<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Postdijital &#187; devlet</title>
	<atom:link href="http://postdijital.com/tag/devlet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://postdijital.com</link>
	<description>copy me &#38; copyleft</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Dec 2011 12:35:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Kölelik yolunda</title>
		<link>http://postdijital.com/kolelik-yolunda-road-to-serfdom/</link>
		<comments>http://postdijital.com/kolelik-yolunda-road-to-serfdom/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 13:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[off topic]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=397</guid>
		<description><![CDATA[15 Mayıs&#8217;ın gerçekten kanatlarımızın altına iyi rüzgar verdiği günlerde, bir sosyal paylaşım ortamında şöyle demiştim: durun! pornografiye özgürlükle bitmiyor! korporatizm ve tekelci anlayışa da karşıyız. yabancı online bahis sitelerinin erişim engelini kabul etmiyoruz! Bu söylemi, gerçeklerle ilişkisini kesmiş, şımarık bir anarşist/liberteryen (veya artık ne dedilerse) çığırtısı olarak algılamış olanların varlığına eminim. Oysa Avrupa&#8217;dan ve dünyadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fkolelik-yolunda-road-to-serfdom%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fkolelik-yolunda-road-to-serfdom%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>15 Mayıs&#8217;ın gerçekten kanatlarımızın altına iyi rüzgar verdiği günlerde, bir sosyal paylaşım ortamında şöyle demiştim:</p>
<blockquote><p>durun!  pornografiye özgürlükle bitmiyor! korporatizm ve tekelci anlayışa da karşıyız.  yabancı online bahis sitelerinin erişim engelini kabul etmiyoruz!</p></blockquote>
<p>Bu söylemi, gerçeklerle  ilişkisini kesmiş, şımarık bir anarşist/liberteryen (veya artık ne dedilerse) çığırtısı olarak algılamış  olanların varlığına eminim. Oysa Avrupa&#8217;dan ve dünyadan kendi insanlarına  serbest dolaşım hakkını dostlar alışverişte görsün misali isterken,  mallara ve hizmetlere duvar ören, yasak ve tekellerle insanların  &#8221;güya&#8221; kendi iyilikleri için kendi adlarına seçme özgürlüklerini alıp, bu en doğal haklarını <em><strong>&#8221;kutsal vergi&#8221;</strong></em> teranesinin arkasında, haracını en kolay toplayabileceği kendine yandaş şirketlere,  danışıklı  dövüşlü, şikeli biçimde peşkeş çeken bir organizasyona dikkat çekmek istemiştim ben.</p>
<p>O  günden bugüne hepimizin tanık olduğu bir başka olay, ticarete olduğu  gibi spora da sonuna kadar müdahil olmuş, parmaklarına bulaşacak balı yalama hayali ile dirseklerine kadar bal küpüne gömülmüş bu hantal aparatın, her gece <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pederasty" target="_blank">pederasti</a> olarak  tanımlanabilecek bir formatta koynuna aldığı futbol adlı sevgilisini aniden  namussuz ilan edip, bu pisliği &#8221;sözde&#8221; temizlemeye karar vermesine şahit olmaktı.</p>
<p>Biraz amiyane olacak ama;<em><strong> &#8221;e güzelim, her gece bunu düzen sendin&#8221;</strong></em>.</p>
<p>Kölelik Yolu, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_August_von_Hayek" target="_blank">Friedrich Hayek</a>&#8216;in 1940-43 de yazdığı eserinin adı. Hayek bu eserde, sosyalizm, nasyonal sosyalizm ve faşizmin insanları nasıl esir aldığının bir dökümünü yapıyor. <a href="http://mises.org/books/TRTS/." target="_blank">Bu linkde</a>, eserin kısa bir özetinin, çizimlerle verilmiş hali var.</p>
<p>Hayek, 17. sayfada son adımı &#8221;spor&#8221; olarak tanımlıyor ve detaylı bir biçimde planlandığına vurgu yapıyor.</p>
<p><a href="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2011/07/19.jpeg" rel="prettyPhoto[397]"><img class="aligncenter size-full wp-image-398" title="19" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2011/07/19.jpeg" alt="" width="399" height="633" /></a></p>
<p>18. sayfa ise vatandaşların köleye dönüşümü tamamladıkları için <em><strong>bitişin</strong></em> sayfası.</p>
<p>Berlin Olimpiyatlarına Hitler&#8217;in verdiği önemi hepimiz biliyoruz da, eğer bir yerlerden bulabilirseniz Sovyetlerin o efsanevi buz hokeyi takımından geriye kalan oyuncularla yapılan belgeseli de izlemenizi tavsiye ederim. Sonra bizim 19 Mayıs&#8217;larımız&#8230;</p>
<p>İstediği gibi atını oynatamadığı, dişini geçiremediği yerde agresifleşen bu devasa aparatın gazabından Tanrı inananlarını korusun. Biz inanmayanlar başımızın çaresine bakarız. Ancak büyük bir kulübün yeni stadının açılışında yaşanan rezalet, o rezalette taraf olanların bugün mükafatla geldiği yerler de akıllarımızdan çıkmasın.</p>
<p>Hayek&#8217;in koca eserininin fotoromanından 17. sayfaya baktıktan sonra, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, Talim Terbiye Genel Müdürlüğü&#8217;nün adı bir yerde anıldığında iki defa düşüneceğinizi umarım.</p>
<p>Organize terör şebekesinin 10 ayda kurulanı ile 100 yılda kök salmışının arasında, yaratabildiği enstitüleri ile o kadar fark olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/kolelik-yolunda-road-to-serfdom/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Don&#8217;t Be Evil! Bir Karma Olarak Anonymous</title>
		<link>http://postdijital.com/dont-be-evil-anonymous/</link>
		<comments>http://postdijital.com/dont-be-evil-anonymous/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2011 13:08:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[netdaş]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Bir dönemin Türk tv&#8217;sinde, emniyetin ele geçirdiği teröristler ekranda yere bakarken, bu terörist grubunun önüne Devlet Malzeme Ofisi&#8217;nden tedarik edildiği belli olan masalara yayılmış mermi ve kovanlarla ay yıldız veya Atatürk portresi çizilirdi. Emniyetin Anonymous için de yeni koreografiler üzerinde çalıştığını zannediyorum. Çünkü anlaşıldığına göre, bu eylemler daha da sürecek. İspanyol polisinin pek zayıf kaldığı aşikar! Bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fdont-be-evil-anonymous%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fdont-be-evil-anonymous%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Bir dönemin Türk tv&#8217;sinde, emniyetin ele geçirdiği teröristler ekranda yere bakarken, bu terörist grubunun önüne Devlet Malzeme Ofisi&#8217;nden tedarik edildiği belli olan masalara yayılmış mermi ve kovanlarla ay yıldız veya Atatürk portresi çizilirdi. Emniyetin Anonymous için de yeni koreografiler üzerinde çalıştığını zannediyorum. Çünkü anlaşıldığına göre, <a href="http://pastebin.com/XZ9ti5aM" target="_blank">bu eylemler daha da sürecek</a>. İspanyol polisinin <a href="http://yenisafak.com.tr/Bilisim/?i=324360" target="_blank">pek zayıf kaldığı</a> aşikar!</p>
<p><a href="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2011/06/polis.jpeg" rel="prettyPhoto[357]"><img class="aligncenter size-full wp-image-358" title="polis" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2011/06/polis.jpeg" alt="" width="304" height="228" /></a></p>
<p>Bazı şeyleri <em><strong>&#8221;anneye, babaya anlatır gibi anlatmak&#8221;</strong></em> diye bir olay var. İlk etapta detayları dışarda bırakarak, temel bazı bilgileri verdikten sonra, onların muhakeme, mantık ve sağduyu ile kendi yollarını bulmasını sağlamak üzerine kurulu bir yöntem olarak açıklanabilir herhalde.</p>
<p>Tüm haber alma kaynağı gazete ve televizyon olan birine, 15 mayıs gösterilerini ve BTK nın yeni internet paketlerini anlatmak yine de zor değil. Eğer karşınıza aldığınız kişide en azından vasat düzeyde vatandaşlık bilgisi ve insan hakları evrensel beyannamesinin maddelerinden haberdar olma durumu varsa, bu iş kolay bile sayılır.</p>
