Dec 102009

Aşşağı yukarı tüm Rusça kitaplar internetten paylaşıma veya satışa açık, yazarın izni olsun ya da olmasın.

Sovyet döneminde kitaplar yasadışı olarak daktilo ya da karbon kağıdı ile kopya ediliyordu. Anti Sovyet yayınları kanunsuz olarak yaymak yüzünden çalışma kamplarına mahkum edilen çok insan oldu. Ancak bu bile samizdat denilen, gönüllülerin beğendikleri, yayılmasını istedikleri kendilerine veya başkalarına ait eserleri paylaşıma açması, dağıtması olarak açıklayabileceğim fenomenin insanlar arasında yer tutmasına engel olamadı.

Sovyetler Birliği tarihin sayfalarına karışırken, Samizdat eskisinden daha yaygın ve güçlü olarak Rus halkının günlük hayatındaki yerini almış görünüyor. Sovyet döneminin tüm önemli literatürünün ”özel” kişiler tarafından kurulan internetteki elektronik kütüphanelerde olduğunu görüyoruz.

Sergej Parchamenko orta büyüklükteki pekçok yayınevinde çalıştıktan sonra şu an Vokrug adlı, gezi el kitapları basan bir yayınevinde baş redaktör olarak görev yapıyor. Şöyle diyor Dergej;

Hayatım boyunca yayınladığım tüm kitapları internette bulmak mümkün zannedersem. Birinin yeni çıkan bir kitabı kopyalayıp internete koyması çok zaman almıyor. Yalnızca bir iki defa çıkan kitapların internete ışık hızı ile düştüğü durumlarda bizim satışlarımızı etkileyebileceğini düşündüm. Bu endişemi kitabın elektronik kopyasını internette ulaşıma açan siteye bildirdiğimde de kitabı kaldırdılar.

Yayınevlerinin bu tip durumlarda adalet sistemine yönlenmesi nadir görülen bir davranış biçimi. Hem sisteme olan güvensizlik, hem de bu tarz elektronik ”özel” kütüphanelerin (gelin şuna korsan kitabevleri diyelim) genelde yurtdışındaki sunucularda bulunması kanuni bir yola başvurmaktan vazgeçiriyor yayıncıları ve yazarları.

Bu sebeple yayınevleri genelde anlaşma yoluna gidiyor internetteki korsan kitabevleri ile. Zaman zaman anlaşılamayıp, işin savaşa dönüştüğü de olmuyor değil. Sunucusu Ekvador’da bulunan Lib.Rus.Ec adlı korsan kütüphane uzun zaman Dos Attack saldırısına maruz kaldı. Forumlardaki tartışmalara bakılırsa bu saldırıların arkasında Rusya’nın en büyük yayıncısı var.

Bunun dışında yazarlar açısından durum aşşağı yukarı dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi. Yani bir kısım yazar tüm gücü ile bu Korsan’a karşı tavır alırken, bir kısım da internetteki bu ulaşılabilir olmanın sonucunda daha çok legal, basılı kopya satacağını hesaplıyor.

Tabii bu durumdan hiç şüphesiz kazançlı çıkan bir başka aktör var. Şu anda Türkiye’deki forum ve sosyal platformlarda da hakkında çokca konuşulan, merakla beklenen ebook reader dediğimiz elektronik kitap okuyucu dediğimiz araçlar.. Rusya ve Ukrayna pazarları şu anda, halihazırda bu korsan kütüphanelerin kullandığı e kitap dosya formatlarını destekleyen cihazlarla dolmuş durumda. Biz Türkiye’de, İsveç’te bu cihazları beklerken Moskova metrosunda genç insanların elinde ebook reader ları görmek çok şaşılası bir görüntü değil.

E kitapların bir anda böyle bir piyasaya sahip oluşu yayıncıları da bu piyasaya uygun iş modelleri geliştirmeye itiyor. Şu an pekçok yayıncı kitapların elektronik versiyonlarını da hızlı bir şekilde piyasaya sürüyor. Bu versiyonlar genelde izinsiz kopyalamaya açık versiyonlar halinde, kilit takılmamış versiyonlar. E kitapların ortalama fiyatları da, geleneksel kitapların % 10 u civarında. Fiyatın bu seviyede olmasında hiç kuşkusuz korsan e kitapların piyasadaki varlığı da rol oynuyor.

Ancak görünen bir başka trend ise bu korsan sitelerin yavaş yavaş direk olarak yazarlar ile anlaşma yaparak, onlara reklam gelirlerinden yüzde ödemeleri.
Gidilen bu yol, doğru yol diyor Sergej Parchomenko

Bugüne kadar devletin telif hakkı yasalarından veya kurumlarından hiçbir fayda sağlamadım. Bunu biz yayıncılar, yazarlar kendi aramızda halletmeliyiz.

