falternatif-medya-seo-ve-demokrasi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Falternatif-medya-seo-ve-demokrasi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Taraf Gazetesi&#8217;nin Sevan Nişanyan&#8217;ı köşesini bırakmaya zorlayan tavrına karşı yapılabilecek birşey vardı. Fikri de aslında İsveç&#8217;den, yaşanmış bir olaydan aldım. Olayı kısaca geçmem gerekiyor önce.</p>
<p>Önbilgi olarak, fazla da doktrine ve detaya kaçmadan, İsveç Krallığı&#8217;ndan aslında sosyalist/feminist bir laboratuar olarak bahsetmek mümkün diyeyim. Örneğin bu sebeple, ülkede fuhuş yasak ve bu mesleği icra edenlerin seslerinin geleneksel medya ve hükümet tarafından bastırılmaya çalışıldığı bir ortamdayız.</p>
<p>Alternatif medya tabii bu baskıların dışında kalmayı başarıyor ve kendi içinde dengelerini kuruyor. İsveç blogosferinde tanınmış bir yazar olan Isabelle aynı zamanda anne ve fahişe. Mesleğini kanundışı sayıp, ahlaki olarak aşağıda gören bir otoritenin hüküm sürdüğü ülkesinde kendini, sevdiklerini, yakınlarını ve çocuğunu korumak için takma isimle blog yazıyor.</p>
<p>Isabelle birgün internet üzerinde bir tartışma ortamında, geleneksel medyada gazeteci olan (aynı zamanda bir blog yazarı) Johanna adında bir kadın ile takışıyor. Tartışma alevlendiğinde Johanna bildiğimiz klasik söylemlere giriyor. Nedir o? Kendi ismini açıkca yazmaktan çekinen bir insanla tartışmaya girmeyeceğini, Isabelle gerçek ismi ile ortaya çıkmadığı sürece kendisini dikkate almayacağını, yok sayacağını belirtiyor. Detaylarına girmemize gerek yok. Ancak basın kartı taşıdığı ve yazdıklarına para aldığı için kendini elit zanneden Johanna tartışmanın ilerleyen bölümlerinde argümanları yetmeyince Isabelle&#8217;ye bizde sosyal medya kullananların diliyle DM atıyor. İkilinin arasındaki bu gözlerden uzak haberleşmede Johanna gazetecilik imkanlarını kullanarak Isabelle&#8217;nin kimliğini ortaya çıkarıp bunu ifşa edeceğini belirtiyor. Artık siz isterseniz buna tehdit deyin.</p>
<p>İsabelle&#8217;nin aralarında geçen bu elektronik posta trafiğini blogunda yazması ve bu kimliğinin açığa çıkması riskini göze alamadığı için blog yazmayı bırakma kararını açıklaması, daha sonra İsveç blogosferinde Türkçe&#8217;ye &#8221;blog depremleri&#8221; olarak çevirebileceğim bir hareketin başlamasına sebep oldu.</p>
<p>Blog depremi nedir? Nasıl çalışıyor? Herşeyden önce sonuçları, verdiği hasarlar nelerdir?</p>
<p>Sondan alayım. Sonuçları ne oldu? Olayın üzerinden geçen 2 yıl sonrasında Johanna A. nın ismini google da aradığım zaman ilk 15 de çıkan sonuçlarda &#8221;bir gazetecinin anonim bir blog yazarına yaptığı şantajın sonuçları&#8221; blogların ağzından gözlerimin önüne seriliyor. Google üzerinde sizin hakkınızda yazanların iş hayatı ve kariyer için ne kadar önemli olduğunu bilmeyeniniz yoktur.</p>
<p>Daha yeni bir röportajı okudum Johanna ile yapılan. Kadın bir SEO uzmanı tutmuş kendine. Bu üzerindeki damgayı çıkartabilmek için&#8230;</p>
<p>Peki bu nasıl gerçekleşti?</p>
<p>Herşeyden önce blogosfer içinde bir karara vararak görüşleri ne olursa olsun böyle bir şantajın kabul edemeyeceği konusunda birliğe vardı. Bundan sonrası çok kolaydı. Belki 50 kadar blog bu konudaki anahtar kelimeleri kullanarak konuyu işledi. Bunu tekrarlayarak yaptılar. Ayrıca her yazının sonunu, konuyu diğer işleyen bloglara linkler vererek getirdiler.</p>
<p>Google&#8217;ın kullandığı algoritma için bu seksi iç çamaşırları giyen bir kadının özel striptiz yapması gibi birşey olmalı. Sonucunda deprem olması kaçınılmaz&#8230;</p>
<p>Tabii bunda geleneksel medyanın olayı aynı yoğunlukta işlememesinin de rolü var. Zaten geleneksel medyanın önemli bulup işlediği konular ile IQ seviyesi ortada olan sade vatandaşın ilgilendiği konular farklı olduğundan bunu yadırgamamak lazım. Boşluk her zaman doldurulur. Burada önümüze gelen de bu.</p>
<p>Pekçok konuda kullanılabilir esasında bu taktik. İnsanların bu gücün farkına varabilmesi gerekir. Asıl güçlük orada.. Bunu anlatabilmek&#8230;</p>
<p>Birşey dikkatimi çekti, onu da söylemeden bitirmeyeyim:</p>
<p>Sevan Nişanyan adını bugün Türkiye&#8217;de gündemi takip edenler arasında bilmeyen az. Bu yazarın <a target="_blank" href="http://nisanyan1.blogspot.com/"><b>bir blogu olduğunu</b></a> kaç kişi biliyor peki? Bence fazla değil. Adı bu derece bilinen bir yazarın, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi çok temel bir hak konusunda çektiği sıkıntı o bloga kaç yorum olarak döndü? Ben size söyleyeyim. Aradan herhalde 24 saat geçti, ama şu an ititbarı ile 0 yorum var. Oranın en az 150 yorum alması lazımdı. Gerçi bunda blog sahibi Sevan Nişanyan&#8217;ın da sorumluluğu olabilir. Dün gece attığım yorum halen yayınlanmadı.</p>
<p>Bu arada Nişanyan&#8217;ın bir başka eksiği daha var. Facebook&#8217;da yaptığı açıklamadaki serzenişlerinden anlıyorum ki, Taraf Gazetesi&#8217;nde ücret almadan yazıyormuş kendisi. Açıklamasını şöyle bitirmiş..</p>
<blockquote><p>Yazmak bir iptiladır. Elbette yazmadan duramam. Ama nerede, nasıl, şimdilik daha düşünmedim.
</p></blockquote>
<p>E blogun var ya Sevan&#8230; En yazman gereken yer orası.</p>
<p>Taraf Gazetesi&#8217;nin bu sansürüne karşı tepkilerini Nişanyan&#8217;ın yazısını yayınlayarak gösteren bloglar ise şöyle (başka bloglarda çıktıkça aşşağıdaki listeyi güncelleyeceğim)</p>
<p>Hasan Rua &#8211; <a href="http://lektuel.net/" target="_blank"><strong>Lektüel</strong></a><br />
Lermontov &#8211; <a href="http://cengizchefikir.blogspot.com/" target="_blank"><strong>Yıkıcı Tutku</strong></a><br />
Taylan -<a href="http://www.seviyesizsiyaset.com/2010/01/sansur-ve-nisanyan/" target="_blank"><strong>Seviyesiz Siyaset</strong></a><br />
Kenar -<a href="http://kenardan.wordpress.com/2010/01/08/sansurden-sansur-dogdu-sevan-nisanyan-olayi/" target="_blank"><strong>Kenardan</strong></a><br />
Ali Rıza Esin -<a href="http://ali.riza.esin.net/yazilar/sansurlu-yazi-sesi-kisilan-nisanyan/" target="_blank"><strong>Durumsama</strong></a><br />
Cansu Elter &#8211; <a href="http://manaaramayin.blogspot.com/2010/01/taraf.html" target="_blank"><strong>Mana Aramayın</strong></a><br />
5posta &#8211; <a target="_blank" href="http://5posta.org/fekat-bu-censure%E2%80%99dur-azizim/"><b>Fekat Bu Censüre&#8217;dir Azizim</b></a></p>
<h1><a href="http://5posta.org/fekat-bu-censure%e2%80%99dur-azizim/" title="Fekat Bu Censure’dür Azizim"><br />
</a></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/alternatif-medya-seo-ve-demokrasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