<p><strong>Fakat Anonymous&#8217;un ne olduğu, basında yer aldığı şekliyle &#8221;neden Türkiye&#8217;ye saldırdığı&#8221;nı açıklamak biraz daha zor.</strong></p>
<p>Görüşüme göre, maalesef uzun bir süre anneler ve babalar bu konuyu anlamakta zorlanacak. Bir anneler ve babalar, bir de Stockholm Sendromu&#8217;na kapıldığından haberi olmayan, omurgasındaki iliklerine kadar &#8221;devletim beni sever de döver de&#8221; mottosu işlemiş olan bilişimciler.</p>
<p>Bilmiyorum yine de anlatmaya çalışmanın bir faydası olur mu? Eğer olur diyorsanız, Anonymous&#8217;un ne olduğundan değil de <strong>NE OLMADIĞINDAN</strong> yola çıkmak daha yararlı gibi.</p>
<p>Her ne kadar yukardaki fotoğrafa bakan bazı İspanyol anne ve babalar ve İspanyol bilişimciler, Anoymous&#8217;un bir Bask ya da Katalan örgütü olduğunu düşünebileceklerse de aslında Anonymous&#8217;un herhangi bir ırkı, dili, dini ve cinsiyeti yok. Dolayısıyla bir pasaportu da yok. Dili yok dedik ama açıklamaları, mesaj içeren videoları daha geniş kitlelere ulaştırmak için genelde İngilizce dilinde olduğundan, örgütün<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25221472/" target="_blank"> bir Amerikan örgütü, hatta CIA destekli olduğu bile düşünülebilir</a>. Ancak hafızası bir balığınkinden biraz fazla olan biri için bu alternatifin de imkansız olduğunu görmek zor değil. ABD&#8217;nin başını bir hayli ağrıtan Wikileaks&#8217;in hesabını donduran Amerikan şirketlerine Anonymous&#8217;un yaptığı eylemleri hatırlayalım.</p>
<p>-Onun öncesinde Scientology tarikatına ve bu tarikatın önemli firgürlerinden olan Tom Crusie&#8217;a ait bir videonun, tarikatın baskıları sonucunda YouTube&#8217;dan çıkarılmasına karşı yapılmış bir eylemleri olduğunu anımsayan olacaktır. <a href="http://postdijital.com/fatih-altayli-bomba-eksi-google/" target="_blank">Google Bombing</a> adı verilen bir yöntemle google&#8217;da yapılan &#8221;dangerous cult&#8221; aramalarının Scientology tarikatını vermesini sağladılar.</p>
<p>-Bir başka aktiviteleri, Avustralya hükümetinin küçük göğüslü kadınları internette filtreye takma girişimine karşı oldu. Avustralya hükümeti, küçük göğüslü kadınların olduğu erotik filmleri halkı pedofiliye yönlendirdiği gerekçesiyle sansürlemek istemesine karşı <strong>Operation Titstorm</strong>, Anonymous tarafından organize edildi. İlgili devlet kurumunun web sitesine binlerce, yüzbinlerce Anonymous aktivisti aynı anda girerek çökertti. Başbakanın kendi web sitesi hack edilerek, pornografik resimler konuldu (<strong>#birandaporno</strong>). Bütün bunlar, tüm dünyanın Avustralya hükümetinin bu dangalakça sansür gerekçesinden haberdar olmasını sağladı.</p>
<p>-Çok yeni olarak da Louis Vuitton adlı lüks çanta üreten şirkete saldırılarıyla gündeme geldiler. Nadia Plesner adlı Danimarkalı sanatçı, Afrikalı aç bir çocuğu elinde chiuahua köpeği ve omzunda Louis Vuitton çanta ile tasvir eden bir t-shirt yapınca, çanta şirketi tarafından mahkemeye verildi. Vuitton, Plesner&#8217;in kendi web sayfasında fotoğrafı bulunan tişörtü kaldırmadığı <a href="http://www.mediareport.nl/persrecht/07032011/louis-vuitton-sues-danish-artist-plesner-in-the-netherlands-over-depiction-of-bag-in-art-work/en/" target="_blank">her gün için 5000 euro para cezasına çarptırılmasını istedi.</a></p>
<p><a href="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2011/06/plesner_vuitton.jpeg" rel="prettyPhoto[357]"><img class="aligncenter size-full wp-image-360" title="Danish Artist Plesner shows the design wherefore she is being sued by powerhouse LVMH" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2011/06/plesner_vuitton.jpeg" alt="" width="470" height="673" /></a></p>
<p>Tüm bu olayları, Türkiye&#8217;deki devlet kurumlarının sitelerine karşı yaptıkları eylemler ile beraber değerlendirdiğimizde, Anonymous&#8217;un, kökü dışarda, yabancı güçlerin elinde oyuncak, özellikle Türkiye&#8217;yi aşağılamak isteyen bir grup ahmak olduğunu söylemek, çok da gerçekçi olmaz.</p>
<p>Bunu sokakta, eli cebindeki adam böyle ifade edebilir ama kendinize bilişim üzerine şöyle ya da böyle &#8221;uzman&#8221; sıfatını koyuyorsanız, ifadelerinizin de bu ağırlığı kaldırması lazım. Oysa gördük ki, <a href="http://www.teakolik.com/canakkale-gecilmedi-anonymous-konusundaki-son-durum/" target="_blank">&#8221;Çanakkale geçilmez, Burası Wikileaks değil, burası Türkiye&#8221;</a> sloganları, uzmanlık alanından çok siyasi refleksleri yansıtmakta.</p>
<p>Bunun yerine ben, Anonymous&#8217;un ortak akıl ve vicdandan yola çıkıp, aksiyonlarda bulunan, kimliği, kökü, sayısı, milleti, bayrağı belirsiz ve değişken bir aktivist oluşum olarak değerlendirilmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum.</p>
<p>(Şunu da söylemek gerek: Kendini bir şekilde teknik konuda çok bilgili hatta &#8221;hacker&#8221; olarak görüp de Anonymous&#8217;u aşağı görenler var. Durum şu ki, wikipedia&#8217;da ve uluslararası basında sizden bahsedilmiyor. Ayaklarınız biraz yere bassa iyi olur. Gitar çalmaya yeni başlayıp da konserlerde en ön sırada kollarını kavuşturarak duran, kimseyi beğenmeyen ergenlerden bir farkınız yok.)</p>
<h2>Anonymous, bu yöntemleri ile Türkiye&#8217;yi sansürden kurtarabilir mi?</h2>
<p>Eğer ki gov.tr siteleri Anonymous yüzünden aylarca erişilemez bile olsaydı, bu Türkiye&#8217;de uygulanan sansürü etkilemezdi fazla. Ancak Anonymous&#8217;un amacı bu değil zaten. Üç tane kıytırık gov.tr adresinin erişilebilir ya da erişilemiyor olması kimin umrunda? Zaten günde kaç ziyaretçi alıyorlar? Eğer yıl 2085 olsaydı ve devlet kurumları kullanıldıkları, işe yaradıkları ölçüde hazineden pay alsaydı ve bunun da ölçüsü binalarının ya da sitelerinin ziyaret edilme frekansı olsaydı, TİB kaldırılır, yerine bir çay ocağı daha kurulurdu. Bünyesinde barındırdığı müdürleri ve memurları da ayna karşısında bir hafta çalıştıktan sonra tepsideki çayları dökmeden orta parmaklarında 360 derece çevirmeyi öğrenerek, kendilerine daha sonra sirklerde de kullabilecekleri bir altın bilezik takmış olurlardı.</p>
<h2>Anoymous bu eylemlerinde başarısız mı oldu?</h2>
<p>Bana göre başarılı oldu. Wikipedia maddesinden buraya alıntı yaptığım Anonymous aktivitelerinin arasına yakında girecektir #OperationTurkey. Çılgınlar tarikatı Scientology, arsız Louis Vuitton ve internette yalnızca iri göğüslü kadınlar görmek isteyen Avustralya&#8217;nın yanında yerimizi alır, üstelik hiç de sönük kalmayız. Ayrıca DOS attack&#8217;ları engellemek için yurtdışı IP lerinden sitesine erişimi engelleyen gov.tr&#8217;nin neden &#8221;yurtiçi internet paketi&#8221;nin savunucusu olduğu da sarkastik bir şekilde karikatürize edilirse bir yerde, cuk diye oturmuş olur.</p>
<p>Ondan sonra haşmetlüüüü gov.tr sinin uff olan dizini öperken, Anonymous&#8217;a nanik çekecek kadar ne konuştuğundan haberi olmayan Türk bilişimcilerinin hiç de akılda kalıcı olmayan <em><strong>&#8221;biz de aslında sansüre karşıyız&#8221;</strong></em> nakaratları, sesi kısılarak biten bir şarkıdaki gibi yavaş yavaş yerini plağın hışırtılarına bırakır. Ne isabet!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/dont-be-evil-anonymous/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TRT, Kamu Hizmeti Yayıncısı Olarak Görevini Kötüye Kullanıyor</title>
		<link>http://postdijital.com/trt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor/</link>
		<comments>http://postdijital.com/trt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 May 2011 12:06:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[TRT yi en son bir pazar gecesi futbol programı seyretmek için açmıştım bundan üç dört hafta önce. 1o dakikalık reklam arasından dönüldüğünde biraz önce ciddi ciddi takımda bloklar arası bağlantıdan söz eden program yapımcısının 32 dişini göstererek Vivident reklamı yapmasını gördüğüm o günü, TRT yi seyrettiğim son gün olarak not defterime düştüm. Ne şanslıyım ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ftrt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ftrt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>TRT yi en son bir pazar gecesi futbol programı seyretmek için açmıştım bundan üç dört hafta önce. 1o dakikalık reklam arasından dönüldüğünde biraz önce ciddi ciddi takımda bloklar arası bağlantıdan söz eden program yapımcısının 32 dişini göstererek Vivident reklamı yapmasını gördüğüm o günü, TRT yi seyrettiğim son gün olarak not defterime düştüm.</p>
<p>Ne şanslıyım ki sürekli önüme sürülen bir kanal değil TRT ve yurtdışında yaşadığım için bu saçmalığa ödediğim vergi ile katkı yapmıyorum. Ancak bu demek değil ki, kendine public service diyen bir kurumun bu yayıncılık şekline hayret edecek hakkı kendimde bulmayayım.</p>
<p>Bu Vivident reklamı bardağı taşıran son damla olmuştu benim için ama ondan önceki haftalarda da Pazar gecesi spor programlarında yaşadığım bazı gariplikler dikkatimi çekmedi değil. Örneğin her özel kanalda zaten dolu dolu futbol programları varken, TRT niye büyük harcamalar yaparak Hakan Şükür ile bir futbol programı yapıyor sorusu kafama takılmıştı. Ben tüketici olarak iyi ve ünlü isimlerin bulunduğu futbol programlarını seyretmek istediğim için zaten paralı kanalları satın alıyorum. Aynı konsept ile TRT nin bu yarışın içinde olmasını hiç anlayamadım.</p>
<p>Dün, biraz geç olsa da TRT&#8217;deki internet sansürü ile ilgili programın haberini <a href="http://engelliweb.com/" target="_blank">EngelliWeb</a>&#8216;den aldım. <a href="http://www.youtube.com/user/engelliweb#p/a/u/2/iUt_xrQlvzI" target="_blank">EngelliWeb&#8217;in kendi YouTube kanalında</a> program 3 bölüm halinde yüklenmişti. İlk bölümünün 5. dakikasına geldiğimde mideme giren kramplar yüzünden bu pespayeliğin, düşmüşlüğün, rezilliğin gerisine tanıklık edemedim.</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki, <em><strong>&#8221;eh senin bu konudaki görüşün belli. Tahammülsüzlüğünün nedeni odur&#8221;</strong></em>. Fakat gelin de şu işe yine herkesin anlayabileceği bir  temelde yaklaşalım.</p>
<h2>Kamu Hizmeti Yayınclığının (Public Service) var oluş sebebi ve misyonu</h2>
<p>Siyah-beyaz ve tek kanallı yılları çıkacak olursak, modern tv tarihinde Public Service&#8217;in yeri nedir sorusu insanın aklına geliyor. En geçerli var oluş sebebi herhalde, özel kanalların karlılık görmedikleri için yapmaktan kaçınacakları yayınların taşıyacağı bilgi ve eğitimden vatandaşları mahrum bırakmamak olarak açıklanabilir.</p>
<p>Bunun yanında, özel kanalların doğal olarak belli bir siyasi görüşe, ekonomik çıkara hizmet edebileceğinden yola çıkarak, bu durumun bir dezenformasyon yaratmaması için halkın tarafsız ve güvenilir haberlere, bilgiye ulaşması konusunda oturaklı bir altyapı oluşturması, Public Service&#8217;den beklenir her ülkede. Üstelik bu tavrı ve duruşu ile de kendine göre siyasi ve ekonomik ajandaları olan yayın kuruluşlarının yanında alternatif ve tarafsız bir  bir çizgide durup, böylelikle diğerlerinin de zıvanadan çıkmalarını önlemek konusunda serbest piyasa koşullarına uygun olarak kendine çok önemli bir görev yüklenmiş olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Bu görevi Türkiye&#8217;de üzerine almış olan TRT kurumu, ülkede yaşayan her dinde,  mezhepte, dilde, siyasi görüşte ve cinsiyette vatandaşların vergileri ile yayın yaptığı için, tamamen tarafsız bir yayın politikası izlemek ile yükümlüdür. Bunun lamı, cimi yok. Ne ekonomik ne de ideolojik olarak belli güçleri ellerinde bulunduran aktörlerle flört edemez böyle bir kurum. Bu aktörler isterse jiklet markaları olsun, isterse muhalefet veya iktidar partileri olsun.</p>
<p>Tabii ki TRT kurumunu robotların yönetmesi gerektiğini söylemiyorum. Gazeteciler, televizyoncular ve radyocular da insan oldukları için yaptıkları işlerde kendi görüşlerini, düşüncelerini öne çıkarma dürtüsünün baskın çıkması anlaşılabilir bir durum. Ancak <strong><a href="http://www.trt.net.tr/Kurumsal/YayinIlkelerimiz.aspx" target="_blank">yayıncılık ilkeleri</a></strong> dediğimiz şey işte bunun için var. (İnternet sansürü programı, TRT kurumunun kendi yayın ilkelerinin D, İ, K, L ve M maddeleri ile doğrudan çelişkili bir yayın olarak göze batıyor)</p>
<p>Herhangi bir program da kendi içinde tamamen tarafsız olmak zorunda değil. İnternet sansürü konusunda bir program yaparak yalnızca bir tarafın görüşlerine yer verirsiniz. Sonra kabul edilebilir bir zaman aralığı içinde karşıt söylemde bulunanların görüşlerini ifade edebilecekleri bir başka program hazırlayabilirsiniz. (Eğer ki iki karşı tarafı aynı programda bir araya getirmeyi düşünmüyorsanız)</p>
<p>Ancak tek bir tarafın görüşünü temsil eden kişileri &#8221;konunun uzmanları&#8221; diye lanse edip, programda bunlarla yaptığınız röportajların arasında aynı fikirleri pazarda don sütyen satar  gibi sesi garipleştirerek, kelimelerin sonunu yayarak, ardına &#8221;bammm&#8221; ve &#8221;gümmmm&#8221; efektleri koyup dramatikleştirerek, dış güçleri falan ekleyip, terörizm ile pornografi kelimelerini sürekli yanyana koyarak yapamazsınız.</p>
<p>Yaptığınız zaman ne mi olur? Yazık ki anladığım kadarıyla pek bir şey olmaz Türkiye&#8217;de. En azından görünürde ve kısa vadede. Ancak belli bir zümrenin borazanlığına soyunmak, uzun vadede ne o zümreye ne de o öten borazana hayır getirir. Halk, gündem ve gerçekler ile bağ böyle koparılır. Bu hataya ilk defa düşenler de TRT ve onu borazan olarak kullananlar  değil. Tarih, bu şekilde halk tarafından kellesi koparılan kişiler ve çöplüğü boylayan kurumlar ile dolu.</p>
<p><a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=trt+haber'in+yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1+internet+sans%C3%BCr%C3%BC+haberi" target="_blank">Ekşi&#8217;de konu ile ilgili entry</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/trt-kamu-hizmeti-yayincisi-olarak-gorevini-kotuye-kullaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reyis&#8217;in Kendisi Üşüyor Şimdi</title>
		<link>http://postdijital.com/reyisin-kendisi-usuyor-simdi/</link>
		<comments>http://postdijital.com/reyisin-kendisi-usuyor-simdi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 12:46:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[troll]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Bak seeeen! Demek Ahmedinecad’ı Hitler’e benzetiyormuş Amerikalı diplomatlar? Mother Russia’nın karizmatik lideri Putin ise bildiğin Alfa erkeği imiş. Hani şu kokteyllerde tüm kadınların şampanya kadehini dudaklarına götürürken eşlerinin yanında gözucu ile kestikleri erkeklerden… Bize dokunur tarafında ne var? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’de 8 ayrı banka hesabı olduğu bilgisi mi? Bu bilgiyi bulmak için dokümanların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Freyisin-kendisi-usuyor-simdi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Freyisin-kendisi-usuyor-simdi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Bak seeeen! Demek Ahmedinecad’ı Hitler’e benzetiyormuş Amerikalı diplomatlar? Mother Russia’nın karizmatik lideri Putin ise bildiğin Alfa erkeği imiş. Hani şu kokteyllerde tüm kadınların şampanya kadehini dudaklarına götürürken eşlerinin yanında gözucu ile kestikleri erkeklerden…</p>
<p>Bize dokunur tarafında ne var? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’de 8 ayrı banka hesabı olduğu bilgisi mi? Bu bilgiyi bulmak için dokümanların verildiği linkleri kendi elinizle taramanız gerekiyor. Dün Türkiye medyasının bir nabzını yoklayayım dedim. Hürriyet gazetesi, Wikileaks’i manşete koymuş internet sitesinde. Altını da gak-gukla doldurmuşlar ama başbakanın İsviçre&#8217;deki 8 ayrı banka hesabını ‘es geçmişler’. Belki Wikileaks&#8217;de olmayan bilgiye, yani Erdoğan&#8217;ın o hesapları, hesap işletim ücreti alınmasın diye boş tutması bilgisine Hürriyet sahip olduğu için bu yalan haberi vermek gereği duymamıştır.</p>
<p>Dünya için Wikileaks’in bu yeni sızıntısı belki yalnızca bir keçi boynuzu tadında. Ancak o keçiboynuzundan tadı almak için geleneksel medyayı kullananlar yine samanla geviş getiriyor. Kendi işini kendin görmen lazım bu devirde. Bırak ihtiyar babacığın evdeki kanepesinde gözlüklerini takıp gazetesini okusun, kumanda aleti ile tv kanallarını gezsin. Nasılolsa bir süre sonra ilgisi dağılacaktır.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, Libya’ya gitmek üzere tayyareye binmeden önce <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16401795.asp?gid=373" target="_blank">basına demeç veriyor</a>.<strong><em> &#8221;Site önce eteğindekileri döksün, sonra ciddiyetine bakarız’’</em></strong> diyor. Çünkü Wikileaks’in ciddiliği tartışılırmış.</p>
<p>Başa bakan birinin, senin ihtiyar babanın kanepesinde yaptığı gibi olan biteni basından takip etmesi ne kadar doğru bilemem. Sonuçta eski medyaya demeç veriyorsun. Bir şeyleri bilmiyor olman, bir şeyleri bilmeyen insanlara hitab ettiğin için sorun yaratmaz. Ancak en azından bu sızıntının ABD de devlete çalışan 3 milyon insanın kullandığı bir intranetteki bilgilerin dökümü olması, başbakanın wikileaks’e giydirmeye çalıştığı troll gömleğine uymuyor. Yani burada 251 287 adet dokümandan bahsediyoruz..   261 276 536 kelime. &#8221;<strong><em>Boru değil&#8221;</em></strong> desem, avam kaçar mı? Kimse ‘gayr-i ciddi’ olmak için bu kadar zahmete girmez galiba.</p>
<p>Dediğim gibi.. Dikkat çekecek bir bilgi yok bu sızıntıda. Hepsini incelemedim tabii ama bizim yerimize inceleyenlerin de bir şeye rastlayacakları şüpheli. FriendFeed’e gizli gruplar patlatıldığında daha juicy details çıkıyor ortaya.</p>
<p>Ancak bu, devlet-vatandaş ilişkilerinde bir devrim sürecinden geçtiğimiz gerçeğini değiştirmiyor. Bence Wikileaks’in her yaptığı sızıntıyı ayrı bir tarafa, oyuna getirdiği yeni kuralları da başka tarafa koyup değerlendirmek lazım.</p>
<div id="attachment_178" class="wp-caption aligncenter" style="width: 450px"><a href="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/11/reyis.jpeg" rel="prettyPhoto[171]"><img class="size-full wp-image-178" title="I See You Asshole!" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/11/reyis.jpeg" alt="Reyis seni görüyordu. Şimdi sen onu görüyorsun." width="440" height="293" /></a><p class="wp-caption-text">Saklayacak bir şeyin yoksa, korkacak bir şeyin de yok! Seni görüyorum...</p></div>
<p>Burada devletlerin ve devlet adamlarının, diplomatların bir prestij, itibar kaybı sözkonusu. Zaten bu sızıntının içeriğinden öte, yapılmış olması rahatsızlık verici olmalı ki Wikileaks, &#8216;birileri&#8217; tarafından DoS saldırıları ile zaman zaman erişilemez hale getirildi geçtiğimiz günlerde. Bazı ülkeler bununla yetinmeyip, erişime engel koydular. Fakat 251 287 adet doküman, kopyalanabilir haliyle torrent olarak duruyor ortalıkta.</p>
<p>Hani devletler vatandaşlarının haberleşmesini dinlerken <strong><em>‘saklayacak bir şeyin yoksa, korkacak bir şeyin de yok’</em></strong> mottosunu kullanıyorlar ya! Halk şimdi aynı motto’yu çevirip sokuyor, devreye…</p>
<p>İsveç dışişleri bakanı çok rahatsızmış. Diplomatların işini zorlaştırırmış bu tip şeyler. Artık devlete çalışan insanlar arasında bir tane hoşnutsuz kişinin olması bile pantolonun düşüp, kıçın açıkta kalması için yeterli. Poponun güzelliği, yuvarlaklığı, ısırılabilirliliği veya sivilceleri çok da önemli değil galiba. Bırakın da pantolonu düşürenin utancından keyif çıkaralım.</p>
<p>DDR de (Deutsche Demokratische Republik) huzur ve güven ortamı, devletin müreffeh olması ve kendi devamını güvence altına alması demekti. Ancak Teb&#8217;a bunun bedelini, sürekli gözetim altında tutulup, izlenmeden ötürü duyduğu çıplaklık hissi ve kendisinin sürekli bir şeyden şüpheli görülme durumu ile ödüyordu. Düşünün ki bunun rövanşını vermek 20 sene aldı. Bunda Wikileaks&#8217;in emeği büyük ..</p>
<p>Bırakın Reyis üşüsün şimdi. Zatürre olup geberir belki.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/reyisin-kendisi-usuyor-simdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>WikiLeaks ve Julian Assange Bin Ladin&#039;den Daha Tehlikeli</title>
		<link>http://postdijital.com/wikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli/</link>
		<comments>http://postdijital.com/wikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 17:58:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif medya]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Gizlice ve aceleyle makinede yıkanıp, üzerindeki kanlardan temizlenmek istenen 75,000 adet Made in USA &#38; EU markalı don ve atlet,  Julian Assange tarafından çamaşırhaneden çalınıp, mahallelinin görebileceği şekilde balkona asıldı. Şüphesiz  &#8221;Amerikalı&#8221; ve &#8221;gururlu&#8221; olmanın zor olduğu günler bu günler. Üstelik omuzlarında madalya ve kartal taşıyanların karşısındaki, bu sefer sakallı, türbanlı, mağarada yaşayan bir ucube [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fwikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Gizlice ve aceleyle makinede yıkanıp, üzerindeki kanlardan temizlenmek istenen 75,000 adet <strong>Made in USA &amp; EU</strong> markalı don ve atlet,  <strong>Julian Assange</strong> tarafından çamaşırhaneden çalınıp, mahallelinin görebileceği şekilde <a href="http://wardiary.wikileaks.org/" target="_blank">balkona asıldı</a>.</p>
<p>Şüphesiz  <strong><em>&#8221;Amerikalı&#8221;</em></strong> ve <strong><em>&#8221;gururlu&#8221;</em></strong> olmanın zor olduğu günler bu günler. Üstelik omuzlarında madalya ve kartal taşıyanların karşısındaki, bu sefer sakallı, türbanlı, mağarada yaşayan bir ucube de değil. <strong>Julian Assange</strong>&#8216;ı tv de dikkatle izlediniz mi? Esmer değil, açık tenli, temiz yüzlü ve karşısındakini sinirden çıldırtacak kadar sakin duruşunun yanında üzerindeki cekete de gözüm ilişti. Estetik zevki olan biri Julian. Batı&#8217;nın kendi içinden sayacağı, yadsımayacağı bir profil. Nasıl olacak da bu imaja saldıracak ABD?</p>
<p>O kadar zıt ki bu görüntü, ABD yetkililerinin yıllardır medyada sahnelemeye çalıştıkları oyuna ve bu oyunun kuklalarına&#8230; Bu kadar stresi, aşağılanmayı kaldıramayıp, içine düştükleri bu çıkılmaz durumda aptalca bir şeyler yapmalarını bekledim birkaç gündür.</p>
<p>Sonunda yumurta yumurtlandı:</p>
<p>Geri kalmış, demokrasi yoksunu addedilen Afganistan ve Irak&#8217;dan sonra dünyanın en eski demokrasilerinden birine sahip İzlanda&#8217;ya karşı da bir çeşit güç kullanımı gündemde Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde.</p>
<p>Washington Post&#8217;da, 3 ağustos tarihli <strong><em><a href="http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2010/08/02/AR2010080202627.html" target="_blank">&#8221;Wikileaks Must Be Stopped&#8221;</a></em></strong> başlıklı bir makale var. Bu makalenin yazarı herhangi biri değil. <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Marc_Thiessen" target="_blank">Marc A. Thiessen</a></strong>, bir zamanlar Bush&#8217;un konuşmalarını kaleme alan, şimdilerde ise <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/American_Enterprise_Institute" target="_blank">American Enterprise Institute</a></strong> adlı muhafazakar bir politik enstitünün önde gelenlerinden. Wikipedia&#8217;da bu enstitü ile ilgili maddeye baktınızda son derece ironik bir açıklama ile karşı karşıya kalıyorsunuz.</p>
<blockquote><p>Its stated mission is &#8220;to defend the principles and improve the institutions of American freedom and democratic capitalism—limited government, private enterprise, individual liberty and responsibility, vigilant and effective defense and foreign policies, political accountability, and open debate.</p></blockquote>
<p>Hah!!! Ton balıklı salatanın içinde de asla yeterli miktarda ton balığı bulamazsınız! Böyle bir şey olmuş bu enstitünün tanımı da&#8230; Neden ironik, birazdan daha da açıkca göreceksiniz.</p>
<p>Bağlı bulunduğu enstitüyü tanımlamakta kullanılan <strong>individual liberty </strong> ve <strong>open debate</strong> gibi kavramlar bakın nasıl tezahür etmiş eski kurt Thiessen&#8217;de.</p>
<p>Marc Thiessen, her şeyden önce Wikileaks&#8217;ın &#8221;habercilikle&#8221; falan uğraşmadığını, kriminal bir organizasyon olduğunun altını çizmiş. <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Julian_Assange" target="_blank">Julian Assange</a></strong> özellikle hedef gösteriliyor makalede. Bütün bir yazıda, ABD nin Wikileaks&#8217;e karşı alması olası önlemler gözden geçiriliyor. Bu yapılırken, klasik  faşist anlayışı ile aba altından sopa gösterme de bir yöntem olarak kullanılıyor. Şu cümlelere dikkat:</p>
<blockquote><p>Assange is a non-U.S. citizen operating outside the territory of the United States. This means the government has a wide range of options for dealing with him. It can employ not only law enforcement but also intelligence and military assets to bring Assange to justice and put his criminal syndicate out of business.<br />
…<br />
Assange seems to believe, incorrectly, that he is immune to arrest so long as he stays outside the United States. He leads a nomadic existence, operating in countries such as Sweden, Belgium and Iceland, where he believes he enjoys the protection of “beneficial laws.”</p></blockquote>
<p>Hedef gösterilen ülkeler Nato üyesi. Bunların arasında İzlanda&#8217;yı ayrı bir yere koyalım. İzlanda&#8217;nın şimşekleri üzerine çekmesinin başlıca sebepleri arasında <strong><a href="http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/">Collateral Murder</a></strong> videosunun sızmasında bu ülkenin bas olarak kullanılışı var. Ayrıca bu da yetmezmiş gibi İzlanda parlamentosu ülkeyi özgür ve bağımsız haberciliğin cenneti yapacak <strong><a href="http://immi.is/?l=en" target="_blank">Icelandic Modern Media Initiative</a></strong>&#8216;i geçtiğimiz aylarda kabul etti. Bu kabul edilen tasarının maddelerine kısa bir bakış, Thiessen&#8217;in adresi aslında çok doğru seçtiğini de gösteriyor.</p>
<p>* the Icelandic Prize for Freedom of Expression<br />
* Protection from &#8220;libel tourism&#8221; and other extrajudicial abuses<br />
* Protection of intermediaries (internet service providers)<br />
* Statute of limitations on publishing liabilities<br />
* Virtual limited liability companies<br />
* Whistle-blower protections<br />
* Source protection<br />
* Source-journalist communications protection<br />
* Limiting prior restraint<br />
* Process protections<br />
* Ultra-modern Freedom of Information Act</p>
<p>Eğer İzlanda, İsveç ve Belçika ABD nin diplomatik baskıları sonucunda Julian Assange&#8217;ı tutuklayıp iade etmezse iş yine başa düşüyor. <a href="http://swampland.blogs.time.com/2010/08/02/should-the-u-s-kidnap-wikileaks-founder-julian-assange/" target="_blank">Özel bir kuvvet Assange&#8217;ı yurtdışında tuzağa düşürüp kaçıracak</a>. Özel bir uçakla ülkeye getirilip yargıladıktan sonra Guantanamo&#8217;da mı yoksa başka bir yerde mi tutacaklar orasını siz tahmin ediverin.</p>
<p>Şaka değil, gerçek. Makaleyi okuyun&#8230;</p>
<blockquote><p>In other words, we do not need permission to apprehend Assange or his co-conspirators anywhere in the world.<br />
…<br />
Last year, the Obama administration stood up a new U.S. Cyber Command (<strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/United_States_Cyber_Command" target="_blank">USCYBERCOM</a></strong>) to “conduct full-spectrum military cyberspace operations” in defense of U.S. national security. With the stroke of his pen, the president can authorize USCYBERCOM to protect American and allied forces by eliminating WikiLeaks</p></blockquote>
<p>Yine de <strong>Thiessen</strong> kalemine hakim olmuş gazetedeki yazısında. Çünkü <a href="http://blog.american.com/?page_id=17659" target="_blank">kendi blogunda</a> aslında biraz daha farklı planları olduğunu da görmek mümkün. Hatta İzlanda&#8217;ya askeri bir güç gösterisi dahi düşünülebilir kılınmış. Mantık zinciri ise 9/11 den Bağdat&#8217;daki kan gölüne kadar olan süreci hatırlatıyor bana.</p>
<p>İzlanda&#8217;nın  <strong><a href="http://www.boingboing.net/2010/06/16/wikileaks-inspired-n.html" target="_blank">Icelandic Modern Media Initiative</a></strong><a href="http://www.boingboing.net/2010/06/16/wikileaks-inspired-n.html" target="_blank">&#8216;inin fikir babası </a><strong><a href="http://www.boingboing.net/2010/06/16/wikileaks-inspired-n.html" target="_blank">Wikileaks</a></strong>, dolayısıya Julian Assange. Assange&#8217;ı Bin Ladin, İzlanda&#8217;yı da Irak olarak değiştirirsek aynı hasta ruhun izlerinde buluyoruz kendimizi.</p>
<p>Şu da dikkat çekici:  İzlanda&#8217;nın bu yeni tasarıyla bir <strong>düşünce ve ifade özgürlüğü cenneti</strong> olması çok muhtemel görünüyor. Elinde güç bulunduran büyük bir kesimin buna tahammülü yok işte.</p>
<p>Haberler dünyadan, İzlanda&#8217;dan, Amerika&#8217;dan, Belçika&#8217;dan&#8230; Ama bu &#8221;gözünün önündeki merteği görmemek&#8221; değil. Aksine, örnekler dışardan olunca, kendi kapımızın önünde olan bitenin çok daha iyi anlaşılabileceği ve eksik taşların yerlerine oturtulabileceğini düşünüyorum.</p>
<p>Ülkemin güce ve birliğe tapan insanlarının da özgürlükler konusundaki tavırları farklı mı? Daha bugün bir tartışma yaşadık sosyal medyada.</p>
<p><strong><em>&#8221;Devlet benim anam değil, babam değil. Bana neyi okuyacağımı, neyi düşüneceğimi, neyi söyleyeceğimi baskı ile kabul ettiremez&#8221;</em></strong> düşüncesinin karşısında &#8216;<strong><em>&#8216;Allah devlete millete zeval vermesin, benim karnımı devlet doyuruyor&#8221;</em></strong> cular vardı. Kapı&#8217;ya kul ve köle olmanın bu kadar prim yapabiliyor olmasını şaşırtıcı buluyorum. Köle sahibinin pozisyonunu korumak için her şeyi yapmasını anlayabiliyorum ama kölenin köle kalmak için inadını anlamakta zorlanıyorum.</p>
<p>Thiessen&#8217;ler aramızda, köşe yazılarında, politikada. Şöyle bir durup nefeslenmek, düşünmek iyi olur. Kim inançları, değerleri ve sanatçının cebindeki parayı bahane ederek enformasyonun yolunu tıkıyor? Kim özgürlüklere karşı veya bunları şartlara bağlamaya çalışıyor?</p>
<p>Enformasyon yollarımızı tıkarlarken ve sansürlerken, iletişim yollarımızı dikizlerken argümanları neydi?</p>
<blockquote><p>Saklayacak bir şeyin yoksa, telaşlanacak bir şey de yok. Bu gürültü niye?</p></blockquote>
<p>Şimdi kendi silahlarıyla vuruldular. Madem saklayacak bir şeyleri yoktu da işi başka ülkelere operasyon düzenleyip adam kaçırmaya kadar götürecek bu hiddet ve celal niye?</p>
<p>Deniz ve yol bitti. Bundan sonrası, bazıları için tepe taklak&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/wikileaks-assange-bin-ladinden-daha-tehlikeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Collateral Murder &#8211; Bir Savaş Suçu</title>
		<link>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/</link>
		<comments>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 18:54:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[the pirate bay]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada dün gecenin konusu, bir Amerikan helikopterinin, aralarında Reuter Ajansı&#8217;ndan bir gazeteci ve foto muhabirinin de bulunduğu bir düzine insanı katledip, içlerinde 2 küçük çocuğun bulunduğu, yaralıları kurtarmaya gelen minibüse de saldırmasını konu alan video idi. 2007 yılındaki bu olaydan sonra Reuter Ajansı olayın üzerine gitmeye çalışmış, fakat Amerikan ordu yetkililerinin, &#8221;olayda kusur yoktu, savaşta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fcollateral-murder-savas-sucu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fcollateral-murder-savas-sucu%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Dünyada dün gecenin konusu, bir Amerikan helikopterinin, aralarında Reuter Ajansı&#8217;ndan bir gazeteci ve foto muhabirinin de bulunduğu bir düzine insanı katledip, içlerinde 2 küçük çocuğun bulunduğu, yaralıları kurtarmaya gelen minibüse de saldırmasını konu alan video idi.</p>
<p>2007 yılındaki bu olaydan sonra Reuter Ajansı olayın üzerine gitmeye çalışmış, fakat Amerikan ordu yetkililerinin, <strong><em>&#8221;olayda kusur yoktu, savaşta bunlar olur&#8221;</em></strong> cevabı ile karşılaşmıştı. <strong><a href="http://wikileaks.org/" target="_blank">Wikileaks</a></strong> tarafından deşifre edilen bu videoda, işlerin hiç de öyle olmadığı o kadar açık seçik belli ki&#8230;</p>
<p>ABD bu videonun yayılmasını engellemek için Wikileaks&#8217;in üzerine gittiği halde başarısızlığa uğradı. YouTube&#8217;da şu anda hesabınızla giriş yaptığınız zaman tüm olan biteni seyredebiliyorsunuz. Yarın öbür gün YouTube videoyu kaldırırsa da sorun değil. Zira torrent olarak çoktan dünyayı dolaşmaya başladı bile.</p>
<p>Midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum, yine de kısa bir özet geçmeye çalışayım:</p>
<p>Amerikan helikopteri sokakta yürüyen bir grup insanı izlemeye başlıyor. Bunlardan ikisi Reuters çalışanı ve kameraları da omuzlarına asılı. helikopterdeki askerin <strong><em>&#8221;ellerinde silah var, ateş izni istiyorum&#8221; </em></strong>demesinin ardından izin verilir verilmez grubun üzerine mermiler yağıyor. Grup, saldırıdan kaçmaya çalışsa da ekrandaki görüntülerden çok güçlü oldukları belli olan mermilerin vücutlarını parçalara bölmesi kaçınılmaz oluyor.</p>
<p class="center"><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/04/f2.jpg" /></p>
<p>Bu ilk saldırının sonucundan çok memnun oldukları gözlenen askerler birbirlerini kutlarken, alana savrulan cesetlerle dalga geçmeyi de ihmal etmiyorlar.</p>
<p>Bu vahşetin ortasında insan olanlar da var. Ama insanlıklarını birazdan canlarıyla ödeyecekler. Siyah bir minibüs, yerde yatanlar arasında yaralı olanları almak için yanaşınca, helikopter mürettabatı bu yardım eline de saldırmak için merkezden izin istiyor. İzin gelene kadar nasıl sabırsızlandıklarını videoda göreceksiniz.</p>
<p>Bu arada 2 çocuk, ön koltukta, minibüsün camından dışarı bakıyor. Yaralı gazeteciyi almaya gelen minibüsün içindekiler, yarı cansız vücudu arabanın içine almaya kalmadan helkopterden yine ölüm yağmaya başlıyor.</p>
<p class="center"><img src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/04/f3.jpg" /></p>
<p>30 milimetrelik granat mermileri ile minibüsün ön camını delen helkopter mürettebatı, bu başarılarını gülerek kutluyor.</p>
<p>Ortalık kıpırtısız kalınca gelen tanklardan biri yerde yatan cesedin üzerinden geçiyor. Bu da askerleri oldukça eğlendiriyor.</p>
<p>17 dakikalık bu videonun etkisinden kurtulmak oldukça güç benim için. Burada şahit olunan bir savaş suçu. Hiç bu kadar yakından görmedim. Bunun sorumluları Haag&#8217;da yargılanmalı. Ama yargılanacak mı? Bunu bilemiyorum.</p>
<p>ABD&#8217;nin yoğun çabaları, bu videonun dünya üzerinde sayısız site ve blogda paylaşılmasını engelleyemedi. Sansür mekanizmasını efektif bir şekilde işletemediler bu sefer. Yalnızca WikiLeaks&#8217;i Amerika&#8217;nın düşmanı ilan etmekle yetindiler şimdilik.</p>
<p>Sansür, devletlerin işlerine gelmeyen gerçekleri halının altına süpürmek için kullandıkları bir aparat.</p>
<blockquote><p>Görmüyorsan bilmiyorsun&#8230; O zaman hatırlayamayacaksın da&#8230;</p></blockquote>
<p>Özgür ve sansürsüz bir internet yalnızca Çin&#8217;e lazım değilmiş. Gördük mü?</p>
<p>Geçtiğimiz sene Amerikan lobisinin ve devletinin İsveç adalet sistemine yaptığı aba altından sopa gösterisinin sonucunda milyon kron tazminata ve hapis cezasına çarptırılan The Pirate Bay davası mahkumlarından <strong>Gottfrid Svartholm</strong>&#8216;un da bu videonun yayınlanmasında emeği geçtiğini biliyor muydunuz? Taşları yerlerine oturtmakta hala güçlük çekiyor musunuz?</p>
<p><center><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="344" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/5rXPrfnU3G0&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/v/5rXPrfnU3G0&amp;hl=sv_SE&amp;fs=1&amp;rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/collateral-murder-savas-sucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>We Are The People Of The Internet</title>
		<link>http://postdijital.com/netdas-ozgur-sansursuz-internet/</link>
		<comments>http://postdijital.com/netdas-ozgur-sansursuz-internet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 13:55:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aklıma Takılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce ve İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Telif Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[netdaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Entelektüel stimulansını, medya olarak yalnızca gazete ve televizyon gibi tek taraflı komünikasyonu kullanan platformlarda bulmaya çalışan sıradan, normal bir vatandaş için internetin tanımı bu satırları okuyan sizlerden çok farklı. En azından öyle umuyorum. Bir kere gün geçmiyor ki pedofili, kredi kartı yolsuzluğu, bomba imalatı, satanizm, sızdırılan seks videoları, birlik ve beraberliği zedeleyici yazılar, kişilere hakaret, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fnetdas-ozgur-sansursuz-internet%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fnetdas-ozgur-sansursuz-internet%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Entelektüel stimulansını, medya olarak yalnızca gazete ve televizyon gibi tek taraflı komünikasyonu kullanan platformlarda bulmaya çalışan sıradan, normal bir vatandaş için internetin tanımı bu satırları okuyan sizlerden çok farklı. En azından öyle umuyorum.</p>
<p>Bir kere gün geçmiyor ki pedofili, kredi kartı yolsuzluğu, bomba imalatı, satanizm, sızdırılan seks videoları, birlik ve beraberliği zedeleyici yazılar, kişilere hakaret, Atatürk&#8217;ü rencide edici videolardan bahsedilmesin.</p>