E kitap piyasasının internet korsanları tarafında ele geçirilmiş olması pekçok kişi için bir felaket senaryosu, bazıları için ise madalyonun bir de öteki yüzü var. Durumu daha iyi anlamak için rakamlarla örnek verelim.

Stephanie Meyers’in 2008 yılında çıkan kitabı Breaking Down kağıda basım haliyle İsveç’in en büyük internet kitabevinden sipariş edildiğinde 3 gün içersinde posta kutunuzdan size atılıyor. Fiyatı 168 kron. Şu an itibarı ile elektronik kitap versiyonunu bulmak mümkün değil İsveç içinde. Eğer e kitap için Amazon’a bakarsanız 11 dolar, yani 78 krona bu kitabı eğer varsa Amazon Kindle da okumak üzere, İngilizcesini indirebilirsiniz.

Aynı kitabın Rusca olanını, kağıda basılmış hali ile Rus internet kitabevi Ozon.ru üzerinde 66 kron karşılığında satın almak mümkün. E book versiyonu ise Litres.ru üzerinden 16 krona alınabiliyor. Hem de 15 değişik dosya formatında.

Önemli Rus kitap siteleri.

Lib.ru
: Oldukça büyük bir kütüphane diyebiliriz. Rus ve Sovyet klasikleri barındırıyor. Yayınevleri ve yazarlar ile işbirliği yapıyor.
Litres.ru : Yasal olarak satış yapıyor. Çok sayıda internet kütüphanesi ile işbirliği var.
Lib.rus.ec : Ekvador’dan satış yapan bir korsan site. İş modelini yasal hale getirmek için çalışmaları var.

Bu yazımı İsveç’in SydSvenskan adlı gazetesinin kültür ekindeki bir yazıdan alıntı yaparak hazırladım.

Nov 142009

İsveç blogosferine yeni düştü, söylenenlere göre de İsveç dışında henüz adından da fazla sözedilmiyor (büyük ihtimalle Türkiye’de de ilk burada okuyorsunuz). Oldukça yeni bir site. Ve oldukça da mistik… Arkasında kim var, amacı nedir, gelir modeli var mı? Bu sorular şimdilik cevapsız. Bildiğim tek şey Holywood’un The Pirate Bay’den sonra mahkemelere astronomik paralar harcayarak süründürmek için elinden geleni yapacağı bir başka oluşumun taşlarından birinin de HDMT.NET olacağı.

The Pirate Bay’i kovalamak için oldukça uzun zaman harcadı Holywood lobisi. Bunun üzerine aklınıza hayalinize sığmayacak kadar da para harcadılar. TPB nin tarih olduğu şu günlerden önce, yaklaşık bir sene önce, yani TPB mahkemesinin başlaması ile beraber bittorrent tekniğinin çok da uzun zamanı kalmadığını ve geleceğin streaming media’da olduğunu ben ve pekçok insan dile getirdi. Aklın yolu bir olduğundan gizli bir girişimci HDMT.NET projesiyle ortaya çıkmakta gecikmedi.

HDMT.NET pekçok film ve diziyi oldukça iyi bir kalite ile direk olarak tarayıcınızdan sizlere streaming yöntemi ile ulaştırıyor. Ne sitede reklam var ne de gösterilen filmlerde YouTube’da olduğu gibi bir reklam uygulaması yapılmış. Ayrıca üye olmaya, siteye giriş yapmaya falan da gerek yok. Eğer bu işi yapan kişi hayrına yapıyorsa oldukça zengin olmalı çünkü streming video bir hayli tuzluya patlıyor.

Torrent tekniği sağolsun, varolsun. Fakat biraz zahmetli değil miydi? Saatlerce, günlerce bekleyip indirdiğimiz dosyaları indirip unzip yapıyorduk, biraz bakıp veya dinleyip beğenmezsek atıyorduk. Streaming tekniği ile artık beklemeye gerek yok. Filmi seç, tıkla ve başlat.

Sitede merak edilen sorular bölümünde HDMT.net in yaptığı işin kanuni olup olmadığı da ele alınmış.

HDMT.net offers streaming service for all movie and tv shows fans around the world. All videos on HDMT.net source from Internet. We respect copyrights of producers and advocate all friends here to budget legitimate DVDs to support your favorite movies and tv shows and persons who make efforts on these products.

diye yanıtlanmış bu sorunun cevabı. İkna edici olup, olmadığını değerlendirmek size kalmış.

Ne yapıyorsanız yapın!!! Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha