Geçtiğimiz günlerde ateşli bir kitap eleştirisi döndü İsveç medyasında. Markis De Sade‘nin eserleri hem feminist eleştirmenler hem de bunların dışında kalan birkaç eleştirmen tarafından tartışma konusu oldu. Tüm bu tartışmalar iştahımı kabartınca, uzun yıllar sonra Vertigo yayınevi tarafında İsveççe’ye çevrilen De Sade’nin eserlerini külliyen ısmarladım. Juliette, Yatak Odasındaki Filozof, Ernestine ve Sodom’un 120 Günü’nden oluşan 4 kitaplı bu seti okumak uzun zaman alacak. Bir de Vladimir Kaminer‘in Militärmusik’i onca zamandır, yatağın yanında duruyor. Yine de bu bekleyen kitaplar beni eski Guns n’ Roses gitaristi Slash’ın kitabını pocket versiyonunda satın almaktan geri koymadı.
Çok sıklıkta okuyan bir kitap kurdu değilim. Bu 6 kitabın bitmesi 2 senemi alabilir. Daha Friendfeed kitap paylaşım kanalında gözüme takılan şeyler var. İstediğin kitaba ulaşma ve satınalma konusundaki engeller büyük ölçüde kalktı artık. Joan Sinclair’in japon seks klüplerini anlatan Pink Box adlı fotoğraf kitabını internet üzerinden ısmarlamamla evimde bulmam arasından 12 gün geçmişti. De sade seti 5 günde geldi. 2009 yılı benim için ”artık okuma olayını daha pratik bir hale getirmek lazım” dediğim yıl oldu. Maalesef bu yıl içersinde elime göz koyduğum, alabileceğim bir e book okuyucusu geçmedi. Ancak tüm resmi ve gayri resmi duyumlar 2010 un böyle olmayacağını müjdeliyor. Fiyatı ne olursa olsun muhakkak gözümü koyduğum bir cihazı alacağım.
Amazon Kindle daha eski kıtaya ulaşmadan bana göre retro oldu. Apple tablet ne zaman gelecek belli değil, Crunchpad bir fiyasko ile sonuçlanıp Joo Joo adı altında gereğinden fazla pahalı bir başka cihaza dönüştü. Ancak beni umutlandıran başka haberler var. Hepsinden önce yapılan tahminleri bir toparlayacak olursam, 2010 da bizi bekleyen cihazların 4 kategoride ayrıldığını görüyorum.
1- Kitap Okuyucular
Text okuyup resimleri görmeye yarayacaklar. Tabii ki bunlarda da interaktiflik sözkonusu olacak ama mesela tek elinle gazeteyi okuyup nasıl scrolla yapacaksın? Amazon Kindle yine popülerliğini korur bence. Okumaya odaklı yapısı ve geniş içeriğe ulaşım bunu mümkün kılıyor.
2- Gazete Okuyucular
Şu ana kadar pek görmedik örneklerini. Bence geleneksel medya için içinde bulundukları krizi aşmada yeni bir imkan sunabilir. (Her ne kadar bu krizi aşmalarını dilemesem de). ”Gazeteye 2 yıllık abonelik ile 2 adet reader (okuyucu) bedava” tarzı kampanyalar ile çıkabilirler. Gazetenin alacağı reklam gekonusunda basılı nüshasına göre çok daha etkin olacağı kesin. Gazetede okuyucunun bilhassa öncelikle okuduğu haberlere, yorumlara, makalelere göre kişisel reklam yapmak zor olmasa gerek bu cihaz üzerinden.
3- İnterakrif medya cihazları
Bu konuda birşeyler yazmaktansa sözü İsveçli medya devi Bonnier‘in çıkarmayı planladığı cihazın tanıtım videosuna bakalım. Bonnier tv kanalları, gazete ve dergi yayınları sahibi büyük bir şirket. Türkiye’ye uyarlaması çok kolay olur. LigTV hangi medya devinin kanalı? O devin başka hangi kanalları, dergileri ve günlük gazeteleri var?