<p>O yüzden TC vatandaşının gözünde <strong>internet &#8221;tüm kötülüklerin anası&#8221;</strong>. Yoğun bir propaganda var internet aleyhine. Bunu da anlamak zor değil, biraz kafasını çalıştıran bir insan için. Bunların hepsi planlı ve programlı bir çalışmanın ürünü. Amaç insanları korkutup, internetin özgür yapısını kısıtlayıcı yaptırımları birer birer sisteme işlemek.</p>
<blockquote><p>Çocuğunun istismar edilmesini istemiyorsan, Türkiye&#8217;nin dünya internet liginde Suudi Arabistan, Çin, Pakistan, Küba gibi ülkelerle aynı kategoride kabul edilmesine ses çıkarmayacaksın. Çünkü internet başıboş olduğu anda Türkiye Cumhuriyeti bölünüp, parçalanabilir, tecavüzler artar, hergün kendiniz hakkında internette hakaretlere rastlarsınız, sanatçılar açlıktan ölür, kimse müzik yapmaz, kitap yazmaz, film çekmez.</p></blockquote>
<p>Bu propagandayı yapanları suçlayabilir miyiz? Hayır&#8230; Onlar mevcut sistemlerini korumanın derdinde, bildikleri azıcık şeyle, cahilce ve gayet içgüdüsel olarak böyle bir davranışa yöneliyor. Hadi iyi niyetimden dolayı böyle formule edeyim. Şimdi bizi yönetip, interneti regüle etmeye çalışanlar, lobilerden de açık, kapalı rüşvet alıyorlar desem ağır olabilir. Ki bunları da açıklayıp, bombalamanın zamanı gelecek.</p>
<p>Ama ilkönce bu işe kafası basanların, basmayanlara öğretmesi, eğitmesi gerekli. İster propaganda de, isterse bir ideolojiyi paketleyip, allayıp, pullayıp satmak de. Yapılması gereken bu. Bir de korkacak birşeyimiz yok. Ürün çok sağlam. Piyasada dejeneresi, sahtesi, çakması bulunan bir şeyin ta kendisini, su katılmamış halde insanlara satmaya çalışıyoruz. Sonsuz bilgi, bu bilgiye sınırsız ve engelsiz ulaşım, kültürün ve sanatın paylaşımı, eser sahiplerinin köleliğine son vermek, önkoşulsuz bir düşünce ve ifade özgürlüğü.</p>
<p>Demek istediklerimi BBC bu videoda daha nazik bir dille açıklamış.</p>
<p><center><object width="480" height="295"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/b_EC6n9_M8w&#038;hl=sv_SE&#038;fs=1&#038;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/b_EC6n9_M8w&#038;hl=sv_SE&#038;fs=1&#038;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="295"></embed></object></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/netdas-ozgur-sansursuz-internet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarih Müzesi Creative Commons Kullanıyor</title>
		<link>http://postdijital.com/tarih-muzesi-creative-commons-kullaniyor/</link>
		<comments>http://postdijital.com/tarih-muzesi-creative-commons-kullaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 11:07:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Telif Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[copyright]]></category>
		<category><![CDATA[creative commons]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[İsveç Tarih Müzesi &#8211; Historiska Museet &#8211;  barındırdığı 63,500 civarı eserin fotoğraflarını ve scan&#8217;lanmış 264,000 kadar katalog kartını creative commmons lisansı ile halka açıyor. Müzenin blogundan duyurulan bu haber ile kullanıcılara müze eserlerinin fotoğraflarını ve katalog kartlarını, araştırmalarda, derslerde, bloglarda ve diğer internet sitelerinde  ticari amaçla olmamak şartı ile istedikleri gibi kullanabileceklerini bildirmişler. Müze yönetimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ftarih-muzesi-creative-commons-kullaniyor%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Ftarih-muzesi-creative-commons-kullaniyor%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>İsveç Tarih Müzesi &#8211; Historiska Museet &#8211;  barındırdığı 63,500 civarı eserin fotoğraflarını ve scan&#8217;lanmış 264,000 kadar katalog kartını <strong>creative commmons</strong> lisansı ile halka açıyor.</p>
<p><strong><a href="http://blogg.historiska.se/digitalamuseer" target="_blank">Müzenin blogundan</a></strong> duyurulan bu haber ile kullanıcılara müze eserlerinin fotoğraflarını ve katalog kartlarını, araştırmalarda, derslerde, bloglarda ve diğer internet sitelerinde  ticari amaçla olmamak şartı ile istedikleri gibi kullanabileceklerini bildirmişler.</p>
<p><a href="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/03/241180.jpeg" rel="prettyPhoto[70]"><img class="aligncenter size-full wp-image-78" title="241180" src="http://postdijital.com/wp-content/uploads/2010/03/241180.jpeg" alt="" width="500" height="332" /></a></p>
<p>Müze yönetimi kendisi bu lisansı kullanırken de lisansın hem kısa ve öz bir tanıtımını yapıyor hem de insanları bu lisansı kullanmaları için teşvik ediyor.</p>
<p>Creative Commons, ücretsiz bir lisans modeli olup, herkes tarafından internette dijital materyal yayınlarken kullanılabilir. Temel prensibi, eser sahibinin ürettiği fotoğraf, ses, video vs. materyalleri, bu lisans sistemini uygulayarak diğer kullanıcıların kullanma ve paylaşma şartlarını açıklayıcı bilgi vermesi.</p>
<p>Bu lisansın anlamı, eser sahibinin haklarından vazgeçmesi değil. Aslında,<strong><em> &#8221;ben bu eserimi, şu şartlar altında paylaşıyorum&#8217;</em></strong>&#8216; diye açıklasak daha yerinde olur belki. Eser sahibi tüm haklarını kendi elinde tutmak yerine (©) bu haklarından bazılarını saklı tutup, diğerlerinden feragat ediyor (cc). hangi haklar ne şartlar altında saklı tutuluyor, bu da açıkca şu şekilde ifade ediliyor. <strong><a href="http://www.bunlarlazim.com/creative-commons-nedir-creative-commons-some-rights-reserved.html" target="_blank">BunlarLazım</a></strong> adlı siteden bazı alıntılar yapıyorum, konuyu bir yerde toplayabilmek için. Daha detaylı bilgi için sitenin kendisine gidebilirsiniz.</p>
<p><strong>CC lisanslarını kullanmaya karar veren eser sahibi iki soruya cevap vermek durumundadır:</strong></p>
<p>1) Eser sahibi eserin ticari kullanımına izin verecek midir?<br />
2) Eser sahibi eserin işlenmesine[4], yani eserden faydalanılarak başka eserler oluşturulmasına izin verecek midir?</p>
<p><strong>CC bu soruya üç şekilde çözüm getirmektedir</strong>:</p>
<p>a) İşleme tamamen yasaklanabilir.<br />
b) Eser sahibi işlemenin yapılmasına, reprodüksiyonuna, dağıtılmasına, gösterimine ve icrasına izin verebilir.<br />
c) Eser sahibi “b” seçeneğindeki işlemeye, işleme sonucu ortaya çıkan eserin de “aynen paylaşım”[5] koşullu yayımlanması şartıyla izin verebilir. Bunun anlamı, işleme sonucu ortaya çıkacak eserin de başkalarınca CC “aynen paylaşım” koşullu lisans kuralları çerçevesinde kullanılabilmesidir. Bu kural, sonraki diğer işlemeler için de zincirleme şekilde devam edecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/tarih-muzesi-creative-commons-kullaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İspanya Başka Yoldan mı Gidiyor?</title>
		<link>http://postdijital.com/ispanya-baska-yoldan-mi-gidiyor/</link>
		<comments>http://postdijital.com/ispanya-baska-yoldan-mi-gidiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 13:28:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosya Paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Telif Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[copyright]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[korsan parti]]></category>
		<category><![CDATA[P2P]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[İspanya kültür bakanı Angeles González-Sinde cuma günü İspanyol Tv sinde yaptığı açıklamada Fransızların HADOPI'sine benzer ''three strikes'' kanunu benzeri bir kanunun İspanya için gündemde olmadığını ve hükümetin internet kullanıcılarını cezalandırmak gibi bir niyeti olmadığını açıkca ifade etti. Ancak bakan telif hakları ile korunan eserleri internette ticari amaçla paylaşıma açanların üzerine de şiddetle gidileceğini vurguladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fispanya-baska-yoldan-mi-gidiyor%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Fispanya-baska-yoldan-mi-gidiyor%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>İspanya kültür bakanı <strong>Angeles González-Sinde</strong> <a href="http://www.billboard.biz/bbbiz/content_display/industry/e3i6391eb52691ab08c796782a0a307ec43" target="_blank">cuma günü İspanyol Tv sinde yaptığı açıklamada</a> Fransızların HADOPI&#8217;sine benzer <strong><em>&#8221;three strikes&#8221;</em></strong> kanunu benzeri bir kanunun İspanya için gündemde olmadığını ve hükümetin internet kullanıcılarını cezalandırmak gibi bir niyeti olmadığını açıkca ifade etti. Ancak bakan telif hakları ile korunan eserleri internette ticari amaçla paylaşıma açanların üzerine de şiddetle gidileceğini vurguladı.</p>
<p>AB üyesi ülkelerde sesini yükseltmeye başlayan Korsan Parti hareketlerinin ortak prensiplerine ters düşmeyen bir kültür bakanına üye ülkelerin en azından yarısında ihtiyacımız var. Girmeyi düşündüğümüz AB nin biz daha girmeden bize benzemesi bu ülkede değişmesi gereken şeylerin farkında olan insanlar için büyük hayal kırıklığı yaratır. ABD&#8217;nin her düdük sesinden sonra ne kadar yükseğe sıçrayacağını soran eski kıta Avrupa&#8217;nın böylesine onurlu politikacılara ihtiyacı var. İspanya&#8217;nın bu tavrı, yanıbaşındaki komşusunun Fransa olması sebebiyle daha da anlamlı. Bunu Amerikalılar da çok iyi biliyor. Zira İspanyol mahkemeleri daha önceleri defalarca <a href="http://www.edri.org/edrigram/number5.20/p2p-website-legal-spain" target="_blank">P2P üzerinden dosya paylaşımının illegal olmadığı yönünde kararlar aldılar</a>.</p>
<p>Hükümet bu şarkıyı söylerken İspanya internet hizmet sağlayıcılarının branş örgütü <strong>Redtel</strong>&#8216;in sözcüsü <strong>Miguel Canalejo</strong>&#8216;nun ise ayrı telden çalmadığını izlemek zor deği. Canalejo tüm bu kavgaların sebebinni çağa, teknolojiye uygun iş modelleri yaratamamış olan <a href="http://torrentfreak.com/isps-end-anti-piracy-talks-with-entertainment-industry-090619/" target="_blank">kültür &amp; sanat, eğlence sektörü kartellerinin üzerine yıkıyor</a>. Zavallı artistin, yazarın nasıl para kazanacağını düşünenler için yeni bir haber olabilir, bazı kesimler ise en başından beri işaret ediyor;<strong> internet kullanıcıları bu krizin sorumlusu olan taraf değil !!!</strong></p>
<p>İlginçtir ki bugün telif haklarını ve internette dosya paylaşımını siyasi arenasına taşımış tüm gelişmiş ülkeler ekonomik sistem olarak <em><strong>&#8221;piyasa ekonomisini&#8221;</strong></em> benimsemiş olanlar. Yani özel şirketlerin adil bir rekabet ortamında ürünlerini piyasaya sürerken, üretim ve dağıtımın getirdiği ekonomik külfetleri, bunların değişen teknolojiye bağlı olarak  yarattığı maliyet düşüşlerini de gözönüne alarak ürünlerin kalite ve fiyat enstrümanlarını kullanarak birbiriyle rekabet halinde olmasını gerektiriyor. Ekonomiden sokaktaki bir vatandaştan daha fazla anlamasam da bu kadarını formule etmeyi başarabildim. Peki öyleyse büyük şirketler neden çağın dışında kalıp bu oyunu beremeyince mızıkçılık yapan şımarık çocuklar gibi devlet babalarına koşup onlardan diğer çocuğu, yani internet kullanıcılarını tokatlamalasını istiyor?</p>
<div class="zemanta-articles">Related articles by Zemanta:</p>
<ul class="zemanta-articles">
<li><a href="http://www.theregister.co.uk/2009/11/05/span_does_not_intend_to_pursue_web_disconnection/"> Spain won&#8217;t disconnect illegal file sharerer </a></li>
<li><a href="http://advocacy.globalvoicesonline.org/2009/10/05/turkey-violating-online-free-speech/"> Turkey: Violating online free speech </a></li>
</ul>
</div>
<div class="zemanta-pixie"><img class="zemanta-pixie-img" src="http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=2ac289e5-ad39-4d39-8177-15c1537c06ab" alt="" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/ispanya-baska-yoldan-mi-gidiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reboot &#8211; Daha Akıllı ve Şeffaf Bir Devlet</title>
		<link>http://postdijital.com/reboot-daha-akilli-ve-seffaf-bir-devlet/</link>
		<comments>http://postdijital.com/reboot-daha-akilli-ve-seffaf-bir-devlet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 16:25:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enformasyon Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://postdijital.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Diyalog ve şeffaflık Danimarka hükümetinin IT politikasındaki iki ana hedefi. 2011 e kadar da bu hedeflere ulaşmaya kararlılar. Devlet daha akıllı ve şeffaf olmalı vatandaşı ile iletişiminde. Reboot toplantısında işlenen önemli konulardan biri de buydu önceki hafta. Ana hatlarıyla 3 önemli noktanın üzerinde duruldu. - Enformasyona kolay erişim - Diyalog - Şeffaflık Reboot uluslararası bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Freboot-daha-akilli-ve-seffaf-bir-devlet%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fpostdijital.com%2Freboot-daha-akilli-ve-seffaf-bir-devlet%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Diyalog ve şeffaflık Danimarka hükümetinin IT politikasındaki iki ana hedefi. 2011 e kadar da bu hedeflere ulaşmaya kararlılar.<br />
</span></p>
<p><span class="drop_cap">Devlet daha akıllı ve şeffaf olmalı vatandaşı ile iletişiminde. <a target="_blank" href="http://www.reboot.dk/"><b>Reboot</b></a> toplantısında işlenen önemli konulardan biri de buydu önceki hafta. Ana hatlarıyla 3 önemli noktanın üzerinde duruldu.<br />
</span></p>
<p><span class="drop_cap"></span>
</p>
<p><strong>- Enformasyona kolay erişim<br />
- Diyalog<br />
- Şeffaflık</strong></p>
</p>
<p><a href="http://reboot.dk/">Reboot</a> uluslararası bir konferans. Dünyanın heryerinden katılımcısı var. Esas olarak Reboot yeni fikirler sahiplerinin, entrepenörlerin buluştuğu bir organizasyon. Burada konuşulanlar tabii ki devlet dediğimiz dinazorun gündeminden çok daha aktüel.
</p>
<p>Konferansta çokca konuşulan, hükümetlerin bilgiyi vatandaşlarıyla neden bu kadar az paylaştığıydı. Örneğin, neden vatandaş Läntmäteriet&#8217;den (bizdeki tapu kadastro) bilgi alırken para ödemek zorunda? (bizdeki sistemi bilmiyorum, burada bahsi geçen Danimarka). Memur neden istenilen haritanın elektronik bir kopyasını emaile yapıştırıp vatandaşa gönderemiyor? Onun yerine bilgisayarının başına oturup aldığı çıktıyı zarfa koyup, postalıyor&#8230;</p>
<p>Bir kere istenilen bilgi herkes açık ve erişimi kolay olmalı.</p>
<p>Çevre düşünülerek bu bilgi alışverişinin otomasyonunu düzenlemek.
</p>
<p>Devlet dairesindeki iş yükünü azaltıcı ve efektiviteyi arttırıcı çözmüler üretilmeli
</p>
</p>
<p>ABD bu trendi yakalamışa benziyor <a href="http://data.gov/">data.gov</a> ile. Son derece başarılı bir örnek ve büyük oranda direk olarak kopyalanabilecek bir sistem. Devlet İstatistik Enstitüsüne birkaç tıklama ile girebileceğinizi, adalet bakanlığından istediğiniz dava ile ilgili bilgiyi, Telekomünikasyon Başkanlığı&#8217;ndan hangi sitenin neden erişime engellendiğini araya memuru, beklemeyi, akrabayı sokmadan halledebilmek&#8230;
</p>
<p>Tabii bu hizmetlerden faydalanırken vatandaşa kimlik sorulmaması enformasyona erişimi kolaylaştıracak, atlanmaması gereken, önemli bir nokta.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://postdijital.com/reboot-daha-akilli-ve-seffaf-bir-devlet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