Mag+ from Bonnier on Vimeo.
4- Daha bilgisayara benzeyen, enformasyonun her türlüsü ile içli dışlı omamıza yarayacak cihazlar
Burada Microsoft Courier güzel açıklamış nasıl olacağını. Büyük bir ihtimalle Apple Tablet de çıktığı zaman bu kategorinin altında yer alacak. Aynı videodaki gibi, ancak Apple’ın görmeye alışık olduğumuz tüm ürünlerine bağlı olacak, müzik, oyun, sosyal medya ve yukarda saydığım cihazların tüm yapabildiklerini yapacak bir tablet…
Yalnız Apple’dan ve diğer üreticilerden tek isteğim bu cihazı online olmadan da kullanabilme seçeneğini kullanıcıya vermeleri. Bugüne kadar kafamda bu tarz cihazlarda surf ve interaktivitelik değil de sırf ”okuma” işlevine zorluk çıkaracağını düşündüğüm şey, gitgide hayatımızda default halini alan sürekli ”online” olma durumu. Okumak ile bu birlikte gitmiyor.
Aşşağı yukarı tüm Rusça kitaplar internetten paylaşıma veya satışa açık, yazarın izni olsun ya da olmasın.
Sovyet döneminde kitaplar yasadışı olarak daktilo ya da karbon kağıdı ile kopya ediliyordu. Anti Sovyet yayınları kanunsuz olarak yaymak yüzünden çalışma kamplarına mahkum edilen çok insan oldu. Ancak bu bile samizdat denilen, gönüllülerin beğendikleri, yayılmasını istedikleri kendilerine veya başkalarına ait eserleri paylaşıma açması, dağıtması olarak açıklayabileceğim fenomenin insanlar arasında yer tutmasına engel olamadı.
Sovyetler Birliği tarihin sayfalarına karışırken, Samizdat eskisinden daha yaygın ve güçlü olarak Rus halkının günlük hayatındaki yerini almış görünüyor. Sovyet döneminin tüm önemli literatürünün ”özel” kişiler tarafından kurulan internetteki elektronik kütüphanelerde olduğunu görüyoruz.
Sergej Parchamenko orta büyüklükteki pekçok yayınevinde çalıştıktan sonra şu an Vokrug adlı, gezi el kitapları basan bir yayınevinde baş redaktör olarak görev yapıyor. Şöyle diyor Dergej;
Hayatım boyunca yayınladığım tüm kitapları internette bulmak mümkün zannedersem. Birinin yeni çıkan bir kitabı kopyalayıp internete koyması çok zaman almıyor. Yalnızca bir iki defa çıkan kitapların internete ışık hızı ile düştüğü durumlarda bizim satışlarımızı etkileyebileceğini düşündüm. Bu endişemi kitabın elektronik kopyasını internette ulaşıma açan siteye bildirdiğimde de kitabı kaldırdılar.
Yayınevlerinin bu tip durumlarda adalet sistemine yönlenmesi nadir görülen bir davranış biçimi. Hem sisteme olan güvensizlik, hem de bu tarz elektronik ”özel” kütüphanelerin (gelin şuna korsan kitabevleri diyelim) genelde yurtdışındaki sunucularda bulunması kanuni bir yola başvurmaktan vazgeçiriyor yayıncıları ve yazarları.
Bu sebeple yayınevleri genelde anlaşma yoluna gidiyor internetteki korsan kitabevleri ile. Zaman zaman anlaşılamayıp, işin savaşa dönüştüğü de olmuyor değil. Sunucusu Ekvador’da bulunan Lib.Rus.Ec adlı korsan kütüphane uzun zaman Dos Attack saldırısına maruz kaldı. Forumlardaki tartışmalara bakılırsa bu saldırıların arkasında Rusya’nın en büyük yayıncısı var.
Bunun dışında yazarlar açısından durum aşşağı yukarı dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi. Yani bir kısım yazar tüm gücü ile bu Korsan’a karşı tavır alırken, bir kısım da internetteki bu ulaşılabilir olmanın sonucunda daha çok legal, basılı kopya satacağını hesaplıyor.
Tabii bu durumdan hiç şüphesiz kazançlı çıkan bir başka aktör var. Şu anda Türkiye’deki forum ve sosyal platformlarda da hakkında çokca konuşulan, merakla beklenen ebook reader dediğimiz elektronik kitap okuyucu dediğimiz araçlar.. Rusya ve Ukrayna pazarları şu anda, halihazırda bu korsan kütüphanelerin kullandığı e kitap dosya formatlarını destekleyen cihazlarla dolmuş durumda. Biz Türkiye’de, İsveç’te bu cihazları beklerken Moskova metrosunda genç insanların elinde ebook reader ları görmek çok şaşılası bir görüntü değil.
E kitapların bir anda böyle bir piyasaya sahip oluşu yayıncıları da bu piyasaya uygun iş modelleri geliştirmeye itiyor. Şu an pekçok yayıncı kitapların elektronik versiyonlarını da hızlı bir şekilde piyasaya sürüyor. Bu versiyonlar genelde izinsiz kopyalamaya açık versiyonlar halinde, kilit takılmamış versiyonlar. E kitapların ortalama fiyatları da, geleneksel kitapların % 10 u civarında. Fiyatın bu seviyede olmasında hiç kuşkusuz korsan e kitapların piyasadaki varlığı da rol oynuyor.
Ancak görünen bir başka trend ise bu korsan sitelerin yavaş yavaş direk olarak yazarlar ile anlaşma yaparak, onlara reklam gelirlerinden yüzde ödemeleri.
Gidilen bu yol, doğru yol diyor Sergej Parchomenko
Bugüne kadar devletin telif hakkı yasalarından veya kurumlarından hiçbir fayda sağlamadım. Bunu biz yayıncılar, yazarlar kendi aramızda halletmeliyiz.
E kitap piyasasının internet korsanları tarafında ele geçirilmiş olması pekçok kişi için bir felaket senaryosu, bazıları için ise madalyonun bir de öteki yüzü var. Durumu daha iyi anlamak için rakamlarla örnek verelim.
Stephanie Meyers’in 2008 yılında çıkan kitabı Breaking Down kağıda basım haliyle İsveç’in en büyük internet kitabevinden sipariş edildiğinde 3 gün içersinde posta kutunuzdan size atılıyor. Fiyatı 168 kron. Şu an itibarı ile elektronik kitap versiyonunu bulmak mümkün değil İsveç içinde. Eğer e kitap için Amazon’a bakarsanız 11 dolar, yani 78 krona bu kitabı eğer varsa Amazon Kindle da okumak üzere, İngilizcesini indirebilirsiniz.
Aynı kitabın Rusca olanını, kağıda basılmış hali ile Rus internet kitabevi Ozon.ru üzerinde 66 kron karşılığında satın almak mümkün. E book versiyonu ise Litres.ru üzerinden 16 krona alınabiliyor. Hem de 15 değişik dosya formatında.
Önemli Rus kitap siteleri.
Lib.ru : Oldukça büyük bir kütüphane diyebiliriz. Rus ve Sovyet klasikleri barındırıyor. Yayınevleri ve yazarlar ile işbirliği yapıyor.
Litres.ru : Yasal olarak satış yapıyor. Çok sayıda internet kütüphanesi ile işbirliği var.
Lib.rus.ec : Ekvador’dan satış yapan bir korsan site. İş modelini yasal hale getirmek için çalışmaları var.
Bu yazımı İsveç’in SydSvenskan adlı gazetesinin kültür ekindeki bir yazıdan alıntı yaparak hazırladım.

Son Yorumlar